• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 0 °C

Gergerlioğlu, çözüm süreci için ne diyor?

Mesut Akbulut

7 Haziran’da seçim yapıldı…

Hükümet hala kurulamadı…

MHP, resti çekti…

KCK’nın yine ateşi çıkmaya başladı…

Birileri düğmeye bastı, ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışıyorlar… 

***
Kocaeli Barış Platformu Sözcüsü ve MAZLUMDER eski Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, yaşanan süreçte herkesi sağduyuya davet ederek “tüm kaprislere ve çözümsüzlüklere “hayır” diyoruz” başlıklı bir açıklama gönderdi.

Açıklamayı birlikte okuyalım;  Çözüm süreci bu toprakların yüzyıllık sorunu olduğu için yıllar sonra kazanılmış önemli bir fırsattır. Sürecin başlamasıyla tüm ötekileştirilmişler ve onları anlayabilenler ümitlenmişken, şu anda çözümle ilgili oluşan karamsar hava tedirginlik oluşturmaktadır. Yıllardır çıkmaz sokağa itilen ve kör dövüşüne sahne olan Kürt sorununun çatışma dışında bir düzlemde çözüm isteğine insan haklarından yana olan herkes yüreğini açmıştı. Ancak şimdi bu opsiyonun barış yanlılarını kahreden bir çözümsüzlüğe ve belirsizliğe itildiğini gözlemliyoruz.

***

Süreç bu toprakların ve halklarının sürecidir ve hiç kimsenin kaprisine kurban edilmemelidir. Çatışmaların başlaması en kötü bir barışın bile savaştan iyi olduğunu hepimize hatırlatacaktır. Sadece çatışmaların durması ve silah bırakılmasının sağlanmasıyla barış gerçekleşmeyecektir. Barış, her vatandaşın devlet tarafından eşit görüldüğü ve haklarının “ihsan” mantığıyla değil hak ettiği için verildiği bir anlayışla olur.

***

7 Haziran seçiminde alınan sonuç, siyasi çekişmelerden ve kaygılardan uzak bir anlayışla okunmalıdır. Uzun vadeli süreçteki halkın güncel tercihleri taraflar açısından karşı tarafa bir koz veya hayal kırıklığı şeklinde değerlendirilmemelidir. Toplumun tercihi ne olursa olsun barışa özlem konusundaki konsensüs devam etmektedir.

***

Suriye’de devam eden savaş, sürecin yeni bir mantıkla ele alınmasını zorunlu hale getirmektedir. Kürt sorunu sadece Türkiye topraklarının değil Ortadoğu’nun önemli bir sorunudur. Bu yüzden eşit vatandaşlık konusunda tarafların mutabık kalacağı ve yılların mağdurlarının gerçek bir güvene kavuşacağı bir duruş oluşturulmalıdır. Realite, hakların sağlanmasının ve güvence altına alınmasıyla silah bırakılabileceğini gösterdiğinden sorunu çözümsüzlüğe sürüklemenin iyileştirici bir yönü yoktur. Göstermelik adımların silah bırakmayı sağlamadığı ortadadır. Karşılıklı kalıcı güven oluşturan adımların atılması öncelenmelidir.  Toplumun barışa olan hasretini devlet ve PKK istismar etmemelidir. Çatışmasızlığın sağladığı ortamı, T.C. Devleti ve PKK tarafından rakibine üstünlük sağlama fırsatı olarak değerlendirilmesini kabul etmiyoruz.

***

Seçim üzeri iyice askıya alınan çözüm süreci, sonrasında da hareketsiz bir haldedir. Çözümü oluşturması gereken devlet aygıtının hoyrat bir dille konuyu sürüncemede bırakması sonrası bir üzücü haber de KCK’nın ateşkesi bitirdiğine dair açıklamasıdır. Sorunu çözmesi gereken ana sorumlu olan devlet, toplumun barışa olan isteğini, sabrını, tahammülünü daha da zorlayacak dilden ve girişimlerden vazgeçmelidir. PKK ise yıllar sonra bu topraklarda konuşulabilen barış ihtimalini ateşle yok etmemelidir. Bu açıklamanın ve arkasından oluşabilecek olayların çözüme ve barışa zarar vermekten başka bir şeye yaramayacağını düşünüyoruz.

***

Çatışma çözümlerinin uluslararası tüm bilimsel usullerine riayet edilmeli ve süreç kişilerin inhisarında kalmamalıdır. Öcalan’a uygulanan görüş yasağı kaldırılmalı, çözüm için daha sağlıklı bir  diyalog ortamı oluşturulmalıdır. Dolmabahçe mutabakatı hayata geçirilmeli, izleme kurulu oluşturularak çözüm, müzakere aşamasına getirilmelidir.  Toplumsal bir sorun toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla çözüm bulacağı için  tüm aktörlere hareket kabiliyeti verilmelidir.”

***

Gergerlioğlu’nun açıklaması böyle… Artık kimse kan akmasını istemiyor… Türkiye’yi yönetenler, yönetmeye talip olanlar, bu soruna bir çözüm bulmalı. Bu vatan hepimizin…

omer-005.jpg


 

Plakaya ceza devri bitiyor

Hatay’da bir vatandaş plakasına kesilen ve adresine gönderilen 1.407 TL’lik trafik cezasına itiraz etti. Cezanın kesildiği gün ve saatte aracını kendisinin kullanmadığını, bu sebeple de plakasına kesilen cezayı kabul etmediğini belirtti. Anayasa Mahkemesi’ne kadar uzanan davada, araç sahibi haklı bulundu, hak ihlali tespit edildi. Bu karar emsal teşkil edecek. Aaraç sahiplerinin sorumlu tutulduğu trafik cezalarına itiraz hakkı doğdu… Çıkan karar, taksi şoförlerini ve plaka sahiplerini yakından ilgilendiriyor. Plakaya kesilen cezalarda aracın şoför tarafından kullanıldığı belgelenirse, plaka sahibi cezadan sorumlu tutulamaz. Ceza, o zaman diliminde çalışan şoföre kesiliyor…

Bu yazı toplam 612 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim