• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -3 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • Sakarya : 0 °C

Gevezelik şampiyonu!

M.Tanzer Ünal

Geçen cumartesi günü…
Hükümetin bir bakanı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, çok keyifli…
Nasıl keyifli olmasın?
Türkiye, kendisiyle ilgili bir konuda “Avrupa’nın zirvesinde yer almaya” devam ediyor.
Tüm Avrupa ülkelerini sollamış, gitmiş zirveye oturmuş.
Birincilik kürsüsüne bayrağını dikmiş.
Bileğinin hakkıyla…
Nedir bu birincilik?
Bakan Bey’i gururlandıran başarının konusu ne?
Gevezelik…
Türkiye, geçen yıl, “abone başına aylık ortalama 291 dakika cep telefonuyla konuşmayla” yine Avrupa’nın “en geveze” ülkesi…
Çenemizle, ikinci sıradaki Fransa bile baş edemiyor.
Bizde, kişi başı aylık konuşma süresi 291, Fransa’da ise 279 dakika.
Türkiye’nin yıllık “ses trafiği” toplamı, 190 milyar dakika.
Dahası var…
Sadece konuşarak değil, “yazarak gevezelik yapmakta” da Avrupa birincisiyiz.
Bir yılda, 175 milyar adet “kısa mesaj” atmışıyız.
Rakamlara bakın, rakamlara!
Devam edelim!
*Mobil abone sayımız, 68 milyon.
*3G abone sayısı, 42 milyon.
*Genişbant abone sayısı, 20 milyon.
*Sektörün büyüklüğü, 44 milyar dolar.
Diyeceksiniz ki, “Bu rakamların övünülecek tarafı mı var? Bakan Bey, bu rakamların nesiyle övünüyor?”
Efendim, Türkiye’nin GSM altyapısı çok iyiymiş de, bu nedenle vatandaşlarımız rahat rahat konuşabiliyormuş…
Valla, ülkemizin elde ettiği bu sonuçla ben de gurur duydum.
“Okuma”da Avrupa’nın en gerisindeyiz.
“Yazma” da da öyle.
Hiç olmazsa “konuşma”da şampiyon olalım!
Konuşma şampiyonu…
Gevezelik şampiyonu…
Bu paye de bize yeter!
*****************
Dikkat ediyor musunuz?
Toplumun gündeminde üç şey var.
*Cep telefonu.
*Kredi kartı.
*Tüketici kredisi.
Çevrenizdeki insanlara kulak verin!
Gazete ve televizyon reklamlarına bakın!
Gündemde hep bu üç konu…
Bize gel, şu kadar fazla konuş, şu kadar fazla mesaj at!
Daha bilmediğim ve de ilgilenmediğim bir yığın incik boncuk.
Meraklısının cebinde birden fazla telefon…
Baksanıza, 75 milyonluk ülkemizde 68 milyon cep telefonu abonesi var.
Herkes konuşuyor da konuşuyor…
Yetmedi, mesaj atıyor, görüntü gönderiyor.
Yaşamın vazgeçilmezi, rengi, olmazsa olmazı…
Bu millet, cep telefonu yokken ne yapıyordu, çok merak ediyorum.
Türk insanı, artık cep telefonu bağımlısı… Tıpkı sigara gibi…
Belki sigaradan daha tehlikeli!
Sigarayı hiç olmazsa, kadınlar daha az içiyor, çocuklar hiç içmiyor.
Cep telefonu, anaokuluna ve ilkokula giden çocukların bile cebinde…
Cep telefonlarının, keseye ve sağlığa verdiği zararlar da saymakla bitmez!
***********
İnsanımız, “kredi kartı” ve “tüketici kredisi” ne de bağımlı hale getirildi.
Yaşamak için başka çareleri yok!
Bir kişide, birden fazla kredi kartı…
O da yetmiyor, taksitlerini çevirebilmek için “tüketici kredisi” kullanıyor.
Tatil kredisi…
Bayram kredisi…
Yılbaşı kredisi…
Eğitim kredisi…
Kredi kartı borcunu kapatma kredisi…
Aklınıza gelebilecek her şeye kredi…
Yüzlerce çeşit…
Seç beğen, kullan!
Yeter ki sen iste!
Hele bir de kamu görevlisiysen, maaşlı olarak özel sektörde çalışıyorsan, kredin garanti.
Telefonuna vatandaşlık numaranı yaz, kredin tak diye gelsin!
Çoğu kişi, ya kart, ya da tüketici kredisi borçlusu…
Gelecekte kazanacakları paraları da bugünden harcadılar.
Yaşamak için başka çareleri yok!
“Ayağın yorgana göre uzatılması” çok gerilerde kaldı, çook!
********
Konuyu kapatmadan önce bir şeye daha değineyim.
Geçenlerde raporu yayınlandı…
Hani, 2001 krizinden sonra yabancı bankalar ülkemize gelip yerli bankaları “talan” ettiler ya…
Hani, hükümetimiz, bu “yağmalama” olayını “bankacılık sistemimiz sağlamlaştı” diye açıkladı ya…
Hani, bu operasyon sonunda finans sistemimizin yüzde 72’si yabancıların eline geçti ya…
İşte bu yabancı bankalar aralarında anlaşmışlar, halkımıza “yatırım kredisi” değil, “tüketici kredisi” veriyorlarmış.
Risksiz ve kolay para kazanma yolunu seçmişler…
Yatırım kredileri yine çok az sayıda kalan Türk bankalarından.
*********
Biz de “gevezelik” ettik değil mi?
Biliyorum, bu gevezeliklerimiz bir kesimin hoşuna gitmiyor.
Ama biz ısrarla, kentimiz ve ülkemiz için doğru bildiğimiz konularda “gevezelik” etmeye devam edeceğiz.


Üniversite bitirmiş 500 bin işsiz!
***********
Ekonomiden sorumlu bakanlar, ekonominin çok iyi gittiğini dillerinden düşürmüyorlar.
Hatta geçenlerde içlerinden biri, “Son 200 yılın en güçlü ekonomisini yaşıyoruz” deyiverdi.
Allah Allah! Ya biz bu ülkede yaşamıyoruz, ya da bu muhterem zatlar ekonominin ne olduğunu bilmiyorlar.
Hangi rakama bakarsanız bakın, Türkiye dökülüyor.
Üretime bakın, istihdama bakın, ihracata ve ithalata bakın…
Üstelik, devleti yönetmekle görevli bakanların bu görüşlerini, devletin ilgili kurumlarının resmi açıklamaları yalanlıyor.
İşte son örnek!
Üniversite bitirmiş işsiz sayısı 503 bine ulaştı.
İşsizler ordusu içinde üniversite diploması olanların 2011 yılında yüzde 17. 9 olan payı, 2012 yılında yüzde 20’ye çıktı.
Böylece Türkiye’deki her 5 işsizden biri “üniversite mezunu işsiz” oldu.
Ekonomisi iyi giden ülkelerde, “kalifiye eleman işsizlik oranı” bu kadar yüksek olur mu?

Bu yazı toplam 1599 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim