• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Gitti Mübarek, geldi Mübarek!

M.Tanzer Ünal

Birkaç gündür ülkemizde “bayram” var.
“Mübarek” bayramı…
Halk hareketi, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’i koltuğundan etti ya…
Bu kaosta Silahlı Kuvvetler yönetime el koydu ya…
Neredeyse “bizimkiler” zil takıp oynayacaklar.
Devletin yönetim kademesinde bir sevinç, bir sevinç.
Cumhurbaşkanı Gül, Mısır’da yönetimin değişmesinden “mutluluk” duyduğunu ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Mısır halkına selam olsun!” diye mesaj yayınladı…
Olayları “demokratik gelişme” olarak yorumladı.
Allah Allahhh!
Bu nasıl bir çelişki?
“Milli idare”nin sandıkta göreve getirdiği Hüsnü Mübarek devriliyor.
Yönetime Ordu el koyuyor…
Bizim “milli irade aşığı” başbakanımız, bu gelişmeyi “demokratik” olarak nitelendiriyor.
Neden?
Çünkü “stratejik ortağı” Obama ile aynı düşünmesi lazım.
Obama’nın “ak” dediğine, Erdoğan “kara” diyemez.
Derse, “ortaklık” olmaz.
BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), “biat” etmeyi gerektiriyor.
Başbakan da gereğini yapıyor.
Bilmiyor ki, ABD için ülkelerin yönetim biçimi hiç ama hiç önemli değildir.
Kral yönetiyormuş…
Silahlı Kuvvetler işbaşındaymış.
Faşist yönetim varmış…
Dini kurallar geçerliymiş…
Bunların hepsi ayrıntı…
Önemli olan, bir ülke yönetiminin ABD’nin emrinde olup olmadığıdır.
Hüsnü Mübarek, 30 yıldır koltuğunda oturuyordu.
ABD yönetimi, O’nun “demokratik bir kişi” olmadığını yeni mi anladı?
Son zamanlarda gördü ki, Büyük Ortadoğu Projesi’ni uygularken Mısır’ın başında Mübarek’in bulunmaması gerekiyor, ipini çekti.
Sonuçta dün, bir ülkeyi Silahlı Kuvvetler’in yönetmesine “faşizm” diyenler…
Mısır’da yönetime Ordu’nun el koymasını, “demokratik değişim” olarak nitelendirdiler.
Recep Tayyip Bey, düne kadar ne diyordu:
“Asker işine baksın!”
“Askerin tek görevi, ülkenin dış güvenliğini sağlamaktır.”
“Asker, geçici bir süre için bile olsa, devlet yönetimine müdahale etmemelidir.”
İyi de…
Bu görüşlere samimi olarak sahip olduğunu ileri süren birinin, Mısır’da yönetime Ordu’nun el koymasını alkışlamasının anlamı ne?

Her neyse…
Mısır’ı bırakıp, biz kendimize bakalım.
Başbakan Erdoğan, aynaya bakmıyor, tutuyor başkalarına “demokrasi” dersi vermeye kalkıyor.
Allah aşkına!
Türkiye’nin demokrasiyle yönetildiğini söylemek mümkün mü?
Neymiş?
Türkiye “model ülke” olacakmış.
İyi olur, iyi!
Son zamanlarda dış ticaret açığımız arttı.
Hiç olmazsa, Erdoğan’ı “model başbakan” olarak ihraç edelim de, durumu düzeltelim.
Bize zaten lazım değil.
Gitsin, çok sevdiği Arap ülkelerinin başına geçsin!

Hiç kimse, Türkiye’de “demokrasi” olduğunu…
Recep Tayyip Erdoğan’ın “demokratik” bir başbakan olduğunu söyleyemez.
Faşizmin ayak seslerini çoktandır duyuyorduk.
Son gelişmelerle, “faşizmin gövdesi” geldi, ülkemiz üzerine çöktü.
Bütün garabetiyle…
Acayip sesler, pis kokular çıkararak.
Türkiye, artık hukuk devleti değil.
Türkiye’de artık “bağımsız yargı” yok.
Mahkemeler artık “Türk milleti adına” değil, “AKP ve Recep Tayyip adına” karar veriyorlar.
Silahlı Kuvvetler’in 163 subayının tutuklanması, buna en somut örnek.
Demek ki, dünyada “Mübarekler” eksik olmuyor.
Biri gidiyor, diğeri geliyor.
Gitti Mübarek, geldi Mübarek.
“Bizim Mübarek”, ticari çıkarı uğruna sesini çıkarmayanlara, rejim değişikliği karşısında sessiz kalanlara, sözde milliyetçi geçinenlere ve referandumda “evet” oyu verenlere “MÜBAREK” olsun!

Bu yazı toplam 1075 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim