• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 13 °C

Gizli kapaklı mevzular

Ayşe SARIZEYBEK

Yeni bir haftaya merhaba…

Söylemlerimiz vardır bazen apaçık ortaya koyduğumuz, bazen kendimize bile itiraf etmeyi unuttuğumuz.

Çok basit konulardır.

Öyle büyük şeyler değildir.

Hayatınızda mutlak benzer bir hali yaşamışsınızdır.

Mesela, bir tanıdığımızın evine gitmişizdir.

Aç mısın diye sorulduğunda, aslında karnımız açtır ama tokum dediğimiz çok olmuştur.

Ya da açım dememişizdir de, yemek sofrada ise, a ne güzel görünüyor yemeyecektim, ama canım çekti demişizdir.

Neden böyle yaparız?

Oysa acıkmak ayıp değil, söylerken niye değiştiriyoruz?

Hiç düşündünüz mü?

**

Canımız gezmek istemiştir.

Birisinin bizi gezmeye götürmesini istiyoruzdur mesela.

Benim canım gezmek istiyor diyemeyiz de, bir yere gitmek ister misin? diye sorarız karşımızdakine.

Sanki onu düşünmüş, onun için fedakarlık yapıyormuş gibi görünürüz.

**

Beni sevmeni istiyorum diyemeyiz de, sorarız beni seviyor musun diye, sevilmeyi istemek ayıpmış gibi.

Niye böyle yaparız?

Çünkü bize duygularımızı açıkça paylaşmanın doğru olmadığı öğretilmiştir.

Çünkü bize kusurlarımızı saklamamız gerektiği öğretilmiştir.

Güçsüz zannedilmekten korkarız, açgözlü zannedilmekten korkarız.

Ya bizi aptal zannederlerse diye ödümüz patlar.

Özünde belki, biz de kendimizi pek zeki bulmuyor olabiliriz.

Ama bunu kimse bilmemelidir.

Çünkü bize her şeyi kusursuz yaparsak daha çok sevileceğimiz, daha çok takdir göreceğimiz, onaylanacağımız öğretilmiştir.

Erkekseniz korkmaya hakkınız yoktur, hep cesur ve güçlü olmak zorundasınız mesela, ağlamak gibi insani bir davranış gösteremezsiniz, ayıplanırsınız.

İyi güzel de, biz kimiz?

Hata yapamaz mıyız?

Deneyerek kabul edeceklerimiz yerine, bizden öncekilerinin doğrularına göre yaşayanlar mı olmalıyız?

O doğrular bize uymuyorsa yine de yapmaya devam mı edeceğiz?

Toplumun onaylamayacağı bir ilişkiniz vardır örneğin, saklarsınız, sizi rahatsız eden vicdanınıza, hafifletici nedenler sunmak zorunda hissedersiniz kendinizi.

**

Ben bunu yaptım, çünkü bunu istiyordum diyemediğimiz, yüksek sesle paylaşamadıklarımız vardır.

Bu, annelerin çocuklarının yaptığı her hatada arkadaşlarını suçlaması gibi bir durumdur.

Çocuğu masumdur, kötü arkadaşları onu yoldan çıkarmıştır.

Kendimize gerçeğimizi itiraf etme, paylaşma cesaretini gösterebildiğimiz zaman, kararlarımızın sorumluluğunu almış oluruz.

 Ben istediğim için yaptım, etkilenmiş olabilirim, ama ben bunu yapmayı istedim diyebilmek çok önemlidir.

Bu itirafları kendimize mutlaka yapmalıyız.

Bu, kendimizi rahatça ifade etmeye giden ilk adımdır.

**

 Eleştirilmekten mi korkuyoruz, ayıplanmaktan mı?

Yaptığımız her şeyi, herkesin takdir etmesini, onaylamasını bekleyemeyiz.

Tıpkı bizim herkesi takdir etmediğimiz ve onaylamadığımız gibi.

Kusursuz değiliz, kendimizi olduğumuz gibi, kusurlarımızla birlikte sevmeyi, kabul etmeyi öğrendiğimizde, başkalarını da kusurlarıyla birlikte objektif görebilmeyi başarırız.

Herkesi benimsemek zorunda değiliz. 

Bu da bir seçimdir.

Öfke duymadan, kızmadan, eleştirmeden insana bakabilmeyi öğrenmiş oluruz.

**

Herkes kendi hayat dersini yaşar.

Dersimizden çıkardıklarımız ise, ancak kendimizin anlayabileceği kadardır.

Hz.Mevlana'nın çok sevdiğim sözüdür:" Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol "

Yaptıklarımızın ve söylediklerimizin arkasında her zaman durabildiğimiz sürece, pembe, beyaz, gri de olsa, yalan söylemeye ihtiyaç duymadan yaşadığımız ışıklı bir dünyamız olacak. Bu ruhumuzun özgürlüğüdür. Sevgiyle, özgür kalın...

Bu yazı toplam 821 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim