• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Göç sorunu

Nihal Özgirgin

Tarihe bakarsanız göçe en çok maruz kalan milletlerden birinin Türkler olduğunu görürsünüz.

Özellikle 19. yüzyıldan itibaren başlayan toprak kaybına bağlı zorunlu göçler milli tarihimiz içerisinde önemli bir yere sahiptir.

Bu göçler sırasında yaşanan sıkıntılar, ölümler ve göç esnasında yapılan baskınlarla halkın uğradığı zulüm de Türk tarihinin önemli bir bölümünü meydana getirmektedir.

Bu nedenledir ki Türk milleti göç edene karşı sabırlıdır ve ekmeğini paylaşır.

Mesela Lozan anlaşması ile Rumeli’den göçen Türkler Anadolu’ya geldiklerinde yerli halk tarafından genel olarak herhangi bir sıkıntıya maruz bırakılmamıştır.

Buna mukabil aynı anlaşma gereği Yunanistan’a giden Ortodoks ahali oradaki yerli halk tarafından benimsenmemiş ve çeşitli tacizlere maruz kalmışlardır.

Nitekim bugün Yunanistan’a gittiğinizde Türkçe konuşan Rumların çoğunun buradan göçen Rumların çocukları ve torunları olduğunu, büyüklerinin uğradıkları tacize tepki olarak çocuklarına Türkçe öğrettiklerini görmeniz mümkündür.

Bunun yanında Türkiye uzun zamandır aralıklarla göç kabul etmektedir. 1950 yıllarında Bulgaristan ve Yugoslavya’dan toplam 330 bin kişi göç etmiştir. Bu göçlerin genel sebebi çoğunlukla siyasi nedenlere ve politikalara dayanmaktadır.

Bu minvaldeki en son göç ise 1989 yılında Bulgaristan’dan gelen 500 bini aşkın soydaşımızın Türkiye’ye gelmeleri ile yaşanmıştır.

Günümüze kadar tabii.

Zira bugün Türkiye, Suriye'deki iç savaş nedeniyle Türkiye’ye göç eden 1.5 milyon Suriyeli göçmen nüfusu ile karşı karşıyadır.

Ancak ülkenin demografik ve ekonomik yapısı bahsi geçen önceki göçleri bir şekilde kaldırabilmişken, bugün içerisinde bulunduğumuz nüfus yoğunluğu ve ekonomik şartlar, söz konusu yeni göçün sıkıntı doğurmasına sebep olmaktadır.

Neden mi?

Öncelikle ülkemiz 1.5 milyonu aşkın yeni bir nüfusu kaldırabilecek durumda değildir.

Üstelik bu yoğunluktaki bir göçe herhangi bir hazırlık yapılmadan kucak açılması işleri daha da sıkıntılı hale getirmektedir.

İkincisi Suriye’de savaş bittiği zaman bu insanların birçoğunun geri dönmemesi durumunda ülkemizi gelecekte güvenlik açısından da ciddi sıkıntılar beklemektedir.

Ki bu sıkıntıların bir emaresi olarak geçtiğimiz günlerde İstanbul'da çeteleşen Suriyeli gençlerin yaşadıkları yerdeki birkaç genci dövmesi gibi hadiselere de şahit olmaya başladık.

Üçüncü olarak, bahsi geçen önceki göçlerle gelenler ile toplumumuz arasında dil, örf ve adet noktasında ciddi sıkıntılar yaşanmadığı için göçmenlerin uyum sorunu kısa süreli olmakta idi.

Nitekim ülke ekonomisinin daha ziyade tarıma dayalı olduğu ya da tarımın ülke ekonomisinde daha etkin olduğu zamanlarda gelen önceki göçmenler köy ve ilçelere yerleştirilerek tarım ekonomisine katkı da sağlamışlardır.

Daha sonra gelenlerin ise kentleşmenin artmasıyla birlikte şehirlerde belirlenen yerlerde yapılan konutlara yerleştirildiği görülmektedir.

Bunun yanında göçmenlerin yarısının ise daha önce gelen eş, dost ve akrabalarının yanlarına yerleştiği de önemli bir ayrıntıdır.

Ancak bugün gelen Suriyeli göçmenlerin başta dil sorunu olmak üzere topluma uyum sağlamalarında da güçlükler yaşanmaktadır.

Bu nedenle ileride büyük sorunlar yaşamamak adına Suriyeli göçmenlerin yerleştirilecekleri bölgelerin doğru tespit edilmesi, hem kendilerinin hem de vatandaşlarımızın selameti açısından büyük önem taşımaktadır.

Zira kısa vadeli menfaatler uğruna uzun vadeli sorunlar yaratmak bir ülkeyi dar boğaza sokacak en yanlış hamlelerden biridir.

Saygılarımla…

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim