• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 2 °C

Göç ve iskan siyaseti

Nihal Özgirgin

En son açıklanan rakamlara göre Suriye’den ülkemize göç edenlerin sayısı 600 bine ulaşmış…

Resmi rakamların gayr-i resmi rakamlardan daha az olduğu düşünülürse göç edenlerin sayısının bir milyona yakın olduğu farz edilebilir.

Hal böyle olunca göçmenlerin yerleştiği birçok şehirde kargaşa da yaşanmaya başlandı...

Nitekim son olarak Gaziantep’te yaşanan olaylar neticesinde yaklaşık iki bin kişilik göçmen grubunun başka illere nakledildiğini sanırım pek çoğunuz biliyorsunuz.

Bu manzara insanın aklına Osmanlı’da uygulanan iskan siyasetini getiriyor...

Zira göç ve iskan meselesi bir devlet için stratejik önem taşır.

Buna göre Osmanlı devleti zamanının en iyi iskan siyaseti uygulayan devletlerinin başında gelir.

Peki, sırrı nedir?

Başka bir ifadeyle Osmanlı’nın iskan siyaseti hangi esaslara dayanır?

Bu siyaset temelde dört esasa dayanır:

Birincisi bölgenin Türkleştirilip – İslamlaştırılması (ki ikisinin aynı anlamda kullanıldığını bugün dahi Balkanlar’da görmekteyiz).

İkincisi asker ihtiyacının karşılanması.

Üçüncüsü üretimin devamlılığı.

Dördüncüsü vergi kontrolünün sağlamlaştırılmasıdır.

Osmanlı’nın iskan siyasetinin birinci esasının en iyi örneği şüphesiz Rumeli ve Balkanlarda yapılan iskanlardır.

Bu iskanlar Süleyman Paşa’nın Orhan Bey’e tavsiye ettiği üzere Rumeli vilayetlerine Anadolu’nun güneyindeki göçebe Türkmenleri, hiçbir şey beklemeden gaza için çalışan dervişleri ve gönüllü aileleri göndermek suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu durum Osmanlı’nın yıkılışına kadar devam etmiştir.

Bunun yanında Osmanlı devleti iskan politikası uygularken döneminin koşullarını da çok iyi yorumlamış, fethettiği yerlerde ilk önce hoşgörü politikası ile halka kendisini sevdirmiştir.

Bu minvalde ele geçirilen topraklar devletin mülkü sayılarak senyöriyal haklar lağvedilmiş, senyör ve manastırların halkın üzerindeki ekstra mali yükü ortadan kaldırılmıştır.

Adaletli vergi sistemi ile de devlete olan bağlılık sağlamlaştırılmıştır.

Bunları anlatmamın nedeni şu:

Göç ile gelen iskan meselesini herhangi bir hazırlık yapmadan cebren gerçekleştirmek, ciddi çatışmalara ve huzursuzluklara neden olabilir. Bu nedenle iskan siyasetinde Osmanlı misali yapılacak ilk işlerden biri, göçmenlerin yerleştirilmesi düşünülen bölgenin yerli halkını ekonomik olarak rahatlatmaktır. Osmanlı bunu vergi ile halkın üzerindeki fazladan yükümlülükleri atmak suretiyle yapmıştır.

Zira unutulmamalıdır ki herkes için en zor şey ekmeğini paylaşmaktır.

Bugün Avrupa’daki göçmen olaylarında da temel problemin bu husus olduğu görülür.

Dolayısıyla bu hususta tedbir almadan gerçekleştirilecek iskanların huzur değil sıkıntı getirmesi doğal değil midir?

Saygılarımla…

Bu yazı toplam 1268 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim