• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

Gökçe: Hedefimiz yeni bir baro binası yapmak

Gökçe: Hedefimiz yeni bir baro binası yapmak
Baro Başkanı olarak seçilen Sertif Gökçe, seçimlerin demokratik bir ortamda geçtiğini belirterek, bu dönemki hedeflerinin Barolar Birliği’nin de desteğiyle yeni bir bina yapmak olduğunu söyledi

Kocaeli Barosu geçtiğimiz günlerde bir seçim geçirmiş, tekrar aday olmayan Tamer Solakoğlu yerine ise Hakan Lamper ve Sertif Gökçe aday olarak yarışmıştı. Baro Başkanı olarak seçilen Sertif Gökçe ile bürosunda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Gökçe söyleşide projelerinden bahsetti.


Seçimi öncesi ve sonrası olarak nasıl değerlendirirsiniz?

Bizler arkadaşlarımızla 3 ay öncesinden çalışmaya başladık. Tabi ki hedefimiz seçimlere en iyi bir şekilde hazırlanarak seçimi kazanmaktı. Ekip arkadaşlarımla yoğun bir tempoda gayret ettik. Avukat arkadaşlarımıza kendimizi anlattık. Yargının tarafsız ve bağımsız olması gerektiğine inandık ve bu anlayışla kendimizi anlattık. Bizler bu çalışma esnasında da aldığımız tepkilerden kazanacağımızı anlamıştık.

 

DEMOKRASİ HAVASI İÇİNDE GEÇTİ

Çünkü insanlar bize inanıyordu, bunu onların bize bakışlarından anlıyorduk. sonuçlar da tabi beklediğimiz gibi oldu. Kazanacağız dedik ve kazandık. Yalnız biraz daha fazla oy alabileceğimi düşünüyordum ama kazanmam için yeterli oyu alarak seçildim. Bunun için de çok mutluyum. Ekip arkadaşlarımı da çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum. Hep birlikte çok iyi bir iş çıkardık.

 

Seçim beklediğiniz demokratik şartlarda oldu mu?

Gerçekten tam bir demokrasi havası içinde geçti. Seçimi takip eden basın aracılığıyla tüm kamuoyu tarafından da taktirle karşılandı. Bizlerin zaten diğer aday arkadaşımla birlikte istediğimiz de buydu. Herkesin içinin rahat edeceği ve kabul edeceği bir şekilde seçim geçirdiğimiz için de ayrıca mutlu olduk.

 

Biraz Kocaeli Barosu’ndan bahseder misiniz?

Baro hem bir meslek örgütü, hem kamu tüzel kişiliği olan bir kurum, hem de bir hukuk kurumudur. Tarafsızlık ve bağımsızlık üzerine kurulu bir yapısı vardır. Burada gerçek olan tek şey hukuk kurallarıdır. İnsanlara hukuk kuralları dairesinde hizmet verilir ve baro avukatlarının da hukuka uygun davranışlar sergilenmesi beklenir. Burada hukukun içinde olmayan bir şey asla kabul edilmez.


Sizin Baro’yla alakalı yapmak istedikleriniz nelerdir?

Başta avukatlara ve halkımıza sunacağımız en önemli projelerde hukuksal çerçeve içinde kalmak zorundayız. Bence bir hukukçunun yapması gereken ve yapacağı en önemli şey tarafsız bir şekilde hukukun kurallarını uygulamasıdır. İnsanların hukuka olan inançlarını sarsmadan hizmet edebilmek bir hukukçunun yapacağı en büyük hizmettir diye düşünüyorum.

 

HEDEFİMİZ YENİ BİR ADLİYE BİNASI

Diğer bir yandan avukatların Kocaeli'de bir araya gelebileceği bir ortamın olmadığını biliyorum. Bu yüzden artık bu Baro binasının avukatlara yetmediğini düşünüyorum. Bu dönemki hedefimiz Barolar Birliği’nin de desteğiyle yeni bir bina yapmak olacak. Tabi bu binada sosyal tesisler de olacak ve Kocaeli'de eksik olduğunu düşündüğümüz avukatlar için sosyal tesisimizi de yeni binamızla birlikte yapmayı planlıyoruz.


Çok fazla hukuk fakültesi öğrencisi var bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Türkiye'nin 81 vilayetinde üniversitelerin açılmasıyla birlikte diğer bölümlerde olduğu gibi hukuk fakültelerinde de çok fazla artış oldu. Açılan üniversitelerin ilk bölümleri hukuk fakülteleri oluyor. Bunda hukuk fakültelerinin masrafsız açılması önemli rol oynamaktadır. Bütün bunların üstüne bir de özel üniversiteler eklenince öğrenci sayısında patlama meydana geldi. Bugün itibariyle 80 bin avukat var, 46 bin hukuk fakültesi öğrencisi var. Bu iş böyle giderse bu meslek patlayacak.

 

GEREKSİZ KONTENJAN ARTIŞI VAR

Şimdi yapılması gereken şey, acilen kontenjanların düşürülerek nitelikli hukukçuların yetişmesini sağlamak olmalıdır. Bir binayı yapmak yetmez, önemli olan orada öğretecek öğretmenin olmasıdır. Örneğin Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hoca olmadığı için dersleri avukatlar vermektedir. Bu şekilde yapılan bir eğitimden de kaliteli hukukçu yetişmez. Koskoca Türkiye'de 25 tane anayasa profesörü, 50'ye yakın medeni hukuk profesörü var. Bu kadar çok hukuk öğrencisinin olduğu bir ülkede böylesine az profesörün olması oldukça düşündürücü olmalıdır. Özellikle son zamanlarda çok gereksiz kontenjan artırımları yapıldı. Bizim de bundan sonraki süreçte tüm gayretlerimiz kontenjanların azaltılması konusunda gerekli çalışma ve başvuruları yapmak olacaktır.


Adaylığınız süresince ve sonrasında siyasi bir baskıya maruz kaldınız mı?

Tarihten beri hep siyaset kurumuyla hukuk çatışmıştır. Bugün ülkemizde de yakından buna şahit olmaktayız. Fakat bizler burada böyle bir baskıyla karşılaşmadık, Kocaeli'de yapılan seçimler son derece şeffaf geçmiştir. Demokrasi açısından örnek alınması gereken bir durum meydana gelmiştir. Her zaman ve her yerde de olması gereken, yargının baskı altında olmadan özgürce var olmasıdır. Yargı bağımsız ve tarafsız olursa siyasiler de daha rahat ve güvende hizmet ederler.

 

SİYASETÇİLER HUKUKA İNANMALI

Sizce tıpkı yasama ve yürütme organı gibi yargı erki de halka hesap vermeli mi?

Böyle bir şey dünyanın hiç bir gelişmiş veya gelişmemiş ülkesinde yok. Yargının halka hesap vermesi diye bir şey düşünülemez zaten. Hukukta bir şey ya doğrudur ya da yanlıştır. Buna hukuk karar verir ve bunun da doğru olup olmadığını kimseye sorma ihtiyacı hissetmez. Evrensel hukuk denen bir şey var. Bir şeyin doğru ya da yanlış olduğuna kararı ancak hukuk verir. Bununla alakalı da hukukun kimseye hesap vermesi gerekmez.

 

Siyaset hukuk ilişkisi nasıl olmalıdır?

Her insanın olduğu gibi hukukçuların da bir siyasi görüşü vardır ve bu da gayet normaldir. Ancak bir hukukçunun asıl kimliği hukukçu olmasıdır. Verdiği tüm kararlarda hukukun üstünlüğünü ön planda tutmalıdır. Hukukçu, siyasi görüşüyle değil vicdanıyla hareket etmelidir. Siyasetçiler de, hiçbir zaman hukuku egemenliği altına almaya çalışmamalıdır. Çünkü hukuk herkese lazım olan bir şeydir. Hukuku kendi kontrolüne almak isteyenler şunu unutmamalıdır ki hukuk mutlaka bir gün onlara da lazım olacaktır. Hukukun bağımsız ve tarafsız olması hem siyasetçiler hem de bütün insanlar açısından en faydalı bir durum olacaktır. Siyasetçiler her ne olursa olsun, olayların ucu kendilerine de dokunsa mutlaka hukuka inanmalı ve güvenmelidir.

 

BUGÜN ÜNİVERSİTELER SUSTURULMUŞ

Paralel yapı iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz, Kocaeli'de böyle bir yapılanma var mı?

Bunların doğruluğunu asla ispatlayamayız, çünkü paralel yapı dedikleri yani cemaatin bir kayıt sistemi yok ki bunu anlayalım. Birtakım hukukçular cemaatin evlerinde ve yurtlarında kalmış olabilir. Onların oralarda kalması illa paralel devlet olduğu anlamı taşımaz. İnsanlar nerde kalırlarsa kalsınlar önemli olan vicdanlarının sesini dinleyebilmeleridir. Bir hukukçunun inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, eğer vicdanıyla karar veriyorsa, olaya inanç ve düşüncelerini karıştırmıyorsa bunun hiç kimse için bir mahsuru yoktur. Kocaeli'de ise bizim bildiğimiz bir gizli örgüt yoktur. En azında şunu söyleyebilirim ki biz şu ana kadar böyle bir oluşumla karşılaşmadık.


Kocaeli Üniversitesi’nin yeterli kalitede hukukçu yetiştirdiğini düşünüyor musunuz?

Bu şartlarda yetiştirmesi mümkün değil, zaten istenildiği gibi hukukçu da yetiştirilemiyor. bilimsel ve ekonomik özerkliğin olmadığı bir üniversitede beklenen başarının gelmesi de zaten beklenemez. Üniversiteler özgür düşüncelerin konuşulduğu mecralar haline gelmeden, Ar-Ge yatırımları ciddi anlamda yapılmadan başarının gelmesi mümkün değildir. Bugün üniversiteler susturulmuş ve bastırılmış durumda. Sırf binalar yapılarak eğitim yapılabileceği sanılıyor. Ancak yapılan o binalar beton yığını olmaktan öteye geçemiyor. Bir türlü gerçek manada üniversite olamıyor. Ancak büyük liseler oluyor diyebiliriz. Önemli olan binayı yapmak değil onun içini anlamlı bir şekilde doldurmak ve eğitimde kaliteyi artırmaktır. Muharrem İBRAHİMOĞLU

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim