• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 15 °C

"Gölet var, su yok; yangın var, gören yok"

"Gölet var, su yok; yangın var, gören yok"
Milenyum Danışmanlık Mali Danışmanı Sinan Berkdemir, Yalakdere’deki ceviz üreticisinin durumundan bahsederek, “Gölet var su yok, susuz tarlada yangın var gören yok” diyerek sulamada zorluk çeken üreticiye DSİ’nin bir çözüm üretmesini söyledi

Yaşanan durumu anlatan Sinan Berkdemir, “2007 Yılından beri 20 dönümlük bir arazide, Karamürsel Yalakdere’de ceviz yetiştirmeye çalışıyorum. Yalakdere’nin kendine özel bir ceviz çeşidiyle kitaplara geçtiğini, ceviz yetiştirmeye çok müsait olduğunu ve aşılı ceviz fidanlarıyla verimli ağaçlar yetiştirilebileceğini bildiğimden bu işe başlamakta bir sakınca görmedim. İnternetten ve kitaplardan aldığım bilgilere göre 5 yılda cevizleri yetiştirmek ve ekonomik olarak bir kazanç sağlamak mümkün görünüyordu. Her zaman olduğu gibi evdeki hesap tarlaya uymadı” dedi.

 

“ÇİFTÇİLERE SU VERİLEMİYOR”

Tarlaya uymayan bazı hesapları kısaca anlatmaya çalışacağını söyleyen Sinan Berkdemir, “Resmi kayıtlara göre, Fulacık Barajı olarak da bilinen Kızderbent Göletinin inşaatına 1995 yılında başlandığı ve 2006 yılında tamamlandığı, ancak 2012 yılında işletmeye alındığı ifade ediliyor. Bu göletleri devlet değil, su kooperatifleri işlettiği için bazı sorunlar da beraberinde geliyor. Örneğin iki yıl önce kurulan sulama kooperatifi meydana gelen aksaklıklar nedeniyle çiftçilere doğru düzgün su veremiyor. 2007 Yılından beri beklenen su 2013 yılında verilmeye başlanınca azıcık da olsa umutlar yeşerdi” ifadelerine yer verdi.

 

“400 CEVİZDEN 250’Sİ KURUMADI”

Düz ve gölete yakın olan yerlere su verilmesinde genel olarak ciddi sorunlar yaşanmadığını kaydeden Berkdemir, “Yalakdere gibi engebeli alanlara gelindiğinde, sulama hattındaki teknik aksaklıklar nedeniyle çiftçiler doğru düzgün sulama yapamıyorlar. Bazı çiftçiler de gördükleri sorunlar nedeniyle kooperatife üye olmamayı ve beklemeyi tercih ediyorlar. Ben de bu bekleyenler kervanına katılarak taşıma suyla ve yağmurla ancak cevizlerin belli bir bölümünün kurumamasını sağlayabildim. Yaklaşık olarak 400 cevizden halihazırda ancak 250 ceviz fidan olarak kurumamış bir şekilde duruyor” dedi.

 

“BANKA ALACAĞINI ALDI”

“Baraj bitti, nasıl olsa su gelecek” diyerek 2009 yılında Ziraat Bankası’ndan sulama kredisi kullanarak tarlaya damlama sistemi çektiğini belirten Sinan Berkdemir, “Her ne kadar faizsiz dense de arada dosya masrafı adı altında yine banka alacağını aldı, bunu da bir şekilde sineye çektik. Ancak aradan altı yıl geçmesine, bankaya olan borç geçen yıl bitirilmesine, hatta kullanılmayan damlama sisteminin bir bölümü tarlada tamamen erimesine ve  sulama sisteminin büyük bölümü eskimesine rağmen hala su gelmediğini söylersem ne düşünürsünüz? Buradaki temel sorumluluk belli bir süre boyunca göleti yapan müteahhitte ait olduğundan, DSİ’nin ve işletmeyi devralan kooperatifin çabaları yeterli gelmiyor” ifadelerine yer verdi.

 

“KAYBEDEN ÇOK KAZANAN YOK”

DSİ’nin ilgili müteahhide gerekli yaptırımları yeterince yaptıramadığını ve zararı çiftçilerin çektiğini söyleyen Berkdemir, “Yani kaybeden çok, kazanan yok! Devlete güvenip tarıma bel bağlayarak 2007 yılından beri yaptığınız yatırım için harcadığınız paraya mı, emeğe mi, cılız kalan ceviz fidanlarının büyümemesine mi yoksa hiç ceviz satamadığınıza mı yanarsınız? Bir sanayici 2007 yılında başladığı ve 2015 yılına kadar sürekli para harcayıp, hiçbir şekilde para kazanamadığı ve en az 5 yıl daha kazanamayacağı bir yatırımı yaparsa sonuç ne olur? Elbette ki iflas eder! İşte ceviz üretmeye çalışan üreticinin durumu Yalakdere’de ve çevresindeki köylerde bu şekilde sürüyor” dedi.

 

“DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILDI”

Sözlerini sürdüren Sinan Berkdemir, “Tarımsal destekleme kararına göre bu yıl Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil olan çiftçilere dekar başına 2,5 TL toprak analizi desteği ile mazot ve gübre destekleme ödemesi yapıldı. Mazot destekleme ödemeleri için ortalama yüzde 5, gübre destekleme ödemeleri için de yüzde 10 artış sağlandı. Büyük devlet adamları, küçük köylülere 2015 yılında tarım teşviki olarak 10 milyar TL ödediklerini söylüyorlar. Koskoca devlet, küçücük köylüye yalan söyleyecek değil ya. Ödedik diyorsa ödemiştir. Ödedik denilen rakam 20 dönüme verdiği 200 TL. Üstelik bu parayı almak için ilçe ziraat odasından alınan çiftçilik belgesi için 60 TL ve İlçe Ziraat Müdürlüğü’ne 10 TL verdiğinizde, daha parayı almadan yüzde 35’ini peşin vergi gibi üç ay öncesinden ödemiş oluyorsunuz” şeklinde konuştu.

 

“DSİ KONUYLA İLGİLENMELİ”

Berkdemir, “Bir çiftçinin ailesinin geçindirebilmesi için eline en az asgari ücret geçmesi gerektiğini hesapladığınızda, 12 bin TL bir gelirden söz etmek gerekir. Traktör, mazot, ekipman, sigorta gibi masraflarla birlikte bu rakam en az 24 bin TL’ye gelir. Bu rakamdan az kazanan bir çiftçinin para kazandığını söylemek için kör, sağır ve dilsiz olmak gerekir. Yaklaşık 8 yıldır böyle bir geliri olmayan çiftçi ceviz üretebilir mi? Başka bir geliri olmadan sadece çiftçilik yapabilir mi? Yıllık 130 TL teşvikle kandırılan çiftçinin sekiz yıldaki zararı 200 bin TL’yi buluyorsa, bir çiftçinin bırakın zenginleşmeyi, yaşaması mümkün müdür? Diğer sorunları bir kenara bırakıp, şimdilik DSİ 1. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 15. Şube Müdürlüğü yani Kocaeli DSİ’nin konuya yakından ve ivedilikle el atmasını bekliyoruz. Çünkü gölet var - su yok, susuz tarlada yangın var gören yok” diyerek sözlerini noktaladı. 

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim