• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 14 °C

Gündem ne olmalı?

Tarık Bağdat

Bu hafta yazımı tamamlamak için bilgisayarın başına geçmeden önce şöyle bir Karamürsel’i gezdim. Gündemde ne var diye etrafa bakındım hiçbir şey yok. Fasa fiso şeyler. Kaile almaya gerek bile yok. Siyaseten ne var diye baktım yine hiçbir şey yok.
Siyaset gümbürtüsü zamanı gelince kopmaya başlayacak. Şu an değil.
Kocaeli ili içine baktım. Herkes milletvekili sıralamasında yerini alma peşinde, yoğun kulisler kaile bile almaya gerek yok.
Değişecek pek bir şey olduğunu da sanmıyorum.
Yine bir sürü vaatler, yine yerine gelmeyen sözler. Her adım başı verilen sözler ve artık verilen sözlerle halk dalga geçmeye başladı. Kahkahalarla gülüyor. Halk verilen sözlerden nasıl kıvrılacağı totosunu oynuyor.
“İğnenin ucu kadar boşluk olsun ben hallederim” diyenlerin. Nasıl oy isteyeceği, ya da nasıl söz verdiklerinin yanından kaçacağı merak konusu. Bu sözü söyleyenlerin gümbürtü ile adaylıklarını nasıl açıklayacaklarını halk merakla bekliyor.
İl çapında da bir şey yokmuş.

Bari Türkiye’de ne oluyor ne bitiyor ona bakayım dedim.
Siyaset gümbürderken birden yok oldu.
Japonya’da olan deprem ve tisunami’nin yarattıklarını izlemeye devam edeyim dedim. O da ne! O kadar az bahsediliyor ki.
Hâlbuki o kadar önemli ki!
Japonya’daki depremde bir avuç kişi ölürken (Bizde Gölcük depreminde resmi kayıtlara göre 30.000 kişi öldü). Deprem ardından aniden gelen Tisunami’den de 10.000’e yakın kişi öldü. Bu haberleri merak ediyorum o kadar fazla yer bulmuyor haberlerde.
Türkiye’nin birçok gündemi varken. Hepsi birden silindi gibi. Japonya’daki deprem sonrası Nükleer santral arızası dünyayı tehdit ediyor. Ve Nükleer santrallerin ne kadar büyük bir tehlike olduğunun teyidini almak istiyorum gündem dışı sanki.
Neden?
Çünkü Rusya ile Nükleer santral anlaşması yapma peşindeyiz de ondan.
Tam gündem değişikliği lazım iken birden gündem patladı.
İbrahim Tatlıses vuruldu. 24 saat gündem bu konu oldu.
Elbette çok sevdiğim ve sevdiğimiz bir sanatçının vurulması önemli bir konu. Vurulmasından dolayı yürekten üzüldük. İbrahim Tatlıses’in söylediği türkülerden zevk almayan, haz alamayan hiç kimse yoktur. Özellikle ben konuştuğu zaman değil ama türkü söylediği zaman türkülerinden çok haz alırım.
Ancak şu da bir gerçek ki, bu konu ülkenin gündemini bu kadar meşgul etmemeli.
Hastaneye kim geldi, kim gitti bana göre çok önemli olmamalı, sadece gelen giden ailesini ilgilendirmeli.
Başbakan’ın kaç defa aradığı beni değil ailesinin önemli konusu olmalı. Hastaneye nasıl geldiği bu kadar önemli olmamalı. Oğlunun görüntülerin alınmasına kızması yerindedir bence. Çünkü o an insanlar acıları ile baş başa bırakmalı, gündeme bile alınmamalı. Her kanalda defalarca gösterilmemeli.
İnanın bu olaydan çok korkunç bir zaman bizi bekliyor. Bana göre Nükleer tehlike kapımızda. Ve Çernobil’den daha tehlikeli bir boyutta olduğu da uzmanlarca belirtiliyor.
Bence gündem bu olmalı.

Geçmişte Çernobil’in hiçbir tehlikesinin ülkemiz açısından olmadığını bazı bakanlar utanmadan televizyonlardan bize anlatmışlardı. Hatta televizyon karşısına geçip Çernobil öncesi toplanmış çayı içip bize güven verdiler.
Sonra radyasyonlu çayı içirttiler, fındığı yedirdiler. Yurt dışına fındık satamayınca askere yedirdiler, okulda çocuklarımıza yedirdiler. Yaşamadık mı hep yaşadık.
10 yıl sonra anlaşıldı bizi nasıl etkilediği. Kanser vakalarının çokluğu, doğumlarda yaşanan korkunç görüntüleri yaşadık.

Geçmişte Çernobil faciası sırasında Ordu’da görev yapmış bir hanım kızımızın yıllar sonra evlenip doğum yapmak istediğinde karnındaki bebeğin ne durumda olduğunu ve kızımızın nasıl aldırmak zorunda kaldığına şahitlik yaptık.
Evet! Bunlar yaşandı. Ve bu günde yaşanma noktasında. Japonya nire, Türkiye nire demeyin. Dünya küçük, anında tehlikeli bulutlar her yeri sarabilir. Bana göre bütün dünya tehdit altında.

Nükleer santrallerin tehlikeli olduğu gün gibi ortada değil mi? Bunu görmek o kadar mı zor.
Bana göre her şeyi allak bullak edecek ciddi gündem bunlar olmalı.

Bu yazı toplam 1501 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim