• BIST 97.717
  • Altın 143,765
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 11 °C

Güneş: AKP artık zenginler partisi

Güneş: AKP artık zenginler partisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kocaeli 1.Sıra Milletvekili Prof. Dr. Hurşit Güneş, “AKP’nin Kocaeli seçim bütçesi tam 1.5 milyon lira. Olağanüstü yüksek bir bütçe. Tabi orası artık zenginler partisi. Artık çalışarak değil, para harcayarak kampanya yapacaklar. Ama bu da vatandaşın gözünden kaçmayacaktır” dedi

CHP’nin ilimizdeki en güçlü ismi.
Varolan 13 genel başkan yardımcısı arasında tek Kocaelili isim.
Eski devlet bakanı ve başbakan yardımcısı Turan Güneş’in oğlu…
CHP’nin gelecek yıllarda Kocaeli politikalarında en etkin olacak aktörü..
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kocaeli 1.Sıra Milletvekili Prof. Dr. Hurşit Güneş ile ilimiz siyaseti ve parti politikaları hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Hoca lakabıyla tanınan Hurşit Güneş, sorularımıza samimi cevaplar verdi.
AKP’nin politikalarını eleştiren Hurşit Hoca, AKP’nin artık zenginler partisi olduğunu söyledi.

CHP yeni dönemde parti tabanında özlemle bekleneni yaptı ve yeni yüzleri vitrinine koydu. Bu değişim sürecine anlatabilir misiniz?
Bir siyasi partinin performansını artırabilmek için yapılması gereken birkaç şey var. Bunlardan bir tanesi partinin içinde bulunduğu süreçte yaşanan sorunlara çözümler üretmesidir. Türkiye’nin temel sorunlarıyla ilgili partimiz çok ciddi çalışmalar yaptı. Biliyorsunuz bu çalışmaların başında Prof. Dr. Sencer Ayata vardı. Bilim kurulumuzda birçok çalışma yapıldı. Yüzlerce kişi kurulumuzda çalıştı. Yapılan 5 bin uzman müracaatında eleme yoluna gidilerek etkin, aktif ve yararlı olabilecek isimlerle çalışmalar sürdürüldü. Dikkat ederseniz bu son dönemde Türkiye’de en çok CHP’nin politika önermeleri konuşuluyor. Aile Sigortası’ndan intibak yasasına, çiftçinin mazot sorunundan askerliğin kısalmasına kadar birçok yeni proje toplumda, kamuoyunda seslendiriliyor. Bir siyasi partinin söylemlerini değiştirdiğiniz zaman, yeni projeleri ön plana çıkardığınız zaman bunu yeni isimlerle yapmanız size daha fazla katkı sağlıyor. Toplum bu değişimin daha çok farkında oluyor. Genel başkanımız sayın Kılıçdaroğlu genel başkan seçildiği 22 Mayıs 2010 tarihinden bu yana sürekli değişimler gerçekleştirmeye başladı. Bu değişimler kimi zaman zorlu, kimi zaman daha kolay oldu. Ama hem partinin politikalarında, hem de kadrolarında önemli bir değişim işareti kurultayda verilmişti, Bu işaret doğrultusunda değişimler gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmeye de devam ediyor. Kocaeli de bunun bir parçası. Sadece Kocaeli değil, başka yerlerde de bu oldu. Kaldı ki önseçim yapılan yerlerde de süreç değişimden yana işledi. Önseçim yapılan yerlerde mevcut milletvekillerinin büyük bir kısmı seçilmediyse, yeni insanlar geldiyse, tabanda varolan değişim arzusu teyit edilmiş demektir. Kocaeli’nde de beklenen değişim gerçekleşti ve yeni yeni isimler partinin içerisinde aktif hale geldi.

Bunlar olurken de parti büyüğü sayılabilecek geçmişten gelen isimleri de kaybetmemek için bir şeyler yaptınız mı?
Bu öteden beri öyle olmuştur. 1970’lerde partide yine böylesi bir değişim olmuştu Bülent Ecevit’le birlikte. Eski partililerimiz o süreçte darılmadan, gücenmeden parti içerisinde çalışmaya devam ettiler. Hiç kimse CHP’den önemli olamaz. Bu özellikle CHP için geçerlidir. Çünkü CHP Türkiye siyasetinin herhangi bir partisi, yahut herhangi bir kurumu değildir. Çok özel, çok değerli, tarihi olan bir kurumdur. Onun için kimse kendisini CHP’nin üstünde sayamaz. Ben de hiçbir zaman kendimi CHP’nin üstünde saymamışımdır. Hiç kimsenin saymasını da doğru bulmam. CHP’nin aydınlanmak, çağdaşlaşmak için verdiği mücadele önemlidir.

CHP tabanı önseçimde, partinin değişim sürecinde faydalı olabilecek isimleri mi listelere aldı?
Doğrudur. Biz 27 yerde önseçim, 2 yerde genişletilmiş aday yoklaması ve 12 yerde eğilim yoklaması yaptık. Aslında toplamda çok yerde tabanın sesini dinledik. 12 yerde eğilim yoklaması yaptık ve onun dışında birçok yerde de anket yaptık. Bazı yerlerde Kocaeli’de olduğu gibi hem eğilim yoklaması, hem de kamuoyu yoklaması yaptık. Bu iyi de oldu. Böylelikle hem parti tabanının, hem de seçmen tabanının görüşlerini görebilmiş olduk ve ona göre bir tablo oluşturduk. Şimdi açık konuşalım sadece Kocaeli’nde değil, genel olarak Türkiye’de CHP oldukça yenilenmiş bir kadroyla toplum karşısına çıktı. Bakınız milletvekillerimizin yüzde 70’i listelerde yok. Bu çok önemli. Türkiye’de bunu başarabilmiş CHP’den başka siyasi bir parti yok. Burada CHP’nin hem politikalarında, hem de kadrolarındaki önemli değişimi görerek başarılı bir sonuçla seçimlerden ayrılabileceğini öngörebilirsiniz. Şunu söylemeye çalışıyorum, 22 Mayıs’ta seçilmişsiniz 13 ay sonra genel seçilere gireceksiniz ve üstelik bu 13 aylık dönem epeyce fırtınalı bir dönem. Bunu başarmak oldukça güçtü. Ancak genel başkanımız bunu başardı. Eğer Kemal beyin önünde bir 7 – 8 ay daha olsaydı çok daha iyi bir başarı sağlayabilirdi.

Kocaeli’de parti içerisinde birinci adam konumunda bulunuyorsunuz. Bunu taşıyabilmek için listeye alınan veya alınmayan aday adaylarıyla görüştünüz mü?
Hayır bunun için özel bir görüşme yapmaya gerek yok.

Peki aday adaylarından sizi listede birinci sırada olduğunuz için tebrik eden oldu mu?
11 kişilik milletvekili listesinde bulunan birkaç kişi arayıp tebrik etti. Aslında tabi benimde onları tebrik etmem gerekiyordu, onlar benden daha nazik çıktılar. Ben 2002 yılında CHP’nin aday adayları arasındaydım. Bir arkadaşımın ısrarıyla aday adayı olmuştum. Listeye girememiştim. Kimse bana o zaman geçmiş olsun üzüldük demedi. Ben o zaman hiç itiraz etmedim. İçerisinde yer alamadığım 9 kişilik adayların içerisinde çok az sayıda yüksek tahsilli insan vardı. Profesör ise hiç yoktu. Ancak ben listeye girememe alınmadım. Hiç itirazım olmadı. Eleştirim olmadı. Üstüne üstlük 2002 seçimlerinde Kandıra’nın köylerinde çalışmalarımı sürdürdüm. Ben CHP’liyim. CHP benden daha değerli.

İnternet sitemizde 1.5 aydır bir anket yayınlıyoruz. Bu ankette bir bilgisayardan tek bir defa oy kullanıyor ve CHP, AKP’nin önünde bir oy oranına sahip. Sizce Kocaeli’nde değişim mi hissedildi? Bu anketler seçimlere yansıyacak mı?
Siyasetçiler gerçekçi olmak zorunda. Fakat siyasetçilerin kendi gerçekleriyle siyasi olarak uğraşı verdikleri gerçekler birbiriyle örtüşmeyebilir. Yani şunu söylemek istiyorum, elbette ki Kocaeli’den 11 milletvekili çıkarmayı beklemiyorum, ancak biz buradan çıkarabildiğimiz en fazla milletvekilini çıkarma hedefiyle hareket ediyoruz. CHP Kocaeli’de bir yükselme trendi gösteriyor mu? Evet gösteriyor. Parti içindeki çalkantının biran önce dinmesini istiyorum. Bununda kendiliğinden, iyi niyetle, uyumlu bir biçimde olmasını bekliyorum. Kısa sürede bu sorunların ortadan kalkacağına inanıyorum. Ancak AKP’ye yakın AKP eliyle hareket eden kimi yerel basın kuruluşları bizim iç işlerimizle çok uğraşıyor. Kendileri AKP’li olduklarını kabul ederler mi bilmiyorum, ama AKP’ye çalıştıkları aşikar. Partinin, örgütün iç işleriyle çok fazla ilgilenip, çok fazla karıştırıyorlar. CHP’nin ilimizde çok aktif olduğu ve giderek gelişen bir oy potansiyeli elde ettiği yaklaşık bir yıldır gözleniyor. Esnafı dolaşıyorum. Köyleri dolaşıyorum. Yürüyüş yolunda yürüyorum. İnsanlardan telefon alıyorum. Partimizdeki değişimden memnun olan yüzlerce insanla görüşüyorum. Siyasi partilerde yaşayan organizmalar gibidir. Eğer ki değişim içerisinde olmazlarsa yaşamaları çok uzun sürmez. Kendilerini yenilemeleri gerekir. Sadece bizim için değil, diğer bütün partiler içinde bu geçerlidir. Mesela anımsayınız ANAP (Anavatan Partisi) 1983 yılında elde ettiği başarıyı 1987’de tekrar aldı ve daha sonra yenilenemediği için giderek erimeye başladı ve yok oldu.

Sizce bu seçimde AKP erime süreci içine girecek mi?
Ben AKP’nin ANAP’lılaştığını düşünüyorum. Şöyle ki 2002 ve 2007 seçimlerinde örgütü çok iyi çalışan bir AKP yerine 2010 yılındaki referandumda adeta semirmiş, AKP iktidarıyla varlıklı hale gelmiş bir AKP örgütü gördük. Çok para harcadılar, ama az çalıştılar. AKP’nin Kocaeli seçim bütçesini önceki gün öğrendim. Tam 1.5 milyon lira. Olağanüstü yüksek bir bütçe. Tabi orası artık zenginler partisi. Artık çalışarak değil, para harcayarak kampanya yapacaklar. Ama bu da vatandaşın gözünden kaçmayacaktır.

AKP’de bu dönem şunu gözlemledik, aday adayları listeye giremedikten sonra ortadan kayboldular. CHP’de de aynı olay yaşandı. Mesela Turan Dumlu olayı var, burada siz hedef gösterildiniz. Anlatılan olaylar doğru mu?
Ben kimseye şahsi düzeyde veto vermem. Kaldı ki bizim MYK içerisinde konuştuğumuz konular MYK içerisinde kalır. Buna uymayan arkadaşlarımız sık sık genel başkanımız tarafından uyarılır. Bu parti disiplinine de uymaz.

CHP seçimlerde özellikle yoksul kesimleri hedef alan projeler üretiyor bunu sebebi nedir?
Varlıklı, eğitimli kesimler CHP’ye oy veriyorlar. CHP’nin bu kesimlerden oy almasının sebebi CHP’nin çağdaşlaşmayı ve batılılaşmayı temsil etmesidir. CHP Avrupa Birliği’ni ve aydınlanmayı da temsil eden bir parti. Partimizin zayıf olduğu bölgelere önem gösteriyoruz. Mesela TV reklamlarımızı bile o kesimin televizyon izlediği, kadın programlarının olduğu saatlere koyuyoruz. O kesimlere yönelik projeler üretiyoruz. Aile Sigortası ile Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki vatandaşlarımıza hitap ediyoruz. O kesimdeki vatandaşlarımız Aile Sigortası projemizle hayat bulacak.

ETKİLİ PROJELER HAZIRLADIK
Biz hemen hemen her sorun için basit ve etkili projeler hazırladık. Çiftçi için en önemli sorun girdi sorunuydu. Mazotu 1 lire 50 kuruşa indireceğiz dedik. Bunun bütçede bir gediği yok. Kırsal motorinde vergi almadığımız takdirde zaten mazot bir buçuk lira oluyor. Esnafa sıfır faizle kredi sağlayacağız dedik. Sıfır faizle kredi sağladığınızda, bunun faiz giderini bir yerden bulmanız lazım. Nerden bulduk onu, biz esnafa kredi kullandırdığımızda esnafın bütün gelir ve gideri kayıtlı hale geliyor. Kayıtlı hale gelince vergi vermeye başlıyor. Vergi vermeye başlayınca faizi oradan gidermiş oluyoruz. Böylece esnafın en büyük sorunu olan nakit sorununu çözmüş oluyorsunuz. Bu seçimlerde yeterince vurgulayamadığımız çok büyük bir projemiz var, her yıl 800 bin kişinin işe girmesi. Her yıl 8 yüz bin kişinin işe girmesi demek kısa bir süre içerisinde ülkede işsizliğin sona ermesi demek. Böylelikle işsizlik oranını 5 yıl içerisinde yüzde 6’ya indireceğiz. Bu çok iddialı bir hedef. Bunun için çalışıyoruz. 20 Nisan’daki ekonomi bildirgemiz yayınlandığında bu konuyu orada görebileceksiniz. Hilton Oteli’nde saat 10.00’da düzenlenecek programda bütün Türkiye ekonomik anlayışımızı görecek.

KENTLİLİK YOK
Diğer illerin işsizliği ile Kocaeli’nin işsizliği arasında fark var. Çünkü diğer illerden Kocaeli’ne iş bulmak umuduyla insanlar geliyor. Adam Bingöl’den kalkıp Kocaeli’ye iş bulmaya geliyorsa, Kocaeli’nin işsizlik oranının Bingöl’den düşük olması gerekir. Ancak Kocaeli’nin işsizlik ortalaması Türkiye’nin üstünde. Neden? Çünkü Kocaeli kötü yönetiliyor. Kocaeli’de yaptığımız kamuoyu araştırmalarında en büyük sorunlarından bir tanesi trafik çıktı. Şimdi Kocaeli’de trafikten şikayet edilince bunu Kandıralılar etmiyor. Gebzeliler ve İzmitliler şikayet ediyor. Biz İzmit’te oturanlar Gebzeliler’in sorunlarından kopuğuz. Burası bir il, peki biz neden kopuğuz ve bu kopukluk neden giderilmiyor bunu hiç düşünmüyoruz. Kocaeli bir tek yönetim tarafından yönetiliyor, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi. Bu kentin insanları birbirinden kopuk bir yaşantıya sahip. Böyle bir kent olur mu? Olmaz. İşte benim kötü yönetiliyor dediğim nokta bu. Bir yerlere battı çıktı yapmakla bu iş olmuyor.

BÜYÜKŞEHİR’İN GELİRLERİ ÖLÇÜLEMEYECEK KADAR YÜKSEK
Siz büyük bir kenti, büyük bir metropolü yönetiyorsunuz. Yaptığınız battı çıktılar ve yeşillikler sadece süsleme. Burada bir kentlilik duygusu, İstanbul kadar hızlı göç alan bir yerdeki kadar bile yok. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi fiilen toplumu, Kocaeli’ni kucaklamış değil. Bakın size bir şey söyleyeyim. Tuzla’dan kalktınız, Avcılar’a gitmek istiyorsunuz tek araçla bu işi yapabilirsiniz değil mi, yahut aktarmalı olarak? Ancak Karamürsel’den yola çıksanız Çayırova’ya nasıl gideceksiniz? Kaç tane araç değiştireceksiniz? AKP’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bunu düşünmek zorunda. Körfez Barbaros Mahallesi’nde oturuyorsunuz diyelim aynı ilçede bulunan hastaneye gitmek için iki araç değiştirmeniz gerekiyor, ya da taksiye binmelisiniz. Çünkü bu kentin belediyesi size otobüsle her yere tek vasıtayla gitme imkanı sağlayamıyor. Şimdi kimileri diyebilir ki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gelirleri düşük kardeşim adamlar nasıl yapsın, kimse bunlara inanmasın Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gelirleri ölçülmeyecek kadar yüksek.

HURŞİT GÜNEŞ KİMDİR?
23 Nisan 1957 tarihinde Ankara'da doğan Güneş, eski bakanlardan Prof. Dr. Turan Güneş’in oğlu. 1980 yılında Economics, Politics and Government (Ekonomi, Politika ve Devlet) dalında lisans diploması aldı. 1983 yılında Galler Üniversitesi'nden KİT'lerin Fiyatlandırmaları ve Açıklarının Finansmanı konulu tezle Master (Magister in Scientia Economica) derecesi aldı.
1988 yılında Türkiye'de Para Arzının Belirlenmesi ve Kontrolü konulu tezle Boğaziçi Üniversitesi’nden doktora aldı ve beraberinde Marmara Üniversitesi'nde Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. Güneş halen Millyet Gazetesi'nde ekonomi yazarlığı yaptı.
Mayıs 2010’da CHP Parti Meclisi’ne, daha sonra MYK’ya girerek Genel Başkan yardımcısı oldu.
CHP’den Kocaeli 1.Sıra Milletvekili adayı.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim