• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 15 °C

Güneş: Hükümet Türkiye'nin büyüme gücünü yitirdiğini itiraf etti!

Güneş: Hükümet Türkiye'nin büyüme gücünü yitirdiğini itiraf etti!
CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Hurşit Güneş, açıklanan “Orta Vadeli Program” ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Hurşit Güneş'in açıklaması şu şekilde:

HÜKÜMET TÜRKİYE'NİN BÜYÜME GÜCÜNÜ YİTİRDİĞİNİ İTİRAF ETTİ!

Açıklanan orta vadeli programın en temel özelliği artık Türkiye ekonomisinin büyüme gücünü yitirdiğinin kabulüdür. 2014'te yüzde 3,3 beklenmektedir. Ancak 2015 yılında yüzde 4'lük bir büyüme asla kabul edilebilir bir rakam değildir. Düşen tüketici güveni, artan döviz kuru ve daralan ihracat pazarları bunun açık bir göstergesidir. 2016 ve 2017 için öngörülen yüzde 5'lik bir büyüme de Orta Doğu'da hiçbir olumsuz gelişme olmaması halini varsaymaktadır. Bu halde bile artık anlaşılan daha yüksek bir büyüme beklentisi bu hükümetin gündeminden düşmüştür.

 

PROGRAM GERÇEKÇİ DEĞİL

Bununla beraber bu program asla gerçekçi sayılamaz. Her program içinde bulunulan siyasal ve toplumsal konjonktürü hesaplamalıdır. Türkiye'nin içinde bu denli gerginlik ve bölgede bu denli sıcaklık varken nasıl olur da bu göze alınmaz. Hele Türkiye bölgede bir sıcak savaşa girmek için Meclisten bir tezkere çıkarmışken bu programın gerçekçi sayılması hayalperestlik olur.

 

1) İHRACAT HEDEFİ TUTMAZ

Programda ihracatın 160 milyar dolardan 203 milyar dolara çıkması bekleniyor. Oysa son yıllarda Irak ve Suriye'ye ihracat düşüyor ve Avrupa ekonomilerinin durgunluktan kurtulmadığı bir konjonktürde Orta Doğu'ya ihracat son derece önemli. Bunun da başarılması neredeyse olanaksız.

 

2) ÖZELLEŞTİRME HEDEFİ TUTMAZ
Programda 2015 özelleştirme hedefi olarak 11,8 milyar TL konulmuş.. Bu hedef de gerçekçi değildir. Türkiye'nin kredi notunun düşme olasılığının olduğu bir süreçte, büyüme oranı düşmüşken ve bölgede bu denli sıcaklık varken, nasıl olacaktır da özelleştirme gelirleri bu denli bir düzeyde gerçekleşebilecektir? Bu da belli değildir.
 
3) DIŞ AÇIĞIN FİNANSMANI HALA BİR KRİZ ETMENİ
Türkiye'nin yılsonunda 47-48 milyar dolar dış açık vereceği görülmektedir. Bu milli gelire oranla dünyanın en büyük dış açıklarından biridir. Bölgede savaş sürerken ve Türkiye'de hükümetin de bunun içine girmeyi planladığı bir ortamda nasıl olacaktır da, bu açık (bir ölçüde daraltılmış olsa da) doğrudan yabancı sermaye ve portföy yatırımları ile finanse edilecektir? ABD Merkez Bankasının faiz artırma olasılığı güçlendikçe gelişmekte olan ülkelerde para çıkışları yaşanmaktadır. 2014 yılının son aylarında bu gözlenmiştir. Hal böyleyken, bırakınız taze girişleri Türkiye çıkışları nasıl önleyecektir? 
 
Türkiye'de özel kesimin 280 milyar dolar dış borcu bulunmaktadır. Net açık pozisyonları ise 180 milyar dolardır. Bu nasıl olacaktır da finanse edilecektir? Yabancı bankalar sonsuz biçimde bunu finanse etmeye devam edecekler midir? Dış politikada uzlaşmaz ve maceraperest bir tutumun izlenmesi sürerse bu borcu çevrilmesi zorlaşacaktır.

 

BÜYÜME DÜŞTÜĞÜNE GÖRE BÜTÇE TUTMAYACAKTIR

Türkiye'de büyüme performansı düştüğünde bütçe açığı da artmaktadır. Çünkü ithalattan ve tüketimden alınan vergiler ağırlıktadır. Program büyümenin düşmesini öngördüğüne göre, hatta savaş nedeniyle daha da düşük kalacağına göre bütçe açığı azalmayacak, artacaktır.

1,5 milyon mültecinin iaşesinin devlet eliyle sağlanması gündemdeyken, güvenlik harcamalarının iç ve dış nedenlerle artması gündemdeyken kamu harcamaları haliyle hızlanacaktır. Üstelik faizler yükseldiği halde program bunu göz önüne almamış, faiz giderlerini düşük hesaplamıştır. Vergi gelirleri ise ithalat ve tüketim düşerken büyük ölçüde azalacaktır. Bu da bütçe dengelerinin tutmasını engelleyecektir. IMF'nin önden doldurmalı daha yüksek bir faiz-dışı hedefini önermesi ise bu nedenle hiç gerçekçi değildir. Doğru da değildir.

 

BÜYÜME DÜŞTÜĞÜNDE İŞSİZLİK DE ARTACAKTIR

Program işsizliğin yüzde 9,6'dan 4 yıl içinde yüzde 9,1'e indirmeyi öngörmektedir. Demek ki, işsizliği temelli düşürmek gibi bir hedef ya da endişeleri yoktur. Oysa bu denli düşük büyüme performanslarıyla işsizlik bırakın aynı düzeyde kalmayı mutlaka yükselecektir. Hele bir savaş olasılığı ortaya çıkarsa büsbütün patlayacaktır.

 

2015-2017 dönemine ait OVP gerçekçi olmadığı gibi, mevcut haliyle de umut vermemektedir. Zaten Başbakan Yardımcısı Babacan bu programda olmayacağından pek de sahip çıkmamakta, işi Allaha havale etmektedir. İktidarın ustalık döneminde düşük büyüme, hatta belki de durgunluk artan işsizlik ve kontrol edilemeyen dış borçlar sorunlarının yaşanacağı görülmektedir. Böylesi bir ortamda umarız hükümet bir çılgınlık yapıp bölgede toptan bir savaşın içine girmez. Girdiği takdirde bilmelidir ki, ekonomik kriz de kaçınılmazdır. Son günlerde bir türlü kontrol edilemeyen döviz kuru gelişmeleri de bunu açıkça göstermektedir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim