• BIST 87.765
  • Altın 145,713
  • Dolar 3,5904
  • Euro 3,8155
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 11 °C

Güney Kore’nin Türkiye sevdası…

Bülent Ekinci

1950-1953 yılları arasında Güney Kore ile Kuzey Kore arasında çıkan savaşta, Güney Kore’nin yanında yer aldık. Deniz ulaşımıyla 40 gün süren bir yolculuğun ardından Güney Kore’ye ulaşan Türk birlikleri kendi vatanının savunurcasına savaştı Güney Koreli “hemşerilerimiz” için…

O tarihte Güney Kore’de 741 askerimiz şehit oldu.  2111 askerimiz yaralandı. Bunların dışında Türk birliklerinden 234 asker tutsak ve 175 asker kayıp oldu.

Yüzlerce şehidimiz yatıyor Güney Kore’de.

Hatta biri de benim akrabam.

Türk ordusu hiçbir çıkar gözetmeksizin Güney Kore’nin ulusal bütünlüğüne kayıtsız destek verdi.

Aradan onca yıl geçti.

Bugün baktığımızda Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki gerginliğin devam ederken, Türk ile Güney Kore arasındaki dostluğu da halen tüm samimiyetiyle sürüyor.

Türk dostu bir toplum Güney Kore…

Bir seyahat için gittiğim Güney Kore’de şehitliği geziyorduk.  1951 yılında Gölcük Sretiye köyünden çıkıp Güney Kore’deki savaşta şehit olan akrabam Ali Ormancı’nın mezarını buldum.

Onun başındayken Güney Koreliler etrafımda bitti ve orada yatan kişinin akrabam olduğunu öğrendikleri de inanılmaz bir saygı gösterisinde bulundular.

Bu çok onur verici, gurur verici ve mutlu eden bir anı olmuştu benim için.

Şimdi baktığımızda onları bizden ayıran tek şeyin çekik gözleri olduğunu görebiliyorum.

Türk hayranlıkları ve minnet duyguları o kadar yoğun ki, ticari anlamda Türkiye ile ilgili hemen her projeye sıcak bakıyorlar.

Hyundai, Posco gibi Güney Kore devleri, birçok ülkeden daha yüksek olan işçilik giderlerine rağmen Türkiye’yi tercih ediyorlar ve ettiler.  

Hyundai yeni bir modeli Alikahya’daki fabrikasında üretmeyi düşünüyor.

Bununla ilgili olarak Hyundai’nin Türkiye’deki CEO’su ve Başkanı Mong Hyun Yoon’un da büyük girişimleri oldu.

Kısmetse kısa bir süre sonra Alikahya fabrikası İ10 ve 120’nin ardından farklı bir modelinde üretimine başlayacak.

Mong Hyun Yoon’u anmışken onunla ilgili duyduklarımı da anlatmak istiyorum.

Kendisi diğer Güney Koreliler gibi tam bir Türk dostu ve hayranı.

Görevlendirildiği  ülkemizde tek yaşamıyor. Eşi ve çocuğu da Türkiye’de bulunuyor.

Daha önce içmediği siyah çayın tiryakisi olmuş durumda.

Üstelik fincanda değil ince belli bardakta içiyor.

Fabrika’da da çok sevilen Yoon, işçilerin iş yerindeki hayatını kolaylaştırmak için pek çok şey yapmış.

Mesele fabrika içerisindeki mescidi camiye cevirmiş. Abdest alma alanına sıcak su bağlatmış. Hatta bunlarla yetinmeyen Yoon, Cuma vaktinde fabrikada rastladığı Türk işçilerine “Hadi Cuma’ya gidelim”  diyerek camiye bile gidip cuma namazı kılmış.

İşçilerinin arasında yer almak için, onlar gibi yaşayarak sıkıntılarını daha iyi gözlemlemek için Cuma Namazı bile kılmış. Abdest alırken işçilerin soğuk suyla üşüye bileceğini de bu namaz öncesinde abdest alırken fark etmiş.

Bizler onu, bir programda Türkçe istiklal marşını okumasıyla tanıdık.

Türkiye’yi karış karış gezmeyi hedefleyen Yoon, geçtiğimiz yıl başladığı Güneydoğu gezilerini bu yılda sürdürecekmiş.

İşin özü Güney Kore, Türkiye’deki yatırımlarını önümüzdeki yıllarda da artırarak sürdüreceğe benziyor. Umarım bu samimi dostluk ilelebet böyle devam eder.


 

10 Ocak ve gazeteci

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü tüm ihtişamıyla kutladık. Dün meslek hayatımızda büyük ve köklü değişiklikler oldu. Sosyal medya kullanarak, whatsapp kullanarak, SMS ve GSM aramalarıyla kutlana gazeteciler günü sayesinde artık çok daha iyi şartlarda ve mutlu bir şekilde çalışıyoruz. 10 Ocak 2961 yılında aldığımız haklardı savunan tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz” dedikten sonra hayatın gerçeklerine dönelim.

1 yıl hazırlık 4 yıl İletişim Fakültesi her yıl binlerce mezun, her yıl birlerce işsiz gazeteci olduğunu hatırlatmak isterim. Gençliğin en verimli çağlarında geleceğe dönüm hayat planlaması yapan gençlerimiz yüksek puanlarla girdikleri üniversitelerden gazetecilik mezunu olarak ayrılıyorlar.

Sonra ne oluyor.

Bir üniversite 200 mezun veriyor, 2 tanesi işe girebiliyor.

O da komik ücretlere çalışıyor.

Gazetecilik mezunu olup bir kasabın yanında çalışanda biliyorum, güvenlik görevlisi olarak çalışanda. Hatta memleketinden kaçıp tatil bölgelerinde garsonluk işi arayanda biliyorum.

Gazeteci yetiştirip o kişiye garsonluk yaptıran bir toplum olduk.

10 Ocak7ı kutladık. Çalışan gazeteciler günü. , kutlanması gereken bir durum... Çünkü gazeteci olup gazetede çalışmayı başaran kişilerin elini sıkıp kutlamak gerekiyor.

Söylenecek çok şey var da bu sayfalar o söyleneceklere yetmez. Yetse de sizler o kadar uzun yazıları okumazsınız.

Tamda 10 Ocak’ı yazarken Körfez Belediyesi Basın Yayın ekibi geldi gazetemize. Günümüzü kutladılar. Basında sorumlu başkan yardımcısı İsa Taş, Körfez Belediyesi Basın Yayın Müdürü Alsı Kuş, basın yayın çalışanları Sercan Özden ve Muhammet Yurtsever bu nazik davranışlarından dolayı bir kez de bu köşeden teşekkür etmek istiyorum. Her şeye rağmen hatırlanmak güzel bir duygu…


 

İzmitli müzisyenler Gürcistan yolunda

guncistan.jpg

Yıllardan beri birlikte sahne alan İzmitli müzisyenler, şimdide Gürcistan’da program yapmak için Batum’a gidecek. Solistliğini Yaşar Sığırcık’ın yaptığı Hüseyin Bertan’ın Org, Alpaslan Uygur’un Keman, Cihan Sürek’in Darbuka, Berk Kozak’ın Klarnet, Bektaş Ardahan’ın Kanun ile yer aldığı müzisyen grubu Gürcistan’ın Batum şehrinde faaliyet gösteren müzikhol ve otellerinde program yapacak. Yıllardan beni kentimizin farklı eğlence mekanlarında Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziğinin birbirinden güzel parçalarını başarılı şekilde icra eden müzisyen grubunun Gürcistan turu bir hafta sürecek.


 

Hafta sonunu çocuğunuza ayırmak ister misiniz?

Geleceklerini şekillendirmek için çalışıyoruz bahanesinin ardında sığınarak ihmal ettiğimiz çocuklarımız için bu hafta bir sürpriz yapalım ne dersiniz? Sabancı Kültür Merkezi’nde 15 Ocak Pazar günü keyifli bir çocuk oyunu sahnelenecek.  Uğur Çocuk Tiyatrosu tarafından uyarlanan “Burnunu kaybeden Palyaço” saat 12.00-14.00 ve 16.00’da Sabancı Kültür Merkezi’nde izleyicileriyle buluşacak. 


 

Soysal’ın imza günü 19 Ocak’ta KYÖD’de

mevlut-001.jpg

Gazeteci yazar Mevlüt Soysal, “Tek Tanığım Gökyüzü” kitabının çıkmasının üzerinden yalnızca 6 ay geçmişken yeni bir kitapla okuyucularının karşısına çıktı. Soysal’ın “Dünün Birinde” adlı çalışması Kanes Yayınları etiketiyle piyasaya çıkarken, genç yazar ilk imza gününü İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenledi. Soysal, ikinci imza gününü ise 19 Ocak Perşembe günü Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD) Sosyal Tesisleri’nde düzenleyecek. Saat 18.00’de başlayacak imza gününe Soysal’ın okuyucularının ilgi göstermesi bekleniyor.

Bu yazı toplam 3225 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
11 Ocak 2017 Çarşamba 23:39
23:39
sabancı fabrikalarında namaz kılmak ve cumaya izin verilmiyor ...

yabancı fabrikalar dine gösterdiği saygıyı bizim ülkenin fabrikaları neden izin vermiyor ....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim