• BIST 89.695
  • Altın 146,059
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 7 °C

Gününüz kutlu olsun

Tarık Bağdat

 

 

 

Her yıl 8 Mart tarihinde kutlanıyor, Dünya kadınlar günü. Önce bu günün nasıl oluştuğuna dair kısa bir bilgi edinelim.

     Amerika’nın New York kentinde, tekstil sektöründe çalışan kadın işçiler bir eylem başlatırlar.1800’lü yılların ortalarından itibaren, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, insanca yaşayabilecekleri bir ücret ve buna benzer haklar için mücadele etmekte olan kadın işçiler bir sonuca ulaşamazlar.

     En sonunda 8 Mart 1908 günü haklarını alabilmek ve seslerini duyurabilmek için greve giderler. Ancak bu greve, patronların yaklaşımı çok sert olur.

     Grevin diğer işyerlerine sıçramasını önlemek için, kadın tekstil işçileri fabrikalara kilitlenirler. Fakat beklenmeyen bir şey olur, fabrikada yangın çıkar. Çıkan bu yangında 129 kadın işçi hayatını kaybeder.(Bazı kaynaklara göre çıkan bu yangın bir tesadüf değildir. Bilerek çıkarılmış ve işçilere ders verilmek istenmiştir.) İşte,8 Mart tarihinin anlamı buradan geliyor.

     O gün hayatı pahasına hak mücadelesi veren çalışanların sayesinde, bu gün çalışanlarımızın bazı haklara ulaştığı muhakkak.1800’lü yıllardan bu günlere çok mesafe alındı, ancak alınan bu mesafenin yeterli olduğunu söylemek zor.

     Zira bizim ülkemizde yaşanan birçok olay hala hafızalarımızda. Anımsayacağınız gibi, bir kamyonetin içerisinde iş yerlerine götürülen kadın işçiler yaşanan bir kaza neticesinde hayatlarını kaybet melerihala gözümüzün önünde.

    Ve hala kadın işçilerin çalışma şartları istenilen seviyelerde değil. Geçmişe göre epey yol alınmasına rağmen, kadınlar için yapılması gereken çok şey var.

     Bizim ülkemiz de, Cumhuriyetle birlikte kadınlar gerçek anlamda değer kazanmaya başladılar. Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK, kadınlar için çok önemli adımlar attı. Medeni kanunla, kadınlarımıza birey olma kimliğini verdi. Seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Eğitim öğretim de, kadınlara çok önemli ayrıcalık ve görevler verdi.

Öyle bir yük yüklemişiz ki biz onların üzerine bu ülkede, ne zordur taşımak kadınlığı, taşıyabilmek. Bir profil çizmişiz ve çıkmasına izin vermemişiz. Bu döngü içinde kıvranıp durmuşlar. Çizgiyi aştıklarında, dışlamışız hemen aramızdan.

Kadın evde oturup, çocuğuna bakar, eşine yemek hazırlar demişiz. Yaşam standartlarını oluşturmuşuz biz o günlerde. Bir sıkıntın var mı diye sormamışız, geri planda bırakmışız her zaman. Fedakâr kadınlarımızın sırtına bir de biz yük olmuşuz. Of demeden taşımışlar bizi ağırlıklarımızca.

         Özünde şöyle bir düşündüğünde;

Annelik onurunu yaşayan kadınlarımız, toplumun yarınlarını oluşturan çocuklarımızı yetiştirenler ise yine kadınlarımız.

         Kadın berekettir, tam takır sofradan saray sofrası kuran, iki lokmayla dünyaları doyurandır.

Kadın candır.  Kadın gecedir, bir kere girdi mi yüreğine örter ne eksik varsa düne ait düşüncelerinde. Kadın anadır. Kadın bacıdır. Kadın eştir. Kadın dosttur. Kadın cesurdur, siz aklınızda esir etmediğiniz sürece.

Bana göre, bir toplumun kadına verdiği değer aslında kendi geleceğine verdiği önemin bir çeşit göstergesidir.

Bu yazı toplam 2185 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim