Denizi doldurmayı "Yatırım" sanıyorlar

Çevre Mühendisleri Oda binasından gerçekleştirdiği basın açıklamasında Derince Limanına yapılması planlana dolgu alanı projesini doğru bulmadığını bel...

Çevre Mühendisleri Oda binasından gerçekleştirdiği basın açıklamasında Derince Limanına yapılması planlana dolgu alanı projesini doğru bulmadığını belirten Sait Ağdacı,” Türkiye’ de insanlar denizi doldurmaya ‘‘yatırım’’ olarak baktıkları için bunlar Rant projeleridir. Bugün deniz doldurularak bir takım çalışmalar yapılıyorsa, insanların deniz ile olan ilişkisi kesilecektir ve proje ekosisteme, insan yaşamına ve kent yaşamına zarar verecektir. Deniz dolgusu, denizde ki verimli alanları yok etmekte, bu anlamda her yönü ile bir sorun teşkil etmektedir. Dolgular bölgedeki akıntı yapılarını değiştirmektedir. Bu da uzun vadeli denizle ilgili sorunlar yaratacaktır” ifadelerini kullandı.

 

NEFES ALACAK YER KALMADI

Çevre Mühendisi Sait Ağdacı basın açıklamasında,”Yoğun kıyı kullanımın olduğu kentimiz körfez kıyıları, Marmara Bölgesi’ nin doğusunda, toplam 130 Km uzunluğunda sahil şeridine sahip, kıyının jeomorpolojik yapısı ve kıyı alanındaki kullanım çeşitliliği bir etkileşim halindedir. Çalışma sahasının sanayi, ticaret ve ulaşım alanı olması, İzmit körfezi kıyılarında yoğun bir ticari amaç güden kıyı alanı kullanımını meydana getirmiştir. Kocaeli ili genelinde 15 adet OSB, 220 adet sanayi kuruluşu (bir çoğu ağır sanayi), Serbest Bölgede 11, Altınova’ da 19 adet olmak üzere 30 adet Tersane, 43 adet Liman ve Liman İşletme Tesisi, 4 adet Kılavuz/Römorkaj hizmet tesisi bulunmakta olup  kentimizde artık nefes alacak yer kalmamıştır” ifadelerinde bulundu.

 

PEK ÇOK SORUYU BERABERİNDE GETİRİYOR

Konuşmalarına devam eden Ağdacı, “ÇED sürecinden uzak tutulan Safi Port Derince Limanı İlave Dolgu Yapımı ve Dip Tarama projesi, bir deniz tabanı doldurma ve yer sağlama projesidir. Son zamanlarda denize dolgu projeleri gerek kruvaziyer liman projeleri, gerekse dev miting alanı projeleri ile sıkça gündeme geliyor (Yenikapı Miting Alanı gibi), tartışmalar yaratıyor. Denize dolgu ile yapılan projeler hukuka uygun olup olmadıklarından, deniz ekolojisine, güvenli olup olmadıklarına kadar pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. Deprem ülkesi olan Türkiye’ de denize yapılan dolgu projeler ne kadar güvenli, denize dolgu projelerin sayısı son zamanlar da neden arttı, hedeflenen nedir?, bu projelerin doğaya zararları, sakıncaları neler, hangi problemlere yol açabilir, deniz kendinden alınanı geri alır mı ve dolgu nasıl yapılmalı?” diye sordu.

 

DENİZİ DOLDURMAYA YATIRIM OLARAK BAKIYORLAR

Türkiye’de insanların denizi doldurmaya yatırım olarak baktığı ve bunun rant amaçlı olduğunu belirten Ağdacı, “Bugün deniz doldurularak bir takım çalışmalar yapılıyorsa, insanların deniz ile olan ilişkisi kesilecektir ve proje ekosisteme, insan yaşamına ve kent yaşamına zarar verecektir.Deniz dolgusu, denizde ki verimli alanları yok etmekte, bu anlamda her yönü ile bir sorun teşkil etmektedir. Dolgular bölgedeki akıntı yapılarını değiştirmektedir. Bu da uzun vadeli denizle ilgili sorunlar yaratacaktır” şeklinde konuştu.

 

KARBON EMİSYONUNU ARTIRIYORSUNUZ

Bu yöntemlerle karbon emisyonunu arttığını belirten Ağdacı, “Sahiller çok değerlidir. Sahil ekosistemi ise dünyanın en nazlı ekosistemleridir. Bozulması kolay, kendini yenilemesi zordur. Doldurduğunuz alan size küçük gelebilir ama o dolgunun altında canlı bir yaşam var. Toprağın bir cm 3. nde yüz binin üzerinde mikroorganizmalar olduğunu denizin de buna eşdeğer olduğunu biliyoruz. Ekosistem belki kendini yenileyebilir. Ama kıyı ekosistemi bu yetenekte değil. Dolgu alanları ile siz onu yenileyemeyecek kadar tahrip ediyorsunuz. Deniz ekosistemine yönelik tecavüzler yanlıştır. Ayrıca doldurduğunuzda karbon emisyonunu da arttırıyorsunuz. Çünkü denizler Karbonu emer. Emeni engellediğiniz de Emisyonu arttırısınız” diye açıkladı.

 

DEPREMDE DENİZ İLK OLARAK DOLGU ALANLARINI GERİ ALIR

Yaşanacak bir depremde denizin geriye alacağının ilk olarak dolgu alanlarının olduğunu belirten Ağdacı Yapılan dolgular inşaat hafriyatının değerlendirme alanları olarak görülüyor. Derince Limanı’ nın bu kadar büyütülmesi sonrasında oluşacak gemi trafiği de İzmit Körfezi’ ne büyük zarar verecektir. Dolaysıyla bu ve benzeri projelere ÇED sürecinden geçmeden ruhsat verilmesi ve inşasına başlanılması hukukun, çevre, insan ve canlı sağlığı açısından kabul edilemez bir yaklaşımdır.ÇMO olarak; çevreye,ekosisteme zararları konusunda bu projeye ilişkin olarak sürecin takipçisi olacağımızı, kentimiz de yaşayan insanların sağlıklı bir çevrede yaşaması için çalışmaya devam edeceğimizi saygı ile duyururuz” ifadelerine yer verdi. Ahmet HAZER

24 Eylül 2016 Kocaeli- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR