Sendikalı metal işçisinin Mart zammı yüzde 5,22 oldu

Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin işçinin ücretlerinde yüzde 5,22 artış olacak. Net asgari ücret 1300 liraya yükselince,  grup toplu iş sözleşmesi k...

Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin işçinin ücretlerinde yüzde 5,22 artış olacak. Net asgari ücret 1300 liraya yükselince,  grup toplu iş sözleşmesi kapsamında bir işçiyle sendikasız asgari ücretlinin brüt ücretleri arasındaki en düşük fark, 1 Ocak’ta yüzde 53 olmuştu. Fark, zam oranının belli olmasıyla birlikte yüzde 60’a ulaştı. Buna ek olarak MESS üyesi işyerlerindeki sendikalı işçiler, eylül ayında yeni bir zam daha alacaklar. İstihdam maliyetlerinde daha fazla artış olması halinde zorlu küresel ekonomik ortamda ihracat pazarlarının kaybedilmesi endişesi taşınıyor.  Orta ve uzun vadeli plan yaparak istihdamı korumak isteyen sanayi çevrelerinde, işçiyi yasadışı yollara yönlendirme ve üretimi durdurmaya yönelik çabalar düşündürücü bulunuyor

 

Mart ayında geriye doğru altı aylık enflasyon yüzde 5,22 olarak hesaplandı. 3 Mart’ta enflasyonun açıklanmasıyla birlikte Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin işçinin maaşlarına yüzde 5,22 oranında zam yapılacağı kesinlik kazandı.

 

Asgari ücretin 1 Ocak’tan itibaren net 1300 liraya yükselmesiyle MESS grup toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerle sendikasız asgari ücretli arasındaki en düşük brüt ücret farkı yüzde 53’e çıkmıştı. İşçi refahının artmasına yönelik bu önemli adım, başta metal sanayi olmak üzere çeşitli sektörlerde iş barışına büyük katkıda bulundu. Son dönemdeki toplu iş sözleşmeleri süreçlerinde işçiler ve işçi sendikaları tarafından ‘Aynı işi yapan işçiler arasında açılan ücret makasının yarattığı sıkıntıların giderilmesi gerektiği’ gündeme getiriliyordu. 1 Ocak’tan itibaren sendikalı işçiler arasında aynı işi yapanların eşit ücret alması büyük ölçüde sağlandı. Metal sanayinde asgari ücretteki iyileştirme, işçi yaşam standartlarının yükseltilmesi adına önemli bir adım olarak karşılandı. Sektörde işletmelere yüklenecek yeni işçilik maliyetlerinin ise iş kayıplarının yanı sıra öngörülemez sonuçlar da yaratacağı belirtiliyor. Metal sektörü, asgari ücret artışı sonrasında artık işlere odaklanılması gerektiğine inanıyor.

 

Yasadışı yollar gelecekten çalıyor

Metal sektöründeki sendikalı işyerlerinde ek zam talebiyle işçileri yasadışı yollara yönlendirme çabaları dikkat çekiyor. Üstelik 1 Mart 2016’dan geçerli olmak üzere yüzde 5,22 oranında ücret zammına ilaveten 1 Eylül 2016’da bir zam daha yapılacakken, izlenen yolların sanayi tesislerinde üretimi durdurmayı öncelikli hedef olarak koyması düşündürücü bulunuyor. İşyerlerindeki üretim mavi veya beyaz yaka fark etmeden herkesin varlık nedenini oluşturuyor. Üstelik üretimin durması sadece bunun yaşandığı fabrikayı etkilemekle kalmıyor. Yan sanayinin yanı sıra tesislere yemek ve servis gibi hizmet sağlayan tedarikçiler de var. Bu işyerleri sanayi şehirlerinde hayatın can damarlarını oluşturuyor. Bir ana sanayi tesisinde üretimin durması tedarikçilerle birlikte binlerce çalışanı etkiliyor. Üretimin durması için yapılan bu art niyetli girişimler herkesin geleceğe yönelik maddi manevi beklentilerinden çalınması anlamına geliyor.

 

Eylülde TÜFE + 3,5 zam

Metal sanayinde sendikalı işçinin eline geçen ücretin asgari ücretten daha yüksek olduğu biliniyor. Öte yandan metal sanayisindeki çalışanlar eylül ayında da ücret zammı alacaklar. Asgari ücretin bu yıl için aylık brüt bin 647 liraya yükselmesiyle, buna denk çıplak brüt saat ücreti ocak ayı itibariyle sendikalı veya sendikasız bütün işçiler için 7,32 lira olarak belirlendi. Bu rakam, metal sanayinde toplu sözleşme kapsamındaki işçilerde 1 Mart’ta en düşük 7,70 liraya ulaştı. Yapılan toplu sözleşmeler gereğince asgari ücrete ikramiye, yakacak yardımı, gece zammı, çocuk yardımı ve diğer sosyal yardımlar ilave ediliyor. İşçi gelirlerinin daha da artmış olması işçilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesinde önemli katkı sağlayacak. Buna göre 1 Mart 2016’dan itibaren ikramiye dahil 2.311 lira brüt ücret alacak olan sendikalı bir işçinin geliri ek ödemelerle ile birlikte en düşük 2.637 liraya kadar yükseldi. 2016 yılında Mart’ta yapılan zammın dışında bir ücret zammı daha alacak olan sendikalı çalışanların net ücretleri yılsonunda 2 bin liranın üzerine çıkacak. Böylelikle toplu sözleşme kapsamında olan bir işçiyle asgari ücretli işçi arasında 1 Ocak’ta yüzde 53 olan toplam brüt ücret farkı, 1 Mart’ta yüzde 60’a çıktı. Fark, 1 Eylül’de yani 9 ayda yaklaşık yüzde 71 gibi bir orana ulaşacak. TÜFE + 3.5 oranındaki ikinci zam dönemi olan 1 Eylül 2016 itibariyle en düşük 2.452 lira brüt ücret alacak olan sendikalı bir işçinin geliri, aylık 2.810 liraya kadar artış gösterecek.

 

Aynı işi yapanların ücret farkı kapandı

Asgari ücrete yapılan zam, ücret ortalamasını tüm işçiler lehine yükseltti ve aynı işi yapan işçiler arasındaki makası kapattı. Son dönem toplu iş sözleşmeleri süreçlerinde karşılaşıldığı üzere, gerek sendikacılar ve gerekse genç işçiler tarafından ‘Aynı işi yapan işçiler arasındaki kıdem nedeniyle açılan ücret makasının yarattığı sıkıntılardan ve bunun daraltılması gereğinden’ bahsedilmişti. Dolayısıyla asgari ücret zammıyla bu makas bir ölçüde daraltıldı.

basliksiz-2-025.jpg

**

Sadece yüzde 16’sı kapsamda

Metal sanayinde yaklaşık 1.5 milyon işçi istihdam ediliyor. İstihdam edilenlerin yalnızca 250 bini sendikalı ve bu işçilerin yaklaşık 240.000’i toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunuyor. Toplam içindeki payları ise sadece yüzde 16 seviyesinde.

basliksiz-3-003.jpg

 

Ücret-verimlilik dengesizliği arttı                                                                                                              

2015 yılının üçüncü çeyreğinde, imalat sanayinin işgücü maliyeti yıllık bazda nominal yüzde 18.1, reel olarak yüzde 10.8 artarken, üretim, verimlilik ve istihdam artışları ise sıfıra yakın gerçekleşti. Ücret ve verimlilik ilişkisinin 2012 başlarından beri bu denli sorunlu oluşu, istihdam artışının git gide azalıp sıfıra yaklaşmasının temel nedeni olarak görülüyor. Son artışlarla birlikte sanayi istihdamında, rekabet gücünde ve kayıt dışı istihdamda önemli risklerin oluşabileceği kaydediliyor.

 

2012’nin üçüncü çeyreğinden 2015’in aynı dönemine kadar olan 3 yılda reel işgücü maliyeti, verimliliğe kıyasla yaklaşık 10 kat hızlı arttı. Reel işgücü maliyeti yüzde 20.6 oranında yükselirken, verimlilik artışı yüzde 2’de kaldı. Aynı dönemde üretim yüzde 9, istihdam yüzde 6.9 arttı. İşgücü maliyeti ile verimliliğin birlikte değerlendirilmesini sağlayan ve “bir birimlik üretimde işgücü maliyetinin rekabet gücüne etkisini” yansıtan “birim işgücü maliyeti” endeksi ise aynı dönemde yüzde 18.4 artarak, 111.6’dan 132.1’e yükseldi.

06 Mart 2016 Kocaeli- Ekonomi



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?


Kocaeli için kar uyarısı! mask
Kocaeli için kar uyarısı!

Erkek öğrencisine tecavüz ettiği iddia edilen öğretmen tutuklandı! mask
Erkek öğrencisine tecavüz ettiği iddia edilen öğretmen tutuklandı!
Durdurulan şahsın üzerinden çıktı! mask
Durdurulan şahsın üzerinden çıktı!
Karamürsel'de çocuk bıçaklandı! mask
Karamürsel'de çocuk bıçaklandı!
Plajyolu da tramvaya kavuşuyor mask
Plajyolu da tramvaya kavuşuyor
Ekmekte flaş fiyat açıklaması! mask
Ekmekte flaş fiyat açıklaması!

BEĞEN 21 B
TAKİP ET 2 B

YÜKLENİYOR