Astsubay’ların TSK ve Siyasi İradeden Beklentileri…

Bugün “Motivasyon&Astsubaylar” konusuna, Yrd. Doç.Dr. Murat AYAN’ın hazırladığı anlatımla devam ediyoruz. Özellikle TSK’ya olan aidiyet duygusunun...

BÜYÜT

Bugün “Motivasyon&Astsubaylar” konusuna, Yrd. Doç.Dr. Murat AYAN’ın hazırladığı anlatımla devam ediyoruz. Özellikle TSK’ya olan aidiyet duygusunun, kurumsal mutluluğun çok önem kazandığı son yıllarda, artan mesleki ve ekonomik tatminsizlik ve mutsuzlukların da, TSK’da artan intiharlarda etkili olduğuna inanılan ve söylenen bu dönemde, motivasyonun ne kadar önemli bir konu olduğunu siz değerli okuyucuların takdirlerine bırakıyorum..

Yrd. Doç. Dr. Ayan’ın ifadeleriyle; bekleyiş, belirli bir düzeyde çaba gösterilmesi sonucunda belirli bir sonuca ulaşılacağına dair duyulan inancı ifade eder. “Çaba gösterirsem, arzulanan sonuçlara ulaşabilecek miyim?” gibi. Araçsallık, kişinin arzulanan sonuçlara ulaşması halinde bunun kendisi açısından sağlayacağı faydaya dair algısı olarak tanımlanabilir. Kişinin kendi kendisine “Arzulanan sonuçlara ulaşmam halinde bunun bana ne gibi bir faydası olacak?” gibi soruların sorması ile ilgilidir…

TSK Yönetimi ve siyasi irade, yukarıdaki sorulara vereceği olumlu cevap ve uygulamalarla kendi başarısını ortaya koyacağı gibi TSK’nın gövdesini (astsubay camiası) oluşturan büyük bir kitlenin de verimliliğini artıracaktır. Yönetenler açısından kaygıya sebep olan ve devamlı olarak ifade edilen “Biz, sizi astsubay olarak yetiştirdik” söylemi havada kalmakta…kişi çalıştığı, katma değer sağladığı ölçüde içinde bulunduğu kurumdan ve yöneticilerinden saygı görmeli ve bunun karşılığı hem maddi hem de manevi olarak kişinin eforu ölçüsünde O’na yansıtılmalıdır ki personel kendini kurumuna ait hissetsin, kendini geliştirsin ve kendine çoklukla kurum haricinde başka hedefler geliştirmesin.

İyi bir ücret, statü, iş güvenliği, ek ödemeler dışsal ödüllere örnektir. İçsel ödüller ise başarma duygusu ve kişisel gelişme gibidir. “...Tatminin, başarıyı değil. Başarıdan sonra elde edilecek ödüller ve bunların eşit olarak algılanması tatmini doğuracaktır.” Başarıdan sonra elde edilen ödüller, hangi ölçüde eşit olarak dağıtılmaktadır? Bunlara örnek; sosyal haklar, lojmanlar, ücret, statü ve diğerlerini söyleyebiliriz. Bunu, yöneticilerin bireysel tercihlerinden ziyade, kurum içinde sistematik bir yapıya kavuşturulması “başarı-tatmin” ilişkisini doğuracak, tatmin olan çalışan (astlar) yaptıkları işlerde daha fazla başarılı sonuçlar alacaklardır.

Ödülün tatmine yol açması için ödülün hem çalışanların beklentisini karşılaması hem de adil olarak dağıtılmış olması gerekmektedir. Bu yaklaşım insan kaynakları yönetiminin önemini arttırmıştır. TSK’daki mevcut sistem her kademede çalışanla çalışmayanı aynı kefede değerlendirmektedir (ödül ya da cezalandırmaktadır). Adil olan, kişinin kuruma katkı sağladığı oranda ödüllendirilmesi, verimli olanın önünün açılmasıdır. Katma değer sağlamayan personel içinse gerekli yaptırımların yapılmasıdır.

Yazı dizimizin “Akademisyen Astsubay’lar Gözüyle Sorunlar!” başlıklı bu bölümlerinden çıkarabileceğimiz sonuç; motivasyonla ilgili bu bilgiler kapsamında bizlere, kişisel ve kurumsal hayatımıza yönelik bazı değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılmakta ve ifade etmektedir. Günümüz insan kaynakları pazarında iyi personeli çekmek ve elde tutmak büyük bir başarıdır.

Bu açıdan; bir işyerinde, motivasyona niçin ihtiyacımız var? Sağlıklı bir iletişim ortamına kavuşmak, çalışanlar arası yakınlaşmayı sağlamak, kurum kültürünü oluşturmak ve pekiştirmek, üretim ve hizmet hatalarını en aza indirmek, çalışanların çalışma kalitesini arttırmak, verimliliği arttırmak, yaratıcı fikirlerin önünü açmak, çalışanları hedeflere kilitlemektir. Motivasyon gerçek başarının ve mutluluğun anahtarıdır.

Bunu sağlamış bir (TSK mensubu) çalışan kitlesi, ilk olarak kendine ve çevresine olumlu döngü sağladığı gibi ait olduğu kuruma da bunu pek tabii ki bu durumu yansıtacaktır. Yapılan işin zorluğu yadsınamaz bir gerçektir. Akılcı olan mevcut olan işin zorluğunu yanlış, eskimiş iş modelleri ve yönetim şekilleri ile görmezden/ duymazdan gelmek ve geçiştirmek değil… mantıklı, akılcı ve bilimsel metotlarla azınlığın değil çoğunluğun sesine kulak vererek çözümler üretmek, iyileştirme ve geliştirmektir.

“Gözümüzü kapatmakla sadece çevremizi göremeyiz, ama çevremizde olan yaşam devam eder.” Gerçekleri, gözleri kapatarak, kulakları tıkayarak çözmek geçmişte nasıl mümkün olmamışsa, bugün ve yarınlarda da mümkün olmayacaktır.

Sonuç; zaman kaybı ve kaynakların israfıdır…

* * * * *


Astsubay’ların TSK ve Siyasi İradeden Beklentileri…

2002 yılından itibaren gücüne güç katarak iktidarını sürdüren hükümet tarafından yapılan çalışmalarla, ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşamına dair yapılan çalışmalar ortada..

Astsubaylar, yapılan çalışmaları takdirle karşılamasına rağmen, kamuda çalışan memur ve emeklilerin özlük haklarında iyileştirmeler yapmış olan hükümetin, astsubay ve emeklilerine neden herhangi bir iyileştirme yap(a)madığını da anlamakta zorlanıyor!

Astsubaylar bu konudaki rahatsızlıklarını da, değişik mecralarla, sosyal medya, ulusal, yerel görsel ve basılı medyanın ilgisi ve desteğiyle defalarca dile getirseler de, hala bir türlü istediklerini elde edemediler…

Baş sorumlunun Genelkurmay Başkanlığı olduğunun bilincinde olan astsubayların, on dört gündür devam eden yazı dizimizdeki farklı konularla birlikte değerlendirdiğimizde, ordumuzun güveni, gücü, manevi bütünlüğü ve aidiyet duygu eksikliğine sebep olan inanılmaz inadın ve haksızlıkların vatanseverlik mi? Yoksa..!! sorusunun cevaplarını, değerli okuyucularımızın iradelerine ve vicdanlarına bırakıyorum…

Siyasi iktidarı elinde bulunduran ve şimdiye kadar gerçekleştirdiği değişim ve gelişim hedefleriyle elde edilen kazanımlarla, ülkemizin küreselleşen dünyada özlenen güçlü ve istikrarlı konuma taşıma yolunda yaptığı çalışmalara, aşağıdaki taleplerle gücüne güç, güvenine güven, aidiyetine aidiyet katacağına inandığımız aşağıdaki “astsubaylarımızın talepleri”nin “Siyasi İrade” tarafından artık görülmesini, değerlendirilmesini ve giderilmesini bekliyoruz…

Astsubay’ların TSK ve Siyasi İradeden Beklentileri…

• “Maaş adaletsizlikleri”nin giderilmesi..
• “İntibaklar”ın muvazzaf ve emekli astsubaylara da yapılarak, adaletsizliğe son verilmesi..
• “Tazminatlar”da adaletsizliklerinin giderilmesi..
• Oyak ve Vakıflarda “Temsilde Adalet” ilkelerine uyulmasının sağlanması..
• Mobbing uygulamalarına güç katan “Disiplin kanunu””Askeri Ceza Kanunu” gibi hukuksuzlukların önüne geçilmesi..
• “Lojmanlar”ın dağıtılmasındaki adaletsizliklerinin giderilmesi..
• Cezaevleri ve hüküm giymişlere yapılanlar kadar astsubaylara da “Sicil Affı” getirilmesi..
• Gayri insani “Fazla Mesai” uygulamalarına çözüm bulunması..
• “Rütbe Süreleri”nde yaratılan haksızlıkların ve sonuçlarındaki maddi kayıpların giderilmesi..
• “Mecburi Hizmet” sürelerindeki adaletsizliklerinin giderilmesi..
• Atamalar konusunda özel ve ailevi durumların, kişisel gelişimlerin dikkate alınması…
• “Yurtdışı Kurslar”,”Yurtdışı Görevler” konusunda subayları kayıran adaletsizliklerinin giderilmesi..
• “Personel Rejimi”nin gerçekleştirilmesi…

Evet.. İki haftadır devam eden bu yazı dizimizin hazırlanmasında emeği ve desteği olan tüm astsubaylarımız adına, böyle bir çalışma içinde bulunmama vesile olan, desteklerini esirgemeyen, astsubayların ve de TSK’nın sayısal güç anlamındaki çoğunluğunun, sorununu dile getirerek belki de tarihi bir sürece katkı sağlayabilmeme olanak sunan, Kocaeli Gazetesinin yöneticilerine, ekibine ve tüm paydaşlarına, tabiî ki de siz değerli okuyucularımıza sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

SON…

Ve “Yeni Bir Başlangıç” olması dileğiyle…

26 Mayıs 2013 Kocaeli- Gündem



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR