Çocuğunuzun boyu uzamıyorsa dikkat!

Çocuklarda büyüme sorunlarında en önemli göstergenin boyun uzamaması olduğunu belirten Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, yaşı...

BÜYÜT

Çocuklarda büyüme sorunlarında en önemli göstergenin boyun uzamaması olduğunu belirten Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, yaşıtlarına göre kısa olan ve boy uzaması azalan çocukların çocuk endokrin klinikleri tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz şöyle konuştu:

“Büyüme, çocuğun sağlıklı olduğunun en önemli göstergesidir. Normal büyüme için sağlıklı beslenmek ve normal bir hormon dengesine sahip olmak gerekir. Büyümede en hızlı dönem, doğumdan itibaren bir yaşına kadar geçen dönemdir. İlk bir yılda bebeğin boyu 24 cm kadar uzar. 1-2 yaş arası  ortalama 12 cm artış olur. Bu hız, ilerleyen yıllarda 5-6 cm’e kadar düşer.  Ergenlik yaşlarına gelindiğinde, kızlar 15-20 cm ve erkekler ise 20-25 cm kadar uzar. Hangi yaşta olursa olsun, boy uzunluğunun değerlendirilmesinde kullanılan ölçü, o andaki boyun hangi büyüme eğrisi diliminde olduğu ve büyüme hızıdır.”

 

Küçülmeyen kıyafetlere dikkat

“Çocuğun çıplak ayakla ölçülen boyu, kendi yaşıtlarıyla karşılaştırılır. Eğrilerin alt dilimlerinde olan çocuklarda, büyüme sorunu yönünden dikkatli olmak gerekir. Yıllık boy artımı yaşa göre normalden az ise büyüme hızı yetersizdir, boy artışının yılda ortalama 5 cm den az olmaması gerekir. Aileler çocuğun boyunun  uzayıp uzamadığını kıyafetlerinden anlayabilirler. Kıyafetleri küçülmeyen çocuklarda büyüme sorunu araştırılmalıdır. Bazen aileler, anne ve babanın boyunu örnek gösterip, çocuğunun boyunun da kısa olacağını kabullenerek tetkiklerden kaçınıyor. Oysa ki, boy uzunluğu önemli oranda kalıtsal olsa da kısa boylu kişilerin çocukları da kısa olur diye bir kural yoktur.”

 

Boy kısalığı varsa detaylı araştırılmalı

Büyümeyi kalıtım, hormonlar ve çevresel faktörler etkiler. Doğumdan önce anne karnında bebek için ideal şartlar sağlanmışsa çocuk normal kilo ve boya sahip olacaktır. Ancak annenin hamileliği sırasında sigara içmesi, alkol kullanımı veya geçirdiği bazı bulaşıcı hastalıklar anne karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz etkiler. Düşük doğum ağırlığı (2500 gram altı) olan çocukların dörtte birinde büyüme geriliği gözlenebilir. Doğum kilosu düştükçe bu risk artar. Örneğin 1500 gram altı doğan çocuklarda risk daha fazladır. Bu çocuklar eğer 4 yaşına kadar akranlarını yakalayamazlarsa, büyüme geriliği tedavisine ihtiyaç duyarlar. Beslenme hayatın özellikle ilk 3 yılında büyümeyi desteklemesi bakımından çok önemlidir. Depoların dolması hormonal salınımın düzenli olmasına yol açar, dolayısıyla bebeklerin ideal kilolarında olmaları istenir.

Çocukluk döneminin kronik hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçlar  büyümeyi olumsuz etkiler. Örneğin kortizol kullanımı, kronik kansızlık, uzun süre astım, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları gibi boy kısalığının sebeplerinden biri de büyüme hormonu eksikliğidir.

 

Büyüme hormonunun boy artışını doğrudan etkileyen bir hormon olduğunu kaydeden Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, bu hormonun beyindeki hipofiz bezinden salgılandığını belirterek şunları söyledi:

“Beyindeki hipofiz bezi bazı durumlarda büyüme hormonunu salgılayamaz veya az salgılar. Büyüme hormonu eksikliği ile beraber hipofizden salgılanan diğer hormonlar da eksik olabilir. Bu durumun sebebi doğumsal olabileceği gibi, ikiz gebelik, bebeğin doğum sırasında makat gelişi ya da şiddetli kafa yaralanması, menenjit gibi bir hastalık nedeniyle beynin hasar görmesi, ışın tedavisi veya tümörler nedeniyle büyüme hormonu eksikliği olabilir. Ayrıca sebebi belli olmadan salgılanmada bozuklukda görülebilir. Büyüme hormonu eksikliği geliştiğinde, belli bir yaşa kadar normal büyüyen bir çocuğun boy artışında azalma saptanır. Büyüme hormonu eksik olan bir çocuk kısa boyludur, hafif kiloludur ve yüzü yaşına göre küçük gösterir. Bu çocuklar, ergenliğe geç girerler. Akranlarına göre her yıl daha az büyüdükleri için, bu fark her yıl daha da çok açılır.”

 

Büyüme hormonu eksikliği düşünülen bir çocuğa, büyüme hormonu testleri yapılarak tanı konulduğunu kaydeden Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, şunları ekledi:

“Büyüme hormonu gece uykuda salgılanır. Bu nedenle, sabah alınan bir kan örneği yeterli olmaz, mutlaka,  büyüme hormonu salgılanmasının değişik ilaçlarla uyarılmasını takiben  alınan kan seviyelerinin ölçümüne dayanan, uyarı testleri dediğimiz testler tanı konması için uygulanmalıdır. Aç karnına, sabah yapılan bu testlerde, belirli aralıklarla alınan kan örneklerinde büyüme hormonunun ne kadar yükseldiği saptanır. Bazen tek başına bu testler de istenen sonucu vermeyebilir. Az sayıda hastada bu testlerde büyüme hormonu değerlerinin yükselmesine rağmen, yeterli büyüme gözlenemediği durumlar da olabilir. Çocuğun o anki boyu, yıllık büyüme hızı ve büyümesine mani olabilecek başka bir hastalığın olmaması, büyüme hormonu eksikliği tanısında önem kazanır.

Büyüme hormonu eksikliği teşhisi konulan çocuklara büyüme hormonu verilerek başarılı bir tedavi yapılabildiğini kaydeden Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, şu sözlerle tedavi sürecinin uzun olduğuna dikkat çekti: “Teşhis için gereken uyarı testleri, kemik yaşının ölçümü gibi önemli tetkikler yapıldıktan sonra eksiklik söz konusu ise, çocuğun büyüme hormonu ile tedavi edilmesine karar verilebilir. Tedavi boyunca hasta her akşam yatmadan önce insülin iğnesi gibi çok ince bir iğne ile ve özel bir kalem yardımıyla enjeksiyon yapıyor. Bu enjeksiyonlar, çocukların kendi kendilerine uygulayabilecekleri kadar basittir. Tedavi çocuğun ortalama boy uzunluğuna yaklaşmasına kadar devam edebilir. Ancak burada önemli olan konu, tedaviye ne kadar erken başlanırsa alınacak cevabın o kadar fazla olduğudur.  Bunun sebebi de, erken dönemde büyüme kıkırdaklarının henüz kapanmamış olmasıdır. Büyüme kıkırdakları uzun kemiklerin büyümesinde rol alır ve yaş ilerledikçe kapanır, yani kemikleşir. Ergenliğin başlaması ile birlikte bu durum ortaya çıkar; onun için, tedavide en ideal yaş ergenlik öncesidir. Kızlarda meme gelişimi başladıktan ve adet gördükten sonra, erkeklerde ise ortalama 13 yaşından sonra büyüme hormonu ile tedaviye yanıt azalır. Ergenlikten önce başlanan hormon tedavisi başarılıdır. Ayrıca tedaviye uyum yani ilaç uygulamalarının atlanmaması çok önemlidir. Hergün uygulanan tedavide ayda 3 kezden fazla ilacın uygulanmaması, alınacak cevabın azalmasına yol açabilir. Büyüme hormonu tedavisi alanlar ilk yıl ortalama 8-12 cm daha sonraki yıllarda 6-8 cm uzarlar.

 

Bu belirtilere dikkat!

Çocuğunuz bir yılda 5 cm’den az uzuyorsa,
Büyüme son aylarda yavaşlamışsa ve çocuğunuz akranlarından geri düşüyorsa,
Son 1 yıldır giysilerinde değişiklik yapmadıysanız,
Son 1 yıldır ayakkabı numarasında değişiklik olmadıysa,
Çocuğunuz, sınıfta en küçük olduğu konusunda şikayetçiyse,
Yaşıtlarından küçük olduğu için içine kapanmış ve kendinden küçük oyun arkadaşları seçiyorsa,
Yaşıtlarından küçük olduğu için özgüvenini kaybetmiş ve ders başarıları azalmışsa

Mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanını başvurunuz.

11 Eylül 2015 Kocaeli- Sağlık


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR