İzmit’te bir dünya markası; ÖZSAR

Hatırlayacaksınız, dünkü tanıtımımı; “Şu kadarını söyleyip Özsar konusunu noktalamaya çalışmalıyım bugün. “Yarın Özsar’ın bir başka çalışması, yatır...

Hatırlayacaksınız, dünkü tanıtımımı;

“Şu kadarını söyleyip Özsar konusunu noktalamaya çalışmalıyım bugün. “Yarın Özsar’ın bir başka çalışması, yatırımı ve bir başka dünya markasının yine İzmit’ten doğuşunu anlatacağım çünkü sizlere” diyerek bitirmiştim. Bugün sizlere verdiği sözü yerine getirmek için, Özsar’ın başka bir yanını anlatmaya çalışıyorum.

 

Şöyle düşünebilirsiniz yazdıklarımı okuyunca;

“Özsar’ı et yemekleriyle tanıyoruz biz.”

Haklısınız. Özsar’ın doğuşu öyle zaten. Ne ki, bugün tanıtacağım yanı da sonuç olarak yiyecekle ilgili. Bu nedenle çok yadırgamayacağınızı umuyorum ve özellikle damak tadına önem verenlerin ilgiyle okuyacaklarını sanıyorum…

 

Alaçatı Muhallebicisi’ni duydunuz mu?

Ben duymamıştım. Duysam da İzmit’te olduğunu, üstelik İzmit’ten doğduğunu asla düşünmezdim. Alaçatı İzmir’e bağlı, rüzgar sörfüyle tanınan bir yer çünkü.

İşin “muhallebi” yanı zaten açık, adı üstünde. Biz;

“Neden Alaçatı” sorusunu, Özsar’ın sahibi Mehmet Ali Sarı’ya sorarken, aldığımız yanıtlar, Alaçatı Muhallebicisi’nin yalnızca muhallebi yapmadığı, konuklarına başka tatlar da sunduğu biçimindeydi. Sorular, yanıtlar derken, işinin boyutu bizi iyice meraklandırdı…

İlk Alaçatı Muhallebicisi, İzmit’te, hepimizin bildiği NCity’nin üst katında hizmete girmiş. Sonrasında ikinci Alaçatı Muhallebicisi’ni Seka Park’ta açmış Mehmet Ali Sarı. 

Şaşkınlığımızın bir yanı burada zaten. Nedeni de şu; Alaçatı Muhallebicisi, adını aldığı Alaçatı’da üçüncü olarak şubesini açmış. İzmit doğumlu ama adı İzmirli olan bir kurum, üçüncü şubesini İzmir’de açıyor anlayacağınız.

Derken, dördüncü Alaçatı Muhallebicisi Pendik’te açılıyor ve Mehmet Ali Sarı’yla, babası Cemil Sarı’yla sohbet ettiğimiz beşinci şube, iki ay önce NCity’nin giriş katında açılıyor…

“Neden Alaçatı” diye sorduğumu söylemiştim. Yanıt oldukça açıklayıcı, geniş kapsamlı. Mehmet Ali Sarı;

“İsim olarak Alaçatı’yı seçmemizin sebebi; oraya dünyanın dört bir tarafından insanın gelmesi, dünyada yelken sporu ve rüzgar sörfünde 3. olması, bölgede keçi çiftliklerinin bulunması, süt ve süt ürünlerinin meşhur olması ve damla sakızlı muhallebinin İzmir’de meşhur olması.” yanıtını veriyor.

Benim anladığım o ki, Mehmet Ali Sarı, Özsar markasını yalnızca Türkiye ile sınırlamak istemiyor. Asıl beklentisi Özsar’ın bir dünya markası olması ki, kısa dönemde yaşadığı hızlı gelişim de bunun müjdecisi gibi…

 

Alaçatı Muhallebicisi’nde neler var…

“Muhallebi” dendiğinde akla süt geliyor kuşkusuz. Bağlı olarak, tatlı türü diğer süt ürünlerini de düşünebiliriz. Bu konuda oldukça iddialılar ve iddialı olmakta da çok haklılar. Aldığımız bilgiler de haklılıklarının bir başka kanıtı.

Mehmet Ali Sarı;

“Sütlacımızı, besin değerlerinin ölmemesi için Kandıra’daki mandıralarımızda özel bakır kazanlarda tahta kaşıklarla karıştırarak pişiriyoruz.” diyorsa, ne denli doğal olduklarının, işlerini ne denli önemsediklerinin başka bir anlatımı olmamalı. Kimyasal boyalarla renklendirilmiş nice ürünün piyasada cirit attığını düşünürsek, Özsar’ın, Alaçatı Muhallebicisi’nin titizliğine saygı duymalıyız değil mi?..

Dondurmayı da aynı titizlikle imal ediyorlar ve sunuyorlar müşterilerine. Dondurma imalatında da oldukça iddialı olduklarını, yurt dışına ihraç ettiklerini de hemen belirtmeliyim…

 

MÜKELLEF KAHVALTI

Gelelim Alaçatı Muhallebicisi’ndeki kahvaltı menüsüne.

Mükemmel bir kahvaltı sunumu yaptılar. İki kişi için masaya gelen menüyle dört kişinin doyabileceğini söylersem asla abartmış olmam. Menüdeki yiyeceklerin kalitesi konusunda da söylenecek tek söz yok. Bunun da açıklamasını Mehmet Ali Sarı yapıyor zaten;

“Burada kahvaltıda verdiğimiz sucuk, kavurma, tereyağı ve kaymak gibi ürünleri kendimiz yapıyoruz.” diyor ve ekliyor;

“Reçeller de İzmir’den özel geliyor.”

Yöre lezzetlerini yok saymıyor Alaçatı Muhallebicisi. Hangi ürün hangi yörede kaliteli ise onu alıp geliyor ve müşterisine sunuyor. Böyle olunca da ortaya kalite çıkıyor doğal olarak. Zeytinin, peynirin, kavurmanın, sucuğun, balın, yumurtanın en iyisi olur da kalite olmaz mı?..

Alaçatı Muhallebicisi’nin işletmesini Veysel Şerefoğlu üstlenmiş. Sohbetimizde anlıyoruz ki işi bilen biri Şerefoğlu.

“İstanbul’da açılış hazırlıkları devam eden 16 noktamız var” derken haklı olarak gururlandığını da görüyoruz.

 

KADINLARA ÖZEL MEKAN

Bir şey daha söylüyor Veysel Şerefoğlu. Alaçatı Muhallebicisi’nin dekorunun her yerde aynı renklerden oluştuğunu belirtip;

“İşletmenin tasarımını bayanlara uygun gerçekleştirdik, onları hedef aldık. Bayanların rahat edeceği yerde herkes rahat edebilir diye düşündük.”

Kadınlarımıza duyulan saygının, genelde insana duyulan saygı olduğunu söylersek yanlış mı olur sizce?..

Başka ne anlatmamı istersiniz bilmiyorum. İyisi mi bir kez uğrayın derim ben. Muhallebinin, sütlacın, dondurmanın tadına bir kez bakın ve sonra siz de söyleyin düşüncelerinizi.

Yanılmış olacağımı hiç mi hiç sanmıyorum…

08 Ekim 2014 Kocaeli- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR