BBP Milletvekili adayı Remzi Kaya: Kurtuluş reçetesi bizde

BBP ikinci sıra milletvekili adayı Remzi Kaya, gazetemize verdiği röportajda gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kaya, gelinen noktada AKP...

BBP ikinci sıra milletvekili adayı Remzi Kaya, gazetemize verdiği röportajda gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kaya, gelinen noktada AKP’nin elindeki kamu gücünü insanlar üzerinde baskı aracı olarak kullandığını, insanları kendisine mecbur ederek, insanlara ölümü gösterip sıtmaya razı ederek kendisine oy vermeye mecbur olduğunu söyledi.

 

“PKK’YI PARLATTILAR”

AKP’yi terör politikaları üzerinden de sert sözlerle eleştiren Remzi Kaya, iktidarın PKK terör örgütünü insanların gözünde masumlaştırıp parlattığını söyleyerek çarpıcı bir iddia ortaya attı. Kaya, “Devletin başında terörist başı Öcalan olsaydı, PKK’yı bu kadar parlatamazdı” dedi.

 

“ÇOCUKLARIMIZIN SÜT PARASI İLE SİYASET YAPIYORUZ”

Hazineden yardım alamayan bir parti olarak seçim çalışmalarını nasıl finanse ediyorsunuz?

Maalesef, Türkiye'de demokratik olmayan bir seçim sistemi var ve biz bununla da mücadele ederek siyaset tapmak zorunda kalıyoruz. Bizler partilerin oy oranında seçim yardımı almasını arzu ediyoruz. Ancak bu olmayınca da kendi imkanlarımızla siyaset yapıyoruz. Tabiri yerinde ise çocuklarımızın süt paraları ile milletimiz için siyaset yapıyoruz. Biz milletimiz için gerekirse değil çocuklarımızın süt parasını, canımızı dahi ortaya koyarız. Biz az kaynaklarımızla en büyük hizmeti etmeye talibiz ve bunu başarmak için gayret ediyoruz.

 

“İMAN VARSA UMUT DA VARDIR”

BBP olarak 7 Haziran seçimlerinde istediğiniz sonucu elde edemediniz. Seçimlerden sonra sizde bir umutsuzluk meydana geldi mi?

Bizler sadece bir siyasi parti değiliz. Bizler aynı zamanda bir dava hareketiyiz. Bizler Türk-İslam ülküsüyle hareket eden insanlarız. Bu davaya inanmış gönül vermiş, davamızın Allah’ın davası olduğuna inanmış insanlarız. Bu anlamda biz hiçbir zaman inancımızı ve imanımızı yitirmedik. Bizim için iman varsa umut da var. Umutsuzluk ancak imanını kaybetmiş insanlar içindir. Bizim için önemli olan zafer değil, seferdir. Biz elimizden geldiğince çalışırız, mücadele ederiz, başarı ancak Allah’tandır. Ama biz inanıyoruz ki Allah bir gün mutlaka bizlere başarıyı getirecektir. Bu umutla gece gündüz çalışıyoruz. İmanlı insan davasından asla vazgeçmez.

 

7 Haziran sonrası sizce niçin koalisyon kurulamadı?

7 Haziran sonrasında halkımız hiçbir partiye kendi başına iktidar olma yetkisini vermemiş ve koalisyonu işaret etmiştir. Ancak bunu bir türlü içine sindiremeyen AKP, CHP ile görüşme adı altında milleti 35 gün boyunca oyalamış ve koalisyon kurulamamıştır. Burada sorumlu olan parti sadece AKP değildir. Burada suç benim dördüzler dediğim meclisteki dört partidir. Bu dört parti maalesef becerip bir koalisyon kuramayarak meclisin kapısına kara kilit vurmuşlardır. Bu anlamda siyasi partiler millet için bir çözüm önerisi sunamamışlardır.

 

Türkiye’yi adalet sistemi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye son yıllarda çok büyük adalet sarayları yaptı. Öyle ki Avrupa’nın en büyük adalet saraylarını yaptılar, ancak maalesef bu büyük adalet saraylarının içinde adaletten bahsetmek mümkün değil. Keşke mahkemeler böyle büyük adalet saraylarında değil, çadırlarda kurulsa da içinde adalet olsa.

 

Bugün cemaat üzerinde yapılan operasyonlarda da yine adaletsiz uygulamalara imza atılıyor. Bizler eğer cemaatin bir suçu kusuru varsa yine hukuk içinde çözülerek gerekli cezalar verilmelidir. Bu şekilde hukuksuz baskılarla birlikte ayar vermeye çalışmanın hukukla bir alakası yoktur.

 

“AKP HER SEÇİMDE KENDİSİNE BİR DÜŞMAN OLUŞTURDU”

AKP neden sürekli seçimlerde başarılı oluyor?

AKP, 2002 seçimlerinden beri girdiği bütün seçimlerde kendisine hep düşman buldu ve onun üzerinden oy devşirdi. Öncelikle 2001 ekonomik kriziyle halkın tercih ettiği bir parti olarak iktidar oldu. Ardından kendisine Ergenekon yapılanmasını düşman gösterdi ve onun üzerinden oy devşirdi.

Kendinden olmayan herkesi Ergenekoncu olarak ilan etti. Daha sonra ise kendisine düşman olarak cemaati seçti ve paralel yapı söylemlerini ortaya attı. Şimdi de yine kendisinden yana olmayanı paralelci olarak ilan etti. Yani AKP sürekli kendisine bir düşman yarattı ve algı operasyonları ile birlikte sürekli iktidar olmayı başardı. AKP’yi başarılı kılan da işte bu düşman ilan etme anlayışı oldu.

 

Millet iktidardan bu kadar şikayetçi olmasına rağmen AKP nasıl bu kadar oy alabiliyor?

Bizler alanda çalışmalar yaptığımız zaman vatandaş her seferinde, “Bizi bunlardan kurtarın” diyor. Ama sandığa gidince yine oyunu AKP’ye veriyor. Bunun sebebi ise bence, halkın üzerinde müthiş bir baskı var. Halk korkutulmuş ve bastırılmış durumda. Halk önce fakirleştirilmiş, yoksullaştırılmış ve sonrasında sosyal yardımlara mahkum edilmiş durumda.

Bu şekilde vatandaş bir korku yaşıyor. Bunlar biz gidersek sosyal yardımlar kesilir, biz gidersek kaos çıkar diye halkı tehdit ediyor. Halk da bu baskılar sonucunda korkuyor ve kendini AKP’ye oy vermek zorunda hissediyor. Millete ölümü gösterip, sıtmaya razı ediyorlar. Halk adeta hipnotize edilmiş bir durumda.

 

“AKP’Lİ OLMAYAN ARTIK PARALELCİ”

İktidar bundan beş yıl önce kendisine karşı olan herkesi Ergenekoncu ilan ediyordu. Şimdi ise kendisine karşı olanı Paralelci ilan ediyor. Yani insanlar ya AKP’li olacak ya da Paralelci olacak. Bu şekilde toplumu bölerek kutuplaştırıyorlar. Halkın üzerinde müthiş bir baskı var. Öyle ki gezdiğimiz yerlerde halkımız bize bir yandan bizi bunlardan kurtarın derken, diğer taraftan da bizimle birlikte fotoğraf çektirmeye bile korkuyor. Beni de fişlerler diye bizimle bir arada durmaktan çekiniyor.

 

“ÖCALAN BAŞBAKAN OLSAYDI PKK'YI BU KADAR PARLATAMAZDI”

Hükümetin terörle mücadelesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir zamanlar Türkiye’de “Ben Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eş başkanıyım” diye övünen birisi vardı. Peki, neydi bu BOP? BOP, Büyük İsrail’in kurulmasıdır. Bunun için Ortadoğu’da vaat edilmiş toprakların İsrail’e verilmesi idi. Bunun için güçlü devletlerin parçalanarak kolay lokma haline getirilmesi idi. İlk önce Irak’ı üç parçaya böldüler. Şimdi Suriye’yi bölüyorlar. Ondan sonra sırada Türkiye var.

Türkiye’nin gelinen noktada hiç dostu kalmamış. Terör her tarafımızı sarmış durumda. Terörle gerektiği gibi mücadele edilmedi. Terörist başı ve siyasi uzantısı adam yerine koyuldu ve masaya oturuldu. Terör şımartıldı ve başımıza bela edildi. Terör parlatıldı, şımartıldı, ülkenin adeta başına bela edildi.

Yani şunu söyleyebilirim ki, ülkenin başında terörist başı Öcalan olmuş olsa idi terör bu kadar parlatılamazdı. Bizler terörün bitilebileceğini, ancak bunun için kararlı bir şekilde terörle gerçek anlamda mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye iste terörü bir yılda bitirir, ama kasıtlı bir şekilde bitirilmek istemiyor.

 

Türkiye’de terör niçin bitirilemiyor?

Aslında hükümetler istese terör 1 yılda bitirilir. Fakat terörü birileri bitirmek istemiyor. Terörle mücadele sadece dağdaki teröristleri bombalamakla olmaz. Asıl mücadele terörün finans kaynaklarının kurutulması şeklinde yürütülmelidir. Türkiye özellikle son bir yıldır cemaati bitirmek için harcadığı enerjinin yarısını teröre ayırsaydı şimdiye kadar terör diye bir şey kalmamıştı.

Ancak hükümet terörü tam manasıyla bitirmek istemiyor. Demek ki siyasiler içinde de terörden beslenenler var. Avrupa’da 8-10 kişi terör nedeniyle öldürüldüğünde kol kola giren dünya liderleri söz konusu Türkiye olduğunda ortada görülmüyor. Türkiye bu anlamda terör olayları gerçekleştiğinde dünya liderlerine harekete geçiremiyor.

 

“5 GÜN İÇİNDE KOALİSYON KURULACAK”

Sizin için koalisyon Türkiye için hayırlı olur mu? 1 Kasım’dan sonra koalisyon kurulur mu?

7 Haziran seçimleri sonrasında AKP seçmenin vermiş olduğu karara saygı duymadı. Halk koalisyon istedi, ancak AKP bunu tanımadı ve ülkeyi yeni bir seçimin eşiğine getirdi. AKP aslında koalisyon kurlunca hesap vermeyeceği şeyler yaptığı için koalisyondan kaçtı. Gelinen noktada Türkiye kutuplaştı ve insanlar arasında ayrıştırma yapıldı. Bu ayrışma ve kutuplaşmanın ortadan kalkması için ise koalisyon şarttır.

Bu anlamda AKP-CHP koalisyonunun Türkiye için hayırlı olacağını düşünüyorum. Zaten 1 Kasım seçimleri sonuçları da aynı sonucu getirecek gibi görülüyor. Seçimlerden sonra 3-5 gün içinde koalisyonun kurulacağını düşünüyorum.

 

“KURTULUŞ REÇETESİ BBP’DE”

Halka nasıl mesaj vermek istersiniz. Halk niçin BBP’yi seçsin?

Bizler Büyük Birlik Partisi olarak Türkiye’nin sorunlarının kaynağını biliyoruz. Yani hastalığın teşhisini koymuş bir partiyiz. Teşhis ile birlikte tedaviyi uygulayacak olan ekip de hazır durumdadır. Bu seçimi var ya da yok olmak seçimi olarak görüyoruz. Bizler bu seçimlerin gelip gelici olduğunu düşünüyoruz. Önemli olan düzgün bir şekilde siyaset yaparak dürüstçe bir çalışma ortaya koymaktır.

Seçimler bittikten sonra da birbirimizin yüzüne bakabilecek bir anlayış içinde olmalıyız. Bu anlamda Türkiye’nin biriken sorunlarını çözme konusunda halkımızdan bizleri meclise taşımasını istiyoruz. Bütün vatandaşlarımızı BBP çatısı altında toplanmaya davet ediyorum. Sandıklarda da vatandaşlarımızın elini vicdanına koyarak oy kullanmasını istiyorum. Röportaj: Muharrem İBRAHİMOĞLU

rooo.jpg

29 Ekim 2015 Kocaeli-



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR