Atalay: Kadın ve erkek vekil sayısı eşit olmalı

CHP Milletvekili aday adayı Nurhan Atalay, “Aslında benim gönlümde yatan bir kadın, bir erkektir. Yani eşit olmalı. Çünkü toplumun yarısı kadınlardan...

CHP Milletvekili aday adayı Nurhan Atalay, “Aslında benim gönlümde yatan bir kadın, bir erkektir. Yani eşit olmalı. Çünkü toplumun yarısı kadınlardan, yarısı erkeklerden oluşur. Bunun meclise yansıması da yarısı kadın yarısı erkek milletvekili şeklinde olmalıdır” dedi.

 

CHP Kocaeli’den milletvekili aday adayı olan Nurhan Atalay, ‘Türkiye’de Yasama Dokunulmazlığı’ konusunda yüksek lisans tezi yazmış bir avukat. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin getirmeye çalıştığı ‘Başkanlık Sistemi’ne kesin bir şekilde karşı çıkan Atalay, bu konuda çalışmalar yapmış bir avukat ve bir kadın olarak özerine düşen görevleri başarıyla tamamlayacağını söylüyor. Atalay kadın milletvekilleri sayısının arttırmak konusunda arttırmanın değil,  kadın vekillerin sayısı ile erkek vekillerin sayısının eşit olması gerektiği görüşünde.

 

2008 yılından beri Cumhuriyet Halk Partisi’nde faaliyet gösteriyorsunuz. Milletvekili adayı olmaya neden karar verdiniz?

CHP Kocaeli İl Kadın Kolları Başkanı olduğumda özel sebeplerim ve başkanlığı benden daha iyi yapabilecek insanların partide olduğunu düşündüğüm için görevimden istifa ettim. Milletvekili aday adayı olan arkadaşlar da benden iki ay sonra istifa ettiler. Önümüzde çok önemli bir seçim var yani 7 Haziran Başkanlık Sistemi’nin oylaması olacak.

 

“ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ GÜNDEME GELECEK”

Cumhurbaşkanı, anayasaya göre tarafsız olması gerektiği halde tarafsızlığını koruyamıyor ve anayasayı da ihlal ediyor bir nevi. Bir parti için 400 vekil istiyor. Yargının da bittiği noktadayız aslında şu an. Ülkenin gidişatıyla, geleceğiyle ilgili endişelerim var. Ülkemizin birlik, bütünlük ve beraberliği için ben Başkanlık Rejimine karşıyım. Bu nedenle zaten seçim çalışmalarına aktif katılım sağlayacaktım ve her şekilde partime destek olacaktım. Listede olmasam bile gene destek olacağım. Aday adayı olmam, partiye katkı sağlayacağımı düşünmemdendir. Önümüzdeki seçimlerden sonra anayasa değişiklikleri gündeme gelecek; anayasa hukuku konusunda da teknik bilgi ve donanıma sahip olduğumu düşünüyorum ve bu konuda partim için faydalı olacağıma inanıyorum. Umarım genel merkez de değerlendirir ve olumlu yaklaşır. Ben uzun yıllardır hukuk bilgimle siyaseti yoğuran biriyim. Başkanlık sistemi deseniz ben size bunu saatlerce anlatırım. Hukuk alanında akademik bilgiye sahip olmamın yanında uzun yıllardır siyasetin içinde olmam nedeniyle meclis bu konularda gayet etkin olacağıma inanıyorum.

 

“KENTİN SORUNLARINA HAKİMİM”

İl meclis üyeliği yaptığım için kentin sorunlarını da yıllardır takip ediyorum. Hava kirliliği trafik sorunu, kentin sağlık problemleri konularındaki sorunlarını yakından takip ediyorum. Bunlarla ilgili de mecliste bana düşecek her türlü görevi yerine getirebileceğime inanıyorum. Örgütte de 2008 yılından bu yana çalışmalar yürüttüğüm için belli bir çevrem ve arkadaşlarım var. Yani örgüte de yabancı bir insan değilim. Partililerin her zaman ulaşabilecekleri biriyim. Halkın her türlü yardımına koşabileceğime inanıyorum. O yüzden aday adayı oldum.

 

Milletvekili seçildiğiniz takdirde, hangi alanlarda ne gibi çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?

Şimdiye kadar zaten eğitimde, tarım, hava kirliliği gibi birçok konuyla ilgili genel kent meclisinde de gündeme taşıdığımız için eksikler ve yapılması gerekenler beynimde zaten var Kocaeli ve Türkiye adına.  Sadece hukuk alanında değil, diğer alanlarda da tabi ki projelerim, isteklerim ve önerilerim var. Mesela Kocaeli Barosu’nun Kadın Hakları Komisyon Başkanı olduğum için şu an şiddete uğrayan ya da kötü koşullarda boşanmaya zorlanan kadınların yasalarda eksik kalan yanlarının tamamlanması gereken, desteklenmesi gereken kadınlarımız var. Bir takım yasalar yapılıyor ama yetersiz kaldıkları noktalarda var.

 

"KOCAELİ’DEKİ OSB’LERİN YALNIZCA 3 TANESİNDE FİLTRELEME SİSTEMİ VAR"

Kadın hakları ile ilgili yasa tasarısı önerilerim olabilir. Sağlıkla ilgili, şu anki sistemde çok büyük eksiklikler var. Özel hastaneler ve ilaçlar ücretsiz olacak dediler ama şu an ikisinden de ücret alınıyor. Ben mesela gittiğimde kan ilacımı bile parayla alıyorum. Çünkü bu ilacı devletin ödemesi için hastanede yatma ön koşulu varmış. Eğitim ve tarım konusunda da çok büyük eksiklikler var. Tarımda mesela şu an yerli tohum bulamıyoruz, hibrid tohumlar getiriliyor. Şeker pancarından tutun buğdaya kadar devlet politikası çiftçileri desteklemediği için üretilemiyor ve ithal ediliyor. Bu noktada tabi ki projelerimiz ve önerilerimiz olacak. Hava kirliliği konusunda da projelerimiz olacak. Kocaeli’de şu an 13 tane Organize Sanayi Bölgesi (OSB) var ve benim bildiğim akdarıyla yalnızca 3 tanesinde filtreleme sistemi bulunuyor. Bunlar eksik yanları. TUİK verilerine göre Kocaeli’de 4 kişiden biri kanserden ölüyor. Bunun sebepleri neler? Bunlar araştırılmalı, projeler üretilmeli. Tabi ki projelerimiz var. Önce hava kirliliğini en aza indirgemememiz lazım.

 

Bu konularda sizce muhalefet CHP’nin şimdiye kadar yürüttüğü çalışmalar yeterli mi?

Yeterli ama şimdi tabi muhalefet olmak zor bir şey. Ben mecliste de muhalefet bir meclis üyesiydim. Birçok şeyi öneriyorduk, gündeme getiriyorduk ama iktidar partisi diktatöryel bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Yani ‘Ben istersem olur, ben istemezsem olmaz’ diyorlar; demokratik yaklaşımlar yok. Bizi belki azınlık partisi olarak görüyorlar ama demokrasi aynı zamanda azınlık haklarını da korumaktır. Benim bir talebim varsa onu gayet iyi dinlemeli, özümsemeli ve gerekeni yapmalı iktidar partisi. Ama onlar ‘Bunlar CHP’li, muhalefet, boş ver dediklerini yapmayalım’ gibi bir yaklaşımdalar. Yerel mecliste bu şekilde birçok olay yaşandı, Ankara’da da durum aynı. CHP’nin verdiği önergeler ve projeler baştan ok gibi kesilip atılıyor ve dikkate alınmıyor. Çünkü kendine bir özgüven var, ‘Bizim bildiğimiz, yaptığımız doğru’ özgüveni var iktidar partisinde. Azınlıkların seslerini dinlemiyorlar ve dikkate almıyorlar.

 

"ALİKAHYA’DAKİ OSB’NİN İPTAL EDİLMESİ LAZIM"

Mesela Alikahya’da Posco Fabrikası kurulacağı zaman CHP sivil toplum örgütleriyle birlikte karşı çıkmıştı. O bölge OSB evet ama şehir yaşayan, büyüyen bir varlıktır. Kentin gelişmesiyle birlikte bu bölge şehrin göbeğinde kaldı. Buranın iptal edilmesi gerek aslında. İnsan sağlığını tehdit edebiliyor. Fabrikaya giren çıkan araçların egzoz gazları gibi atıklar kirliliklere neden oluyor ve her şekilde insan sağlığını tehdit ediyor.

 

CHP Kocaeli’den kaç milletvekili çıkarır sizce?

5 çıkar. Şöyle güzel ve heyecan verici bir listede 6 da olur. Neden olmasın? Çalışmaya bağlı. 2 ay kaldı ama programlı güzel çalışmalarla bu sağlanabilir. Zaten şu an iktidar partisinin yaptığı bazı duruşlardan rahatsız olan belli bir kesim var. İnsanlar artık her şeye ‘evet’ demiyor, düşünüyorlar. Şu an mesela ekonomi de çok zor durumda. Gidişat çok kötü. Dolar yükseldi ve aslında gizlenen bir kriz olduğu söyleniyor. Ekonomi çok önemli. Mesela Yunanistan’da gördük. Hiç beklenmeyen bir parti ekonominin kötü olması sebebiyle birinci olarak çıktı. Ekonominin durumu bir şekilde yıllardır saklanıyor ve dizginleniyordu ama yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı artık. Çünkü devlete ait tüm kurumlar tek tek satıldı. Şeker fabrikalarımızı tekelimiz vardı yok. Yani bizim olan mal varlıkları bile satıldı. Şu an özelleştirildi her şey.

 

"ÜLKENİN GİDİŞATI BENİ ENDİŞELENDİRİYOR"

Mesela en ufağından bahsedelim. Temel ihtiyaçlardan olan elektriğin özelleştirilmesinin halka yansıması ne kadar kötü. İnsanlar çok dertli. Elektriği pat diye kesiyorlar. İnsanlar açtırmaya gittiklerinde açma parası alıyorlar. Elektrik bir kamu hizmetidir. Çocuk oyuncağı değildir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği esastır. Kamu hizmetlerinde özelleştirme yatığınız zaman böyle sonuçlar ortaya çıkar. Bundan sonrası için yani umarım toparlar Türkiye Cumhuriyeti ama bu gidişat beni endişelendiriyor.

 

"BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKTATÖRYEL YAPTIRIMLARI BERABERİNDE GETİRİR"

Yaklaşan seçimlerde, Kocaeli halkının Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermesini talep ediyorum. Başkanlık Sitemi’ne karşı durmamız gerek. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğünü zedeleyecek, sarsacak bir yapıya geçmenin hiçbir anlam ve önemi yok. Şu an Türkiye’de sağlıkta, hukukta, yargıda alınması gereken birçok önlem var. Bunlar alınmadan gidip de rejim değişikliğinin yapılmak istenmesi, sadece iktidar partisinin kendini güçlendirmek adına oynadığı bir oyundur. Halkın bunu görmesi lazım son sözüm bu. Yani bir parti, kendini güçlendirmek için ülkede sistem değişikliğine gidemez. İktidar partisi ‘Hep ben, sadece ben, ben yaparsam olur’ edasını bırakmalıdır. %40- %50 onları destekliyor evet ama geriye kalan da onları destekliyor, bu sistemin değişmesini istemiyor. Bu ülkeyi kötü günlere taşımasınlar, yapmasınlar bunu. Bir insan hem cumhurbaşkanı, hem başbakan olacağım diye bu sistemle bu şekilde oynamamalı. Parlamenter Sitem demokratiktir, Başkanlık Sistemi diktatöryel yaptırımları beraberinde getirir. Denetlenmesi zordur ve dünya tarihinde de bunun örnekleri vardır. Başkanlık rejimini deneyen birçok ülke de parçalanmıştır zaten. Bu yüzden Kocaeli halkını bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her konuşmasında kadın milletvekillerinin olması yönünde vurgu yapıyor. Kocaeli’de kaç kadın milletvekili listeye girer?

Eğer 6 milletvekili çıkarırsak 2 tanesi kadın olur. Aslında benim gönlümde yatan bir kadın bir erkektir. Yani eşit olmalı. Çünkü toplumun yarısı kadınlardan, yarısı erkeklerden oluşur. Bunun meclise yansıması da yarısı kadın yarısı erkek milletvekili şeklinde olmalıdır. 6 çıkıyorsa aslında 3 kadın 3 erkek olmalıdır. En harika, en demokratik yol budur. Benim isteğim bu şekilde. Partimizin üyelerine de baktığımızda üyelerine yarısı kadın, yarısı erkek.

 

"KADIN VEKİL ÇOK ŞIK OLUR"

Bir kadın vekilin yapacaklarıyla erkek vekilin yapacakları halka inmek konusunda vatandaşla diyalog konusunda ilişkileri sıcak tutmak adına iki cinsiyetten de vekilin olması lazım. Ben mesela rahatça doğum yapan bir arkadaşımın evine ziyarete gidebilirim. Kadınlarla ilgili sorunları ben de bir anne ve kadın olarak bildiğim için yaşadıkları sorunları çok daha kolay gündeme getirebilirim. Bir erkek bir kadını ne kadar biliyorum dese de tam anlamıyla o sorunları anlayamaz, empati seviyesinde kalır. Çok daha şık olur yani kadın milletvekili, yerinde olur.

 

"SOSYAL BİR İNSANIM"

Eğitim ve siyasi alanındaki kariyerinin yanında sosyal faaliyetlerde de boy gösteren Atalay, Art Nikomedia Kültür Sanat Derneği üyesi. Atalay bunun yanında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, KEREMDER, KOÇDER gibi derneklerin faaliyetlerinde de aktif rol alıyor. Düzenlenen kitap toplama kampanyalarına da her zaman destek olduğunu belirten Atalay, “Sosyal bir insanım, davetlere elimden geldiğinde katılım sağlamaya çalışıyorum” diyor. Röportaj: Hilal GÜDÜCÜ

 

Nurhan Atalay kimdir?

1976 İzmit doğumlu olan Nurhan Atalay, ilk ve orta öğrenimini İzmit’te tamamlamış. Lise eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanan Atalay, buradan 1999 yılında mezun olmuş. 2001 yılında kendisi gibi avukat olan Ersan Atalay ile evlenmiş. Çift birlikteliklerinin ardından hukuk bürosu açarak birlikte çalışmaya başlamış. 3 yıl Özel İdare’de avukatlık görevin üstlenen Atalay, 2009 seçimlerinde de il genel meclis üyeliği göreviyle Kocaeli Valiliği’ndeki meclis toplantılarında CHP’yi temsil etmiş. Atalay bu süreçte Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde de Anayasa Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmış ve ‘Türkiye’de Yasama Dokunulmazlığı’ ile ilgili tez hazırlamış. Meclis üyeliğinin ardından kısa bir dönem Kocaeli İl Kadın Kolları görevini üstlenen Atalay, Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanlığı görevine devam etmekte. Atalay’ın iki çocuğu bulunuyor.

hilal.jpg

19 Mart 2015 Kocaeli-


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR