“Doruktakiler”de “Yılın Sanatçısı”

Betül Akbaş, 1970 Pınarhisar doğumlu, evli ve iki çocuk annesi bir ev hanımı. Eşinin işi nedeniyle 1993 yılından bu yana Değirmendere’de yaşıyor ve 1...

Betül Akbaş, 1970 Pınarhisar doğumlu, evli ve iki çocuk annesi bir ev hanımı. Eşinin işi nedeniyle 1993 yılından bu yana Değirmendere’de yaşıyor ve 1999 depreminde çöken bir binadan ailece çıkmalarına karşın Değirmendere’de yaşamayı çok sevdiğini söylüyor…

Küçük yaşlardan bu yana sanata ilgi duyduğunu belirten Akbaş’ın fotoğraf ve fotoğrafçılıkla tanışması beş yıl önceye dayanıyor. Belediyenin açtığı bir kursla başlamış, giderek sevmiş ve başarılı olmuş. İki yıllık bir eğitim sonrasında, fotoğraf derneklerine üye olmuş.

Başarı çizgisini giderek yukarılara çeken Akbaş’ın;

FORD Trucks fotoğraf yarışmasında üçüncülük ve özel ödül,

Boyner Fotoğraf yarışmasında mansiyon,

TÜREB Fotoğraf yarışmasında birincilik,

National Geographic Fotoğraf Yarışmasında Türkiye Mekân Birinciliği ve Büyük ödül

National Geographic Fotoğraf Yarışmasında Uluslararası Mekân dalında Mansiyon ve çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda sergilemeler gibi başarılı çalışmaları var.

Gazetemizin düzenlediğimi “Doruktakiler” etkinliği konusunda da şunları söylüyor sayın Akbaş;

“Kentimiz öne çıkanlarını seçerek, bu kentte yaşayan her daldaki herkese çalışmayı, daha iyiye ulaşmayı teşvik etmesi açısından çok önemli buluyorum. Nerdeyse herkesin birbirini tanıdığı bir kentte bu tür etkinlikler insanları daha güzele ulaşmasını sağlayacağını düşünüyorum.”

Kocaeli olarak başarılı çalışmalarının sürmesini diliyoruz…

 

Mimarlar Odası’nda ilginç bir sergi…

as-002.jpg

Mimarlar Odası Bursa Şubesinin, TOKİ yapılarının Bursa kent yaşamına getirdiği olumsuzlukları, fotoğraf sanatçılarının gözüyle belgelediği ve fotoğraf sanatına katkı koymayı hedefledikleri çalışmanın eserleri, Mimarlar Odası’nda sergileniyor. Sergiyle ilgili bir açıklama yapan Mimarlar Odası yetkilileri şunları söylüyor; “Türkiye'de yaşanan hızlı nüfus artışı ve hızlı kentleşme sebebiyle oluşan konut-kentleşme sorunlarının çözülmesi ve üretimin artırılarak işsizliğin azaltılması amacıyla Başbakanlığa bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ, konut sorununa anlık çözümler üreterek ülkenin her bölgesinde plansız bir şekilde, şehre özgü yapıları dikkate almadan projelerini gerçekleştirmektedir.

TOKİ, makro düzeyde planlama ve sürdürülebilir kalkınma modelinin aksine anlık çözüm ürettiği; tek tip mimari uygulamalarla kentin mimari dokusuna uyuşmayan yapılaşmayı oluşturduğu, çevre ve kentin sosyal, kültürel, coğrafi özelliklerinin göz ardı edildiği; teknik altyapıdan yoksun, tek tip mimari projeler ürettiği gerekçesiyle eleştirilmektedir.

TOKİ, vatandaşa ucuza konut edindirmek' parolası ile yola çıkan fakat toplumsal, kültürel ve ekonomik dinamiklere zarar vererek tüm toplum katmanlarını olumsuz etkileyecek bir olgu oluşturmaktadır.

TOKİ ticari amaçlı bir kurum gibi çalışmaya başlamıştır. Devlet eliyle yatırım amaçlı değil, barınma amaçlı sosyal konutlar üretilmelidir. Yerel verileri göz ardı ederek uzaktan kumanda anlayışıyla o bölgenin mimarlık ve inşaat sektörüne ciddi darbe vurulmaktadır.

TOKİ, ayrıca şehre özgü yapıları dikkate almadan tüm Türkiye'yi aynı şekilde inşa etmektedir.

Bursa Şubenin gerçekleştirdiği fotoğraf yarışması neticesinde derlenen 40 adet eser bugün burada sizlerle paylaşılmaktadır. İki hafta boyunca sergimiz tüm kamuoyunun ilgisi ne sunulacaktır.

Değerli kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Sergiyi kaçırmayın diyoruz…

 

DERGİLER - KİTAPLAR

Can Kıraç’ın Canhıraş Mektubu

Çok sayıda araştırma, tarih ve inceleme kitabından tanıdığımız Atilla Oral, bu kez farklı bir yapıtla ulaşmış bize.

“Can Kıraç’ın Canhıraş Mektubu” adlı yapıtının arka kapağında;

“*Can Kıraç, Paris’teki Türk öğrencileri komünistlikle itham ederek hükümete nasıl ihbar etti?

*Mükerrem Taşçıoğlu, öğrencileri komünistlikle nasıl itham etti, hükümete nasıl gammazladı?

*Kıraç ve Taşçıoğlu, Paris’teki öğrencilerin burslarının kesilmesini hükümete nasıl teklif etti?

*Menderes hükümeti, Kıraç ve Taşçıoğlu’nun önerilerini kabul ederek nasıl derhal uyguladı?

*Komünist olmadıkları halde iftiraya kurban giden Türk öğrenciler kendilerini nasıl savundu?

*Can Kıraç ve Suphi Baykam, Menderes’e çektikleri telgrafla nasıl savaş goygoyculuğu yaptı?

*DP hükümetinin TBMM’den kaçırarak aldığı Kore Savaşı’na katılma kararını nasıl alkışladılar?

*Canhıraş mektup ve telgraf kariyer basamağına tırmanan Can Kıraç’ın yıldızını nasıl parlattı?

*Yıllar sonra ortaya çıkan canhıraş rapor, mektup ve telgraflar ilk kez bu kitapta yayımlanıyor.

*Yıllar önce yapılan gammazcılığın ve savaş goygoyculuğunun içyüzü belgelerle aydınlanıyor.

*Öğrencinin öğrenciye ettiği kötülükler ve menfaat için yapılan sinsi faaliyetler ortaya çıkıyor.

*Can Kıraç’ın Canhıraş Mektubu; üstü örtülen gerçekleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

*Şaşırtıcı ve bilinmeyen gerçeklerin ayrıntılarını; hayret ve merakla bu kitapta okuyacaksınız” diyorsa gerçekten okunacak bir kitaptır demektir.

 

Türkiye’de Gezintiler

Dr. Mılhelm Endrıss’ın kitaplaştırdığı “Türkiye’de Gezintiler”i Güray Beken Almanca’dan çevirmiş dilimize.

1906 – 1910 yılları arasında; İstanbul Alman Lisesi, Doğa Bilgisi Öğretmeni olarak kalan Endrıss’ın Anadolu’da yaptığı gezi ve incelemeleri anlatan kitapta İzmit’le ilgili notlar da var…

01 Şubat 2015 Kocaeli- Kültür-Sanat


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR