Ruhittin Sönmez’in kaleminden Amerika izlenimleri -2

Köyleri şehir imkânlarına, şehirleri köy huzuruna sahip Özellikle Indianapolis şehri ve çevresindeki küçük yerleşim yerlerinde ortalama ABD vatandaş...

Köyleri şehir imkânlarına, şehirleri köy huzuruna sahip

Özellikle Indianapolis şehri ve çevresindeki küçük yerleşim yerlerinde ortalama ABD vatandaşlarının yaşama tarzı ve davranışlarını daha yakından gözlemleme imkânımız oldu. Indiana eyaletinin toplam nüfusu 6 milyon, bu eyaletin başkenti Indianapolis’in nüfusu ise 1 milyon 250 bin. Burası gelişmiş şehirlerde aradığınız her şeyi bulabileceğiniz ama huzur içinde, stressiz mutlu bir hayat yaşamak için gerekli ortamın mevcut olduğu bir şehir ve eyalet. Köyleri şehir imkânlarına, şehirleri köy huzuruna sahip.

Diğer şehirlere günübirlik ziyaretlerde bulunduk. 3 gün ve gece kaldığımız New York ise 172,5 milletin bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir.

 

ŞEHİR PLANLARI VE YERLEŞİM

Gezdiğimiz şehirlerde en dikkat çekici olan hususlardan bir şehir planları ve uygulamaları oldu. Öncelikle Orta Amerika’da coğrafya engebesiz, futbol sahası gibi dümdüz arazilerden oluşmakta. Yerleşim alanları da nehir ve dereler haricinde cetvelle çizilmiş planlara göre yapılmış. DownTown denilen şehir merkezlerinde iş hayatı yoğunlaşmış. Buralarda yüksek binalar ve gökdelenler var. Bunun dışında ise genelde insanlar 2 katlı villa tipi, garajı, bahçesi olan evlerde, yemyeşil ortamlarda oturmaktalar.

Özetle, bizim üst gelir grubundaki zenginlerimizin yaşadığı ortamlarda ABD’de orta ve alt-orta gelir grubundaki insanlar yaşamakta. Yani hayat standardı yüksek.

Mesela Indianapolis şehir planını önünüze aldığınızda paralel ve dikey yolların kesişmesiyle kareli defteri andıran bir yapılanma dikkatinizi çekiyor. Şehrin dışında köşeleri yuvarlatılmış bir dikdörtgen şeklinde çevre yolu geçirilmiş. Şehir merkezinden Meridien denilen bir dikey ana yol ile kuzey ve güneydeki şehirlere bağlantı yapılmış. Şehir merkezini bu çevre yoluna bağlayan iki tane 45 derecelik ana yol daha var. Bu yollardan herhangi birinde bir sıkışma olduğunda araçlar için çok sayıda alternatif yol bulunmakta. Bu sebeple trafikte kilitlenme söz konusu olmuyor.

Kareli defteri andıran Şehir haritasında yolların arasındaki mesafeleri eşit. Yerleşim bu karelerin ortasına siteler halinde yapılmış. Her bir sitenin (orada blok deniyor) mesafesi eşit olduğu için bir adres “3 blok ötede diye” tarif edilince mesafe hemen anlaşılıyor.

Çevre yolunun dışındaki yerleşim daha da rahat. Yeni bir site kurulacağında merkezde bir gölet varsa düzenleniyor, yoksa oluşturuluyor. Çevresine yürüyüş, bisiklet ve araç yolları yapılıyor. Ağaçlar dikiliyor. Diğer altyapı da yapıldıktan sonra binalar kondurulmaya başlanıyor.

Bu evlerin etrafında duvarlar, çitler, pencerelerinde demir parmaklıklar yok. Hiç güvenlik kaygısı olmadığı ilk bakışta anlaşılıyor.

 

ÇOK OTOMOBİL, AZ TRAFİK, UCUZ YAKIT

Her evde en az iki otomobil var. Burada otomobilsiz bir hayat hiç de kolay değil. İşi veya düzenli geliri olan herhangi biri için otomobil ve ev almak çok kolay. Uzun vadeli alım imkânları söz konusu.

Şehir merkezinde de, dışında da, bol miktarda alışveriş merkezleri, eczaneler, hastaneler, okullar, ibadethaneler vd var. Ancak bunlar seyrek olarak yerleştiğinden birinden diğerine gitmek için otomobil kullanmak gerekmekte.

Otomobil kullanımı aynı zamanda ucuz. Çünkü benzin fiyatı bize göre çok düşük. Türkiye’de 2 litre benzin almak için ödediğiniz para ile ABD’de 5-6 litre benzin alabilirsiniz. Motorin (mazot) fiyatı, bizdekinin aksine, benzin fiyatından biraz daha yüksek. Akaryakıt fiyatları istasyonlar arasında ciddi farklar gösterebiliyor. Aynı istasyonda bazen her saat fiyat değişikliği olabiliyor. İstasyonlarda pek pompacı çalışmıyor. İnsanlar, pompa üzerindeki aparatlardan kredi kartı ile veya nakit olarak ödeyerek araçlarına akaryakıtı kendileri dolduruyor.

Ayrıca araba kiralamak oldukça kolay ve ucuz. 2015 model araçların günlük kirası sigorta dâhil 25-35 USD. Yani 100 TL civarında bir fiyata kiraladığınız araçla 1,5-2 TL/litre fiyatla alacağınız benzinle ucuz bir yolculuk yapmanız mümkün. Ancak trafik kurallarına uymazsanız, alacağınız cezalar yüzünden seyahatiniz çok pahalıya çıkabilir.

Sabah çocukları okula getirmek için gelen okul servislerine binen çocukların kendiliğinden kuyruğa girdiğini ve hiç itiş kakış olmadan otobüse bindiklerini gördüm.

 

ARAÇ KULLANMA VE TRAFİKTE BAZI KURALLAR

Otoyol benzeri duble yollarda bile etrafta bir okul varsa trafikteki araçlar kesinlikle hızlarını düşürüyor, hatta gerekirse duruyor.

Yaya geçitlerinin olduğu yerlerde kesinlikle yayaların geçiş üstünlüğü var. Bir yaya yola adımını attığı anda araçlar en az 3 metre kala duruyor.

Sakat ve yaşlıların kendilerine mahsus özel arabalarıyla rahat hareket edebilmeleri ya da yürüyebilmeleri için gerek şehir içinde ve gerekse sitelerde özel yollar mevcut. Yaya kaldırımları bizdeki yüksek değil, yollardan sadece birkaç cm yüksek.

Sakat biri arabasına bindiği zaman zahmetsizce bütün Indiana’yı gezebilir.

Belediye otobüslerinde, önce sakatlar biniyor. Durakta sakat yolcu görünce şoför yerinden kalkıyor, sakatın binmesine yardımcı olup, bindirdikten sonra emniyet kemerini bağlıyor. Şoför yerine oturduktan sonra sırada bekleyenleri buyur ediyor. Bu işlem sırasında insanlar arabaya binmeden bekliyor. Bütün belediye otobüslerinde sakatların binebilmesi için düzenek mevcut.

Sitelerdeki yollarda araç yolu ile yaya yolu arasında takribi 2 metrelik çim alan bulunuyor. Araçların saatteki hız sınırı site içlerinde 20 mil, diğer yollarda 30 ile 45 mil. Otoyollardaki hız sınırı eyaletten eyalete değişiyor. Indiana’da 3 sene öncesine kadar 65 mil iken 70 mile çıkarılmış.

Bütün yol kıyılarında yürüyüş yolları mevcut.

benzin-pombasi.jpg

 

İndianapolis sakat arabası

Bize anlatılanlara göre, ABD’de çocuklara özel bir önem veriliyor. Çocuklar 9 yaşına kadar araçların ön koltuğunda oturamaz, arka koltukta özel koltuğunda oturur. Doğumdan sonra, hastaneden eve getirirken bile çocuğu kucağa almak yasaktır.

Burada ebeveyni çocuğu araçta bırakarak bir iki dakikalığına bile olsa araçtan ayrılamaz. Çocuk ailenin değil, toplumun malı gibi düşünülmüş. Anneler hamile kaldıklarında hastanelerin özel salonlarında babayla birlikte eğitime alınıyor. Baba adaylarının beline ağırlık bağlama uygulaması ile hamile eşinin durumunu hissedebilmesi (empati) sağlanmaya çalışılıyor.

Trafikte bir ilginç yasak da araç içinde, yani oturma mahallinde alkollü içki taşıyamaz, boş bile olsa alkol şişesi veya bira kutusu bulunduramazsınız. Marketten satın aldığınız alkollü içeceği ancak bagajda taşıyabilirsiniz.

Cevdet Bey’in anlattığı yaşanmış bir olay bizim için çok ilginçti: “Türkiye’den tanıştığımız bir ailenin, eski Polatlı kaymakamının oğlu ve 4 arkadaşı Champaigne şehrinden kiraladıkları araçla Indiana’ya gelirken polis durdurmuş. Araçta beş genç olduğundan şüphelenmiş ve aracı aramış. Şoför koltuğunun altında boş bira kutusunu görünce 80 dolar ceza yazmak istemiş. Gençler bira kutusunun kendilerine ait olmadığını, zaten bakınca eskiden kalma olduğunun anlaşıldığını söyleyerek itiraz etmişler. Bunun üzerine polis benim görevim yorum yapmak değil gördüğümü uygulamak, itirazınız varsa az ilerde hâkim var, sizi oraya göndereyim derdinizi ona anlatın demiş. Onlar da, “nasılsa haklıyız” diyerek kabul edip gitmişler. (Bazı kasabalarda bizim kadılık sistemine benzer özel hâkimler var, acil durumlara bakar, sonra kendi işine devam eder) Hakim polis haklı keşke ödeseydiniz, şimdi 80 dolara mahkeme masrafını da ekleyeceğiz cezanız 750 dolar demiş. Ama isterseniz üst mahkemeye gönderirim ama değişmez orda 1250 dolar ödersiniz diyerek 750 doları ödeyip kurtulmalarını tavsiye etmiş. Bizimkiler de dikkatsizliklerinin bedelini 750 dolar olarak ödemişler.”

Indiana dâhil birçok eyalette Pazar günleri marketlerde içki satışı yasak.

Amerika’nın genelinde federal yasa gereği, dışarıda açık havada içki içmek yasaktır. (Evinin bahçesindeki masa hariç.) Bizde olduğu gibi piknikte, denizde sandalda, kıyısında, açık alanlarda içki içilemez.

Amerika genelinde 5750 civarında üniversite var. Bütün üniversiteler paralı, Amerikan vatandaşı olmayan yabancı öğrenciler iki katı ödüyor.

Ta Kennedy zamanında çıkan bir yasa gereği, bu paranın yüzde 30'u, Araştırma- Geliştirme giderlerine ayrılıyor. Dünyanın bütün ülkelerinden yabancı öğrenci geliyor. Yabancı öğrencilerden kazanılan para ABD ekonomisine katkı sağlamakta.

Indiana eyaletine bağlı Bloomington şehrinde yer alan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın da (bir işadamımızın bursuyla) sosyoloji ve siyaset alanında lisans eğitimi aldığı, Indiana Üniversitesini de gezdik. Çoğu taş olan eski bir üniversite havası veren binalar büyük ağaçların arasında yerleşmiş. Güzel bir ortamı olan bu devlet üniversitesi 1820 yılında kurulmuş.

***

Sadece illerde değil, ilçe ve köylerde bile bir temizlik ve düzen hemen fark ediliyor. Küçük büyük her yerleşim yerinde küçük / büyük kütüphane ve müzeler var. Buralara gelmeye çok küçük yaştan itibaren alışkanlık edinmişler. Bu gibi yerler çok canlı ve faal mekanlar.

Yollar, kaldırımlar, parklar sanat eserleriyle donatılmış.

indiana-universitesi.jpg

 

İ NANÇ VE MİLLİYETÇİLİK

Indiana “Kızılderililerin yurdu” anlamına gelse de Kızılderili nüfus bu eyalette binde 3’e gerilemiş. Bu eyalette nüfusun %62’si Protestan, %19’u Katolik kilisesine mensup. Bunların haricinde farklı mezheplere ait çok sayıda kilise gördük. Ama nedense çan sesini çok az duyduk.

Ortabatı eyaletleri içinde en muhafazakâr eyalet olan Indiana’da araçların plakalarının çoğunda para birimleri olan dolar üzerinde de yazan meşhur “In God We Trust” (Allah’a inanıyoruz) ibaresi yazılı idi.

Buna ilaveten kilise sayısının çokluğu ve sadece resmi binalarda değil, evler ve özel işyerlerinde bile bize nazaran çok fazla bayrak asılmasından (ABD’de gördüğümüz yerlerde) dindarlık ve milliyetçiliğin bizden fazla olduğu kanaati edindim. Dünyanın herhangi bir yerinde bir ABD askeri ölse bayraklar kendiliğinden yarıya indirilirmiş.

Her yıl 11 Kasımda Gaziler Günü milli törenlerle kutlanıyor ve birçok işyeri ve okul o gün tatil oluyor.

Indianapolis’te bir askeri müzeyi gezdik. Meksika Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşları, Soğuk Savaş Dönemi, Kore Savaşı, Irak Savaşı’na kadar ABD’nin iştirak ettiği bütün savaşlara dair bölümlerde ziyaretçilerine bir ABD vatandaşı olmanın gururunu yaşatmaya çalışmışlar. Sadece ikiz kulelere saldırılar üç küçük resimle geçiştirilmiş.

indiana-polis-askeri-muze.jpg

 

KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ

Orta-batı ABD’de futbol sahası gibi düz ve büyük tarlalarda genellikle mısır ve soya fasulyesi üretimi yapılmakta. Hangi ürünlerin üretileceğini devlet belirlemekte imiş. Çiftçilerin durumu çok iyi. Tarlalara yakın, ağaçlar ve yeşillikler içinde çok güzel bakımlı müstakil evlerde oturmaktalar. Çok kaliteli araçları kullanmaktalar.

İçimden geçen duygu burada gerçekten “köylü milletin efendisi” oldu.

1 milyon 250 bin nüfusu olan bir şehirde bile çok sayıda kaliteli üniversitelerin olması, sadece il merkezinde değil ilçe ve köylerde bile kütüphane ve müzelerin olması, çok büyük ve zengin bir hayvanat bahçesinin ve buraların halkın ilgisine mazhar olan canlı birer merkez olması dikkat çekici.

Lise ve ilköğretim okulları bile oldukça geniş alanlara kurulmuş, geniş otoparkları, her türlü spor alanları olduğu görülmekte. Bu okullarda resim, müzik vb sanat dalları için özel eğitim imkânları olduğunu öğrendim. Yerleşim çok seyrek ve okullar çoğu yerleşim yerinden uzakta olduğu için liselerin otoparkları öğrenci otomobilleri ile dolu. Otomobil kullanma zarureti olduğu için ehliyet alma yaşı 16 olarak belirlenmiş.

Şehirlerde, merkez haricinde, çok seyrek yerleşim olduğu için alışveriş merkezleri de gayet geniş alanlara ve seyrek olarak yerleşmiş. Bir mağazadan çıkıp ötekine gitmek için ya uzunca bir yürüyüşü göze alacak veya aracınızla gideceksiniz.

Bazı mağazalarda müşteriler için yağmur yağdığı zaman kullanabilecekleri şemsiyeler konulması dikkatimi çeken bir uygulama idi. Bazılarında mağazanın hemen çıkışında, bazılarında ise açık AVM alanında muhtelif şemsiye park alanlarında bırakılan bu şemsiyelerin kullandıktan sonra yerine konulması notu vardı.

Anlaşılan burada bu şemsiyeleri çalmak kimsenin aklına gelmiyor. Bu şemsiye parkından birinin resmini çekip, “bu uygulama bizdeki bir açık AVM’de olsaydı şemsiyeler ne kadar zamanda yok olurdu?” sorusuyla Facebook’ta paylaştım. Cevaplar milletimiz adına utanç vericiydi. Genellikle “arkanı döner dönmez” ile “15 dakika” arasında diye cevaplar verildi.

***

Bir ilginç uygulama da Godwill denilen mağazalar zinciri idi. Bu mağazalar tamamen fakir öğrencilere burs vermek üzere hayır maksatlı faaliyet içinde. Ticari mağazaların satılamayan seri sonu malzemeleri, evlerinde ve işyerlerinde kullanılmayan her türlü eşya ve kıyafetler hatta kitaplar, CD’ler vb bu mağazalara bağışlanıyor. Bu bağışlar mağaza görevlileri tarafından temizlenip, ütülenmesi veya küçük bakımları yapıldıktan sonra etiketlenerek mağaza sistemi içinde teşhir edilerek satılıyor. Bu eşyalar normal fiyatının çok çok altında fiyatlarla satılmakta. Sistem hem ihtiyacı kalmayanların eşyalardan kurtulmasına yardımcı olurken, ihtiyaç sahibi tarafından bu eşyalar değerlendiriliyor ve hem de kayıtlı bir ekonomik faaliyet olarak ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Mağazaların kazancı da burs olarak fakir öğrencilere ulaşıyor.

times-sguare-2.jpg

01 Aralık 2015 Kocaeli- Kültür-Sanat



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

yok - "Engelli" yerine "sakat" kelimesini (hem de bir kaç kez) kullanmayı tercih eden zihniyet ister Amerika'ya gitsin, isterse uzaya çıksın ne fark eder...

Yanıtla . 0Beğen 01 Aralık 15:11
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR