• BIST 106.736
  • Altın 140,992
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 20 °C

Halıdere halkını aldattılar

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bizde unutmak yok.

Söz verip yan çizmek yok.

Görmemezlikten gelerek, yazmayarak, bir belde halkının sorununu satmak yok.

Başkaları yapar, ama biz yapmayız.

Bu nedenle 41 yıldır yayın hayatındayız.

41 yıldır dimdik ayaktayız.

41 yıldır Kocaeli halkının gözü, kulağı ve hür sesiyiz.

 

***

 

Durup dururken bunları neden mi yazdım?

Şundan…

Hatırlarsanız, bizim ısrarla üzerinde durduğumuz konulardan biri de “Halıdere halkının taşocağı sorunu” idi.

Halıdere halkı haklıydı, Halıdere’yi yiyip bitiren, yaşamlarını karartan bu taşocağının kapatılması gerekirdi.

Sorunu günlerce her yönüyle ele aldık.

*Bu taşocağını işletenin AKP’li Fuat Elmas olduğunu…

*Bu nedenle Kocaeli’de ve Ankara’da korunduğunu…

*Kentimizde taşocağı işletenler arasında “çifte standart” uygulandığını…

*Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun istemesi halinde, taşocağının dört saatte kapatılabileceğini, bunun örnekleri olduğunu…

*Taşocağının Halıdere’ye ekonomik, sosyal ve sağlık yönünden büyük zararlar verdiğini…

*Çevredeki diğer taşocaklarının sudan sebeplerle kapatıldığını, bu nedenle Halıdere taşocağına büyük rant sağlandığını…

Bıkmadan usanmadan yazdık.

Bu arada CHP Milletvekili Haydar Akar da sorunu “siyasetin gündemi”ne taşıdı.

Taşocağına gitti, vatandaşlarla konuştu, demeçler verdi…

Sorun, sürekli gündemde tutularak iyice ısıtılmıştı.

Kentimizi yönetenler ve kentimizle ilgili siyasi söz hakkı bulunanlar, bu soruna artık kayıtsız kalamıyorlardı.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu başta olmak üzere, diğer milletvekilleri ve yöredeki belediye başkanları her fırsatta demeçler verdiler…

“Halıdere halkını bu dertten kurtaracağız… Taşocağını kapatacağız…”

İnternete “Halıdere taşocağı” diye yazıp tıklayın, kimin hangi tarihte ne sözler verdiğini görürsünüz.

Son tarih, 20 Eylül’dü…

Orman Bakanlığı’nın taşocağı ile ilgili izni 20 Eylül 2015 tarihinde bitiyordu, yeni izin verilmeyecekti ve taşocağı faaliyetten men edilecekti.

Aslında buna bile gerek yoktu, bu yöntemle taşocağının kapatılması da mümkün değildi, bütün yetki vilayetteydi ve Vali Hasan Basri Güzeloğlu istese taşocağını üç beş saat içinde kapatabilirdi.

Bunun uygulaması da vardı, “en büyük makam”dan gelen talimat üzerine Kartepe İlçesi’ndeki bir taşocağı dört saatte kapatılmıştı.

Bu arada büyükşehir belediyesi, valiliğe üç satırlık bir yazı gönderdi, Halıdere taşocağının kapatılmasını istedi.

Ama “yasak savmak” için…

Sorumluluğu üstünden atmak , “Ben vilayete kapatın dedim, ama kapatmadılar” demek için…

Büyükşehir belediyesinin vilayete gönderdiği yazının “alt yazısı” yoktu, bu nedenle de işlem yapılması mümkün değildi.

Büyükşehir belediyesi taşocağının kapatılmasını istiyordu, ama bununla ilgili gerekçe ve raporlar ilişikte yoktu.

 

“Bir süre yazmayın, biz bu sorunu çözeceğiz…”

Eylül ayının ilk günleriydi…

Sanırım 4 Eylül Cuma…

Hafta başında uzunca bir seyahate çıkacaktım, ofiste onun hazırlığını yapıyordum.

Vilayetten aradılar…

Yetkili ve sorumlu bir kişi…

“Sizden bir ricamız var. Bir süre yazmayın, biz bu sorunu çözeceğiz. Üniversiteden bir heyet oluşturup rapor düzenleteceğiz…” dedi.

Kararlı bir ses tonuyla konuşuyordu.

Sevindim…

Öyle ya, bizim amacımız sorunun çözümüne yardımcı olmak.

Halk diliyle, amacımız “bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek!”

Bizim yazmamız önemli değil, önemli olan Halıdere halkının bu dertten kurtulması… 

Hiç tereddütsüz, “Tamam” dedim, “yarından itibaren yazmıyorum…”

“Raporun hazırlanması ne kadar sürer?” diye sordum.

“Bir hafta, en geç bir hafta…” dedi.

Seyahate bu moralle çıktım.

Ele aldığımız sorun bir hafta sonra çözüme kavuşturulacaktı…

Halıdere halkı 10 yıldır çektikleri dertten kurtulacaktı…

Sonra…

Bir hafta dediler, ama raporu hazırlayacak heyet 15 gün süre istemişti.

15 gün geçti, “Araya bayram giriyor, bayramdan sonra rapor gelecek” dendi.

Bayram geçti, bir imza eksikti, o imza tamamlanınca rapor tamam olacaktı.

Seyahatteyim, ama bana verilen sözü adım adım takip ediyorum…

Benim seyahat bitti, İzmit’e geri döndüm, ama taşocağı ile ilgili rapor hâlâ ortada yok!

Anladım ki, bu işin içinde başka iş var.

Halıdere halkını kandırdılar…

“Bir süre yazma” diyerek beni bloke ettiler…

Rapor rapor dediler, rapor da bir işe yaramıyor ki, gereğini yapamıyorlar.

Söz verdikleri halde taşocağını kapatmıyorlar…

Ne oldu?

Muhteremler, “Halıdere taşocağı sorunu” olmadan 1.5 ay geçirdiler.

 

Kaldığımız yerden devam

Yazımın başında, “Görmemezlikten gelerek, yazmayarak, bir belde halkının sorununu satmayız” diye yazmıştım.

Sizlere, “Halıdere taşocağı sorunu” konusunda neden bir süredir sessiz olduğumuzun içyüzünü bütün ayrıntılarıyla anlattım.

Bugünden itibaren, kaldığımız yerden devam!

Daha önce söz verdik, bu sorun çözümlenene kadar Halıdere halkının yanındayız.

Başka çareleri yok, bu ocağı kapatacaklar.

Çünkü örneği var, Kartepe’deki bir taşocağını dört saatte kapattılar.

Canları öyle istediği için…

Emir “büyük yerden” geldiği için…

 

***

 

“Kaldığımız yerden devam” dedim.

Nerede kalmıştık bir hatırlayalım.

Halıdere taşocağı ile ilgili 4 Eylül’de yazdığım son yazıya lütfen bir göz atın!

Sorunun özünü hep birlikte bir hatırlayalım.

 

Halıdere taşocağının rantı kimlerin cebine giriyor?

4 EYLÜL 2015

Sevgili okurlarım, bugün sizlere Halıdere’deki taşocağı konusunda ilginç bir haber vereceğim.

Konunun içine girdikçe, sorunu deştikçe akıl almaz bilgilerle karşılaşıyorsunuz.

“Olmaz böyle şey” diye isyan edesiniz geliyor.

İsyan etseniz de etmeseniz de, olanlar olmuştur.

Sistem kurulmuş, rant yaratılmıştır.

Hatta yaratılan rant bir şekliyle, değişik adlar altında paylaşılmakta, herkes nasibini almaktadır.

 

***

 

Taş ve mıcır ocakları konusunda ne kadar bilgi sahibisiniz, bilmiyorum…

Biz, mesleğimiz gereği yıllardır bu rant kavgalarına hep tanıklık ederiz.

Bitmez tükenmez!

Her dönemde en önemli sorunlardan biridir, yetkililer bu sorunu çözüyor gibi görünürler, ama çözmezler.

Bir tarafta “rant”, diğer tarafta “halkın tepkisi” vardır.

Halktan taraf gözükürler, ama ranttan hiçbir zaman vazgeçmezler.

Çünkü taşocaklarında yaratılan rant çoğunlukla siyasetin, futbol kulüplerinin finansmanında, bazı özel ihtiyaçların karşılanmasında kullanılır.

Sanmayın ki, bu durum sadece AKP iktidarında böyle!

AKP’den önce de aynıydı.

Tek fark, AKP “Biz yapmayacağız” diye geldi, bu konuda diğer partileri çırak çıkardı.

 

Bütün taşocakları kapatılıp tek bir ocak açık bırakılırsa…

Sevgili okurlarım, şimdi şöyle düşünün!

Yaşadığınız şehirde 10 ekmek fırını var.

Yönetim bunlardan 9’unu kapatırsa, halk ne yapar?

Gider, ekmek ihtiyacını o tek fırından karşılar değil mi?

Açık kalan o tek fırın, daha önce günde 1000 ekmek satıyorsa, 10 bin ekmek satmaya başlar.

Taşocakları için de aynı şey geçerli.

İzmit ve çevresini gözünüzün önüne getirin!

İzmit’te taşocağı var mı?

Yok…

Karamürsel’de taşocağı var mı?

Yok…

Başiskele’de taşocağı var mı?

Yok…

Kartepe’de taşocağı var mı?

Yok…

Kandıra’da taşocağı var mı?

Yok…

Sadece Gölcük’te, Halıdere beldesinde taşocağı var.

Altı ilçede bir tane…

Herkes; taş, mıcır ve benzeri ihtiyaçlarını çoğunlukla bu ocaktan karşılıyor.

Peki, saydığımız bu ilçelerde daha önce taş ve mıcır ocağı yok muydu?

Vardı… Ama hepsi değişik tarihlerde kapatıldı.

Faaliyetlerine son verildi…

Kala kala Halıdere’deki taşocağı kaldı.

Ve ne kadar büyük tesadüf ki, bu taşocağının sahibi de bir AKP’li.

Fuat Elmas…

 

En başta kapatılması gereken ocak ful çalışıyor

Diyeceksiniz ki, altı ilçede İzmit, Kandıra, Kartepe, Başiskele, Gölcük ve Karamürsel’de sadece bir taşocağı var da, diğer ilçelerdeki durum nasıl?

Hereke, Gebze bölgesinde taşocağı yok mu?

Var… Yeteri kadar var…

Hereke’de 10, Gebze’de 10 civarında…

Buralarda taşocaklarının bulunduğu bölgeler meskûn saha dışında olduğundan sorun yok!

Taşocakları çalışmalarını sürdürüyorlar…

Şu anda Kocaeli’de tek Halıdere’deki taşocağında sıkıntı var.

Halıdere’yi mahvetti.

Havası, suyu, denizi, deresi, ormanı, bağı, bahçesi, insanı mahvoldu!

Eski Halıdere’den eser kalmadı.

İzmit ve çevresinde, “en önce kapatılması gereken ocak Halıdere’deki taşocağı” iken…

Diğer tüm ocaklar “muktedirler” tarafından kapattırıldı…

Halıdere’deki taşocağı gece gündüz çalışmaya devam ediyor.

Hem de ne çalışma!

Diğer ocaklar kapatıldığından, bütün müşteriler bu ocağın kapısında.

Eeee, talep çok olursa ne olur?

Ödemeler, peşin!

Parayı masaya koy, malı al!

Ocakta ful kapasite üretim var.

 

Mıcır fiyatları ikiye katladı

Gelelim işin “can alıcı” noktasına…

Ekonomide kuraldır.

Arz fazla olursa fiyatlar düşer…

Talep fazla olursa fiyatlar yükselir.

Halıdere’deki taşocağı 5 aydır bölgemizde “tek tabanca”!

Diğer ocaklar kapatıldığından tüm müşteriler ihtiyaçlarını buradan temin ediyorlar.

Böyle olunca da ekonomideki kural işliyor.

Talep fazla, fiyatları artıralım…

Beş ay önce…

Kartepe’deki iki taşocağı henüz kapatılmamışken…

Mıcırın tonu 10-11 lira idi.

Bugün fiyatı ne oldu dersiniz?

18-20 lira…

Şu ranta bakar mısınız?

Fiyatlar ikiye katlamış!

Bütün taşocaklarını kapatır tek bir taşocağını açık tutarsanız, o taşocağına rant yaratıyorsunuz demektir.

Bunun açıklanabilir başka bir tarafı var mı?

Tek ocak, tek tabanca!

Fiyat bu, ister al ister alma!

Öyle sanıyorum, 18-20 liralık fiyatlar buralarda da kalmaz.

25-30 liraya çıktığını duyarsınız.

Fırsat bu fırsat!

 

***

 

Sevgili okurlarım, Halıdere’deki taşocağının aylık kapasitesinin 250-300 bin ton olduğu söyleniyor.

Söylenen bir başka şey de şu:

“Buradaki malzeme; patlatma, delme, kırma gerektirmez. Malzeme dağdan kendi kendine sağılıyor. Çok ekonomik bir ocak… Bu nedenle bu ocağın kâr marjı çok yüksek.”

En nihayet, Halıdere halkına ait olan dağ, taş, orman kazılıp paraya çevriliyor.

Böyle bir ocakta mıcırın maliyeti nedir ki?

Üç beş makine, düşük ücretle çalışanlar ve enerji…

Gerisi, deve yüküyle kazanılan para!

İyi de, Halıdere halkının sağlığı hiçe sayılarak yaratılan bu rant, Halıdere halkının hakkı olan bu paralar, hak edenlerin ceplerine girmediğine göre kimlerin cebine giriyor?

Bu nasıl hak, hukuk ve adalettir?

Dağ benim, hava benim, deniz benim, bağ-bahçe benim… Sen bunların hepsini mahvederek taşocağı açıyorsun, büyük paralar kazanıp keyfine bakıyorsun!

Şimdiye kadar bu böyle gelmiş, ama ben Halıdere halkının bundan sonra buna izin vereceğini sanmıyorum.

“Rantçılar” bunu böyle bilsinler!

Bu rantı paylaşanlar, hesaplarını buna göre yapsınlar!

Daha önce de defalarca yazdım bir kez daha belirteyim…

Bu haklı davalarında Halıdere halkının sonuna kadar yanında olacağız.

Bu ocak kapatılıncaya kadar “Halıdere halkının sesi” olmaya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 1591 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Izmit li Ayhan
26 Ekim 2015 Pazartesi 22:24
22:24
Bunlar 1 Kasım bekliyor tek başlarına iktidar olsunlar Halıdereyi komple satarlar ALLAH CELLECELALUĞU Bunların zülmü nden tüm insanlığı korusun bunların gözü paradan başka birşey görmüyor
İzmirli Taner
16 Ekim 2015 Cuma 15:50
15:50
Kocaeli nin yöneticileri nasıl bu insanların sesini duymuyorlar Biliyormusunuz arkadaşlar bunları bu hale getirenler tabiki akp seçmeni bu millet bunları seçiyor bunlarda halka zülmü nü yapıyor Halıdere halkı ve tüm Türkiye bunların yüzünü görüp siyasi tercihlerini gözden geçirmeli.
seyfi
16 Ekim 2015 Cuma 15:41
15:41
Sayın Tanzer bey geçtiğimiz günlerde Büyükşehir belediye Başkanı Halıdere ye ziyarete geliyor halktan taş ocağı konusunda şikayet gelince taş ocağını mahkemeye verdiklerini söylüyor ne kadar komik değilmi bunlar bu millet i enayi yerine koyuyorlar sanki ülkeyi yönetenler bunlar değil bunlar sanki muhalefet partisi de şu anki ülkeyi yöneten iktidar partisi başka bir parti söz geçiremiyorlar ya Halıdere nin hakkını mahkemede arıyorlar.Ne kadar komik değilmi bunları ALLAH A havale ediyoruz
Recep yılmaz
16 Ekim 2015 Cuma 15:27
15:27
Tanzer bey Bizim yaşadıklarımız öyle bir anlattınızki bu zülmü bizimle yaşamış gibi içten anlattınız ama bu siyaset i rant için yapanlar anlamaz vali beye suç bulamıyorum çünkü mevcut siyasette valiler siyasilerin emrinde
Murat öz
16 Ekim 2015 Cuma 15:18
15:18
Halıderede bu taş ocağı konusunda yaşadıklarımız ve şahit olduklarımız benim bu Devletin adaletine güveni mi bırakmadı buna sebep olan zalimlere hakkımı helal etmiyorum.
Necla Soylu
16 Ekim 2015 Cuma 15:03
15:03
1 kasımda akp tek başına iktidar olursa siz görün zülmü ALLAH bizlerin bunların zülmü nden korusun
İzmirli Taner
15 Ekim 2015 Perşembe 22:21
22:21
Tanzer abi yazınızı okuyunca bu yapılanlar bu Halıdere halkına çok büyük zülüm din bezirganları bunlar
Sevgi öz
15 Ekim 2015 Perşembe 22:17
22:17
ALLAH halkımızı bu zalim siyasetçiler den korusun
Seyfi
15 Ekim 2015 Perşembe 22:15
22:15
Yeter bize verdiğiniz ceza ak lar gidin o kirli paraları başka yerde kazanın zalimler
HALIRELİ
15 Ekim 2015 Perşembe 17:20
17:20
SİYASET DEMEK YALAN SÖYLEMEK SÖZÜNÜ TUTMAMAKSA BUNU EN İYİ YAPANLAR SİZ AKP BELEDİYE BŞK BAKAM FİKRİ VE VALİ SİZLERE YAZIKLAR OLSUN BU DÜNYANIN ÖBÜR DÜNYASIDA VAR YAZIKLAR OLSUN SİZİN GİBİ YLANCI SİYASETCİLERE YAZIK
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim