• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 20 °C

Halk otobüsleri...

Mustafa Küpçü

Kent içi ve çevresinde kitle taşıma araçlarını tercih ederim. Bu tercihin, hem kişisel bütçem hem de ülkem için doğru olduğuna inanırım.

Halk Otobüslerinde, şoför ve yolcuların davranışlarını gözlerim. Sabahın erken saatleriyse, “günaydın, hayırlı işler” derim. Kimi zaman bu iletişimi yapamadan telaşla bindiğim de olur. Şoförler de çoğu kez, “sağol abi” gibi karşılıklar verir. İnsani bir diyalogdur bu.

Yolcular çoğunlukla konuşmazlar. Yüzler genellikle ciddi hatta asıktır!

Çünkü, her birinin kafasında ayrı bir dert vardır.

Kimi zaman yüksek sesli konuşmalardan rahatsız olurum! Bu, benim huysuzluğumdan mıdır, o yüksek sesle konuşanların densizlikleri midir? Bunu da düşünürüm.

Gençler, genellikle “akıllı cep telefonları” ile meşguldür! Hatta kimileri, bindiği duraktan inene kadar uzun uzun konuşur! Kimi gençler, kulaklık takıp müzik dinliyor. Nedense, müziğin bütünü değil de ritm sazın “çis-dam” sesleri tırmalar kulaklarımı! Genç kardeşim o seslerin bir başkasına nasıl rahatsızlık verdiğini bilmez!

Nedense, pek çok yolcu için “durak” bir anlam ifade etmiyor! “Müsait yerde inmek” istiyorlar!..

Otobüs şoförleri de, yolcu el ederse her yerde yolcu alıyor ama yolcu indirirken durakta durmaları gerektiğini anımsıyorlar!

Hava kararmış, şoförümüz yüksek hızla sürüyor aracını, durakta birinin el kaldırdığını son anda görüyor ve olanca gücüyle basıyor frene! Ve söyleniyor; “Biraz erken el etsen olmaz mı?” Ben de içimden söyleniyorum; “Hiç değilse duraklara yaklaşırken biraz hız kessen olmaz mı?” diye!..

Şoförümüz, o her ani ve acı fren sırasında, ayaktaki yolcuların duvar saati sarkacı gibi sallanırken içlerinden ettikleri küfürleri duymuyor!

İşe gidiş ya da iş çıkışı saatlerinde halk otobüslerine binmek hayli zor. Hele, 19-20 kişilik otobüse 40-50 kişiyi sığdırmak daha da zor! Şoför, tekrar tekrar; “Arka tarafa doğru ilerleyelim” diyor, yolculardan biri; “Yer mi kaldı, adamın üstüne mi çıkayım?” diyor!

Ara saatlerde her adımda yolcu arayan, bu nedenle gıdım gıdım araç süren şoförlerin sıkıntısını ben de yaşıyorum; “Hiç değilse 8-10 kişi yolcu çıksa bari” diye dilekte bulunuyorum.

Her hatta iki tür araç çalışıyor; bazıları eski, her tarafından gürültü saçan, egzozundan kapkara dumanlar salan, kirli ve acayip kokulardan burun düşüren araçlar! Bazıları ise yeni, gürültüsüz, seyahati keyifli kılan araçlar.

Şoförler de öyle; kimi tıraşını olmuş, temiz pak giyinmiş, yüzü güleç, yolcusuyla selamlaşan ve hatta şakalaşan sevimli insanlar.

Kimiler ise; saç sakal karışmış, özensiz bir kıyafet içinde, her an hır çıkaracakmış gibi çatık kaşlarla bakan, suskun ama aniden patlayan tipler.

Halk otobüsleriyle seyahat daha keyifli, daha insanca olmalı.

Şoförü de yolcuları da mahalle komşusu, arkadaş, eş dost gibi davranmalı birbirine.

Şoför, ekmek yediği teknesini temiz ve bakımlı tutmalı, egzoz dumanı ile kirletmemeli çevreyi.

Yolcular da, bütün bir gün aynı güzergahta dönüp dolaşan şoförlerin sıkıntısını anlamalı, paylaşmalı.

Sevgiyi ve saygıyı başka nasıl büyütebiliriz ki?

Bu yazı toplam 1199 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim