• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Hangisini seçeceğiz?...

Banu Gürer

"... Andolsun, biz insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz." (Tîn, 4-5)

Ayet-i kerime, insanoğlunun potansiyel tabiatını ne güzel ortaya koyuyor değil mi?

O insanoğlu ki yaratılışındaki kabiliyetlerle yaratılmışların en şereflisi olma imkânına sahip...

Ve "insan" olmayı becerebildiğinde ise bunun örneklerini veriyor...

Mesela medeniyet inşa ediyor...

O medeniyet içerisinde kendini gerçekleştirebiliyor...

Bunu yaparken önce insan olmanın ne olduğunu ortaya koyuyor...

Nasıl mı?

Çok örnek verilebilir...

Mesela insanın insanlığıyla imtihan olduğu en önemli anlardan biri savaşlardır...

Ve insan olmayı becerebilen insanlar adaleti savaş anında bile gözetir/gözetebilir...

Hem de adaleti sadece savaştığı insanlara karşı değil, tabiata karşı bile gözetir...

Savaş mazereti ile tek bir ağacın bile boşu boşuna yakılmasının dinimizde yasak olmasının hikmetini burada görmüyor muyuz?

Yeşile zarar vermekten kaçınan insanın savaş anında kadına, çocuklara ve yaşlılara, yani savaşın ceremesini en acı biçimde çekenlere kötü muamele yapması beklenebilir mi?

Savaş gibi insanın hislerini kontrol altına almasının zor olduğu bir durumda dahi insan olabilmek kendine hakim olabilmekten geçiyorsa, aksi söz konusu olduğunda sonuç ne olur?

İnsanın "aşağıların aşağısına inmesi" olur...

İşte o andan itibaren ise işkence çektirmek bir eğlence unsuru haline gelir...

Bırakın yeşili korumayı başta kadınlar olmak üzere düşman bellediğiniz toplumun her ferdine gücünüzü en adi biçimde göstermeyi zafer kazanmak sanırsınız...

Düşmanınıza ölümden kötü kaderlerin olduğunu onların "insanlık" onurlarını yerle bir ederek göstermeyi kendinizde hak olarak görürsünüz...

Çatışmalarda da durum pek farklı değildir...

Sözde sesinizi duyurmak adına kamu malını tahrip ederek, insanların mallarına ve canlarına kastetmenin sizi haklı çıkaracağını sanıp vahşete insanlığınızı kurban eder ve bundan pişman olmak yerine zevk almaya başlarsınız...

Bu zevk sebep olduğunuz maddi manevi yıkımdan, toplumun gününe ve geleceğine verdiğiniz zarardan pişmanlık duymanızın da önüne geçer...

Kendi varlığınızı tehdit etseniz bile...

Zira "öfke baldan tatlıdır"...

Ve karşılığında ödeyemeyeceğiniz derecede kul hakkını gasp etmiş olmanız da sizi endişelendirmez...

Çünkü siz zafer sandığınız hezimetin içerisinde "insanca" bakmaktan zaten uzaklaşmışsınızdır...

İnsanca bakamayanın ahiret kaygısı olabilir mi?

Olsa bu kadar zulme "zevkle" iştirak edebilir mi?

İşte bizim "insan olmakla" ilgili temel imtihanlarımızdan biri bu...

Hangi yolu seçeceğimiz...

Yaratılışımızdaki güzelliği koruyup geliştirmeyi mi yoksa aşağıların aşağısına inmeyi mi tercih edeceğimiz...

Sizce "insanlığımız" hangi yönde ilerliyor?...

Bu yazı toplam 1054 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim