• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

HAS Partililer Kurtulmuş ile buluştu

HAS Partililer Kurtulmuş ile buluştu

Halkın Sesi Partisi İstanbul İl Başkanlığı binasında düzenlenen Marmara bölge toplantısına Kocaeli Has Parti teşkilatı, İl Başkanı Erol Pekcan önderliğinde yoğun katılım sağladı.

Halkın Sesi Partisi İstanbul İl Başkanlığı binasında düzenlenen bölge toplantısına Kocaeli il Başkanı Erol Pekcan olmak üzere, il ve ilçe yöneticileri, Kadın kolları, gençlik kolları yöneticileri katıldı. Toplantıda konuşan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'' sözler söyleniyor konular tartışılıyor ve önemli konular bir kenara bırakılıyor” dedi.

Hükümet Zikzaklar Çiziyor
Yeni çalışma döneminde il başkanları toplantısını dokuz ayrı bölgede, iki ayda bir genişletilmiş şekilde yapacaklarını belirtirken, Türkiye'nin gündemindeki kritik konulara değindi. Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmelere dikkat çekerek: ''Maalesef Suriye konusu hızlı bir şekilde ısıtılmaya ve Türkiye Suriye'deki çatışmaların içine çekilmeye gayret ediliyor. Komşularla sıfır problem ilkesiyle yola çıkan Hükümet, ne yazık ki özellikle Suriye konusunda çok ciddi zikzaklar çizmeye devam etmekte ve bu anlamda da anlaşılmaz adımları atmaya hazırlanmaktadır. Daha önceki senelerde kardeş, dost müttefik olan Esad ve yönetimiyle çok yakın temasların aksine ne olduysa neredeyse savaş aşamasına gelen birtakım ilişkilerin içerisine girdi. Dış politika 'dün dündür, bugün bugündür' ilkesiyle yönetilemez. Dış politika diğer siyasal alanlarda olduğu gibi özellikle ilkelerin çok belirgin bir şekilde yer alması gereken bir alandır. Her ülke için kendi menfaatini korumak önceliktir. Bizi diğer partilerden ayıran en büyük özelliğimiz çıkar ilişkisine dayalı olmayan dış politikamızdır''

Böyle Dış Politika Olmaz
Suriye'deki yönetim ile Türkiye'deki yönetimin aynı olduğunu ifade eden Kurtulmuş,'' Suriye halkının sesi çıkamıyordu, bastırılıyordu ya da uluslararası kamuoyu Suriye'deki bu zulümlere karşı sessizdi. Bir ülkede insanlar sokağa çıkıp gösterirler yapmıyorsa banane diyemeyiz. Bu Böyle dış politika anlayışı olmaz. Bundan 6 ay önce gayet iyi ilişkilerimiz olan Suriye'deki yönetim aynıdır, Türkiye'deki yönetim de aynıdır. Biz burada despot yönetimlerin devam etmesi gerektiğine ilişkin bir şey söylemiyoruz. Kimse Suriye konuşandaki uyarımızda dolayı kutuplaştırmasın. Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir. Ancak problem Türkiye'nin bu konuda göstermiş olduğu çifte standart ve endişe verici adımlardır. '' diye konuştu.

Hükümeti Uyarmak Boynumuzun Borcudur
Numan Kurtulmuş, 'Suriye'de mezhep çatışmalarının olması fevkalade mümkündür dedi ve şunları söyledi: “Suriye'nin bölgede kapsamlı bir çatışmanın ilk kapısı olarak görülüyor. Bunu önlemek için Türkiye, bölgedeki bütün ülkeleri yanına alarak, Suriye'de bütün tarafların kabul edebileceği kapsamlı bir barış programını uygulayabilir, Arap Birliğini, İslam Konferansı Örgütünü, İran'ı ve bütün diğer ilgili tarafları işin içine çekerek gerçekten halka dayalı bir demokrasinin kurulmasının önünü açabilirdi. Bu çerçevede Suriye gibi ülkelerde azınlığa dayalı rejimlerin en büyük korkuları, yıkıldıktan sonra bir devri sabık yaratılmasıdır. Türkiye bir devri sabık yaratılmayacağı ve bir derin hesaplaşmanın içerisine girilmeyeceği konusunda Suriye'deki ilgili bütün tarafların hepsine öncülük ederek, barış masasına oturtabilirdi. Türkiye şimdiye kadar bunu yapmadı. Vizyon sahibi olmak, bunu yapmak demektir. Türkiye yeri geldiği zaman dost olduğu ülkelere düşmanlık çığlıkları içerisinde söz söyleyebiliyor. Hükümeti uyarmak bu oyunlara gelmeyin demek boynumuzun borcudur''

Başbakan ve Cumhurbaşkanına sert Uyarı
Özellikle Cumhurbaşkanı başta olmak Başbakan ve iç işleri Bakanını uyaran Kurtulmuş ; “Cumhurbaşkanımız Suriye konusunda en kötü senaryoya hazır olduğumuzu belirtiyor. Bu kötü ve vahim bir senaryodur. Türkiye kendisine ait olmayan bu hesaplaşmanın içinde bu senaryoya hazır olamaz. Türkiye yeter ki batının oyunundan çekilsin en iyi senaryoya hazır olabiliriz” dedi.

Özür Dilemek Küçültmez
Erdoğan'ın Dersim açıklamalarına da değinen Kurtulmuş, bu konuyu adam gibi tartışalım çözelim dedi. Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti; “Tartışma iyi bir yerden başlamış oldu. CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'e ve Başbakan Erdoğan'a bu anlamda teşekkür ediyoruz. Türkiye siyasetinin önünü açmaya yarayacak önemli adımlardır. Bu konular tartışılıp bir kenara atılmasın. Bu meseleyi adam gibi tartışalım ve sonuç alalım. CHP bu konudaki statükocu tavrını bir türlü bırakamıyor. Biz ise Başbakana nenen böyle titrek sesle özür diledi diye soruyoruz böyle özür dilemek olmaz. Bu konu siyasi hesaplaşma konusu değildir. Özür dileyen devletler küçülmezler aksine büyürler. AKP ise bu meseleyi ciddiyetle devam ettirmelidir. Tabii devletin özür dilemesi sadece Başbakan'ın yaptığı açıklama ile gerçekleşmiş olmaz. Bu özrün bizzat TBMM tarafından yapılması gerekiyor.

“İstiklal Mahkemeleri'nin Arşivleri Açılmalı”
“Bizim önerimiz sadece Dersim değil, İskilipli Atıf Hoca, Said Nursi, gibi isimlerle ilgili de geçmişte karanlıkta kalmış olayların tamamının aydınlatılmalıdır. Bunun gerçekleşmesi içinde Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulmalı, bu eylemlerin suç kapsamına sokulması sağlanmalı, İstiklal Mahkemeleri'nin arşivleri açılmalı, 27 mayıs, 12 eylül, 28 şubat, 27 Nisan darbelerinin tamamının aydınlatılmasını sağlayacak adımlar atılmalı, tüm faili meçhuller, idamlar, haksız yere öldürülenler, kayıplar, işkencelerden dolayı özür dilenmeli ve Meclis'te bu olayların mağdurlarına iade-i itibar yapılmalıdır"

Para Babaları Darbe Yapıyor
Avrupa'daki sessiz değişimlere de değinen Numan Kurtulmuş; “Uluslar arası tüccarlar, para tacirleri, halkın deyimiyle tefeciler Yunanistan, İtalya ve İrlanda'da darbe yaparak hükümetleri değiştirmişlerdir. Bunun adına darbe derler. Asker topla tüfekle yürüyünce darbe oluyor da uluslararası finans kapitalizminin para babaları, Türkiye deyimiyle tefeciler darbe yapılınca bunun adı neden darbe olmuyor. Tüm dünya finans kapitalizminin yaptığı bu darbeyi sessizce izliyor.”

Siyaseti Kontrol Altına Almaya Çalışılıyorlar
“Sadece piyasa değil siyasette devlet tarafından kontrol altına almaya çalışılıyor. Biz bu oyunu 28 Şubat sonrası Türkiye'de görmüştük. 1999, 2001 ve 2002'de kolunun altına aldığı mavi klasörle Türkiye'ye gönderilen Kemal Derviş işte bu oyunun Türkiye ayağıydı. Sonrasında ise Kemal Derviş'in ekonomi politikalarını bizzat Kemal Derviş'in deyimiyle en iyi şekilde uygulayan AKP Hükümeti iş başına getirildi. İtalya da ve Yunanistan da ki oyunu 10 sene önce gördük. Türkiye güllük gülistanlık değildir yani öyle zannedildiği gibi güçlü bir ekonomiye sahip değiliz. Böyle görünmesinin sebebi Türkiye’ye vermiş olduğu roller gereğidir. Türkiye kendisine verilen rolleri oynamakta tereddüt etmeye başladığı zaman, Yunanistan’da 2 haftada nasıl hükümeti devirdilerse, Türkiye’de de aynısı olur. Hükümet ayağını denk almalı" dedi.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim