• BIST 97.930
  • Altın 144,040
  • Dolar 3,5642
  • Euro 3,9945
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 25 °C

Hatasız örnek var mıdır?

Banu Gürer

 

Abese suresini bilir misiniz?

Hangi vaka üzere indirildiğini?

Hz. Peygamber’in (S.A.V.), kendisine aydınlanmak üzere gelen ve gözleri görmeyen biriyle gerektiği gibi ilgilenmemesi üzerine Cenab-ı Hak (C.C.) tarafından “açıkça uyarıldığı” suredir.

Peki, bu sure bize öncelikle ne anlatır bilir misiniz?

“Hatasız kul olmadığını”.

Cenab-ı Hak (C.C.) dışında kimsenin hatadan münezzeh bulunmadığını.

Peygamber dahi olsa insanın hata yapabileceğini anlatır.

Peygamberlerin bu durumda diğer insanlardan temel farkı Cenab-ı Hak (C.C.) tarafından uyarılmaları ve hatalarının anında düzeltilmesidir.

Yani vahiy almalarıdır.

İşte bu nedenledir ki onların da birer “insan” oldukları Kur’an-ı Kerim’de vurgulanır: “De ki: ‘Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyediliyor…” (Fussilet, 6)

Bunun iki önemli sonucu vardır:

Birincisi kimseyi “mutlak hatasız” olarak kabul edemezsiniz.

Kalbi ne kadar temiz olursa olsun…

Veya ne kadar dindar olursa olsun…

Hz. Peygamber (S.A.V.) dahi bu hususta münezzeh değilse peygamber olmayanlar içinde istisnalar olabilir mi?

Alnı secdeye gidiyor diye bir insanın asla yanlış yapmayacağı kabul edilebilir mi?

Sorgusuz sualsiz masumiyetinden bahsedilebilir mi?

Veya körü körüne takip edilebilir mi?

Takip edildiğinde ve hatalara ortak olunduğunda insanın kendini aklaması mümkün olabilir mi?

İkincisi Hz. Peygamber (S.A.V.)’in hayatımızda örnek insan olarak yer almasının gerekliliğidir.

Bundan kastımız, O (S.A.V.) bizlere yapamayacağımız şeyler için değil, yapabileceğimiz ve yapmamız gerekenler için bir örnektir.

Bu nedenle mutlak surette “hayata geçirilmesi” gerekir.

Saygı göstermek adına da olsa “insanüstü” bir konumda tutulması değil.

Bırakın Hz. Peygamber’i (S.A.V.) çoğu zaman sahabenin dahi model almaya gücümüzün yetmeyeceği, adeta insan dışı varlıklar gibi anlatıldığı ve algılatıldığı düşünüldüğünde bu hususun çok önemli olduğunu ayrıca belirtmek gerekir.

Zira asıl model “asla ulaşılamaz” veya başka bir ifadeyle “asla yapamayacağımız şeyleri temsil eden biri” olarak algılandığında, onun yerini başkalarının alması da kaçınılmaz olur.

O zaman Cenab-ı Hak’kın (C.C.) peygamber göndermesinin anlamı ne olur?

Ya da şöyle soralım: Peygamber’i (S.A.V.) görevinden (haşa!) uzaklaştırdığımızda yerine koyduklarımızın bizi selamete götüreceğinin garantisi nerededir?

Bu nedenle bugün kimleri hangi konuma koyduğumuza dikkat edelim ki dünyada da pişmanlığın fayda vermediği o günde de arkasından gittiklerimizin muhtemel felaketlerine ortak olma ihtimalinden uzak duralım…

 

Bu yazı toplam 1542 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
izmitli
17 Nisan 2014 Perşembe 12:08
12:08
sizden çok şeyler öğreniyorum.CENABI ALLAH Sizin gibi insanlardan hepimizden razı olsun.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim