• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 19 °C

Hayatınızı sınavlara bağlı değil hedeflerinize bağlı yaşayın

Hayatınızı sınavlara bağlı değil hedeflerinize bağlı yaşayın
Türkiye çocuklar ve gençler için tam bir sınav ülkesi. Okula başladığımız günden mezun olana kadar onlarca sınava giriyor ve geleceğimizi belirlemeye çalışıyoruz.

Oysa ki geleceğimizi asıl belirleyecek olan birkaç saatlik sınavlar değil düzenli, istikrarlı ve bir hedef koyarak yapacağımız çalışmalardır. Spiritüel Gelişim Danışmanı ve QEPR terapisti Gülnur Ünal, sınav öncesinde yaşanan yoğun kaygı, endişe ve korku duygularının genel olarak başarısızlık getirdiğine dikkat çekerken “Hedeflerinizi koyun ve endişeyi bir kenara bırakın. Kendinize güvenin. Başarı gelecektir” dedi.

Türkiye’deki öğrenciler artık sınav dönemine girdi. Haziran ayına kadar çok sayıda yazılı sınavla “sınanacak” olan öğrenciler, alacakları notlarla belki de geleceklerini belirleyecekler.

Sınav döneminde çocuklarda ve gençlerde stres, anksiyete, korku, içe kapanıklık gibi istenmeyen birçok psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabileceğini kaydeden Spiritüel Gelişim Danışmanı ve QEPR terapisti Gülnur Ünal, bilginin, hedef koyarak çalışmanın ve de kendine güvenmenin çok önemli olduğunun altını çizdi.  

Gençlerin tüm hayatlarının sadece birkaç saate bağlı olmadığının altını çizen Spiritiüel Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal, “Önemli olan gençlerin akıl ve ruh sağlıklarının bütünlük taşımasıdır. Gençler, pozitife odaklandıkları, iyi düşündükleri, bildiklerini unutmaktan korkmadıkları ve yazılı sınavlara çok büyük anlamlar yüklemedikleri sürece başarıya ulaşacaklardır” dedi.

Gülnur Ünal, gençlerin sadece eğitim – öğretim değil aynı zamanda kişisel özelliklerine de yatırım yapmaları gerektiğini de söyledi. Örneğin yeteneğe bağlı olarak müzik, spor, resim, tiyatro gibi dallarla ilgilenmenin ve aktif rol almanın “ruhu beslediğini” belirten Ünal gençlere seslendi: “Kendinizi değerli hissettiğiniz etkinlikleri bulmalısınız. Hayattaki tek rolünüz öğrenci olmak değildir. Unutmayın okul yıllarınız sizin en verimli çağlarınız arasındadır ve burada edindiğiniz sosyal etkinlikler, ruhunuzu, karakterinizi, özgüveninizi ve çevrenizle ilişkilerinizi belirleyecektir. Bu nedenle elinizden geldiğince boş vakitlerinizde kendinizi değerli ve iyi hissettiğiniz alışkanlıklarla geçirin.”

Bilgi donanımı ve kendine güven olsa da gençlerin yaşadıkları en büyük endişelerin başında “ailenin beklentilerini karşılayamama” korkusu bulunduğunun da altını çizen Gülnur Ünal, ailelerin çocuklar üzerinde büyük bir yük oluşturduklarını kaydetti. Bu noktada ebeveynlere büyük görevler düştüğüne dikkat çeken Gülnur Ünal, çocukların çok hassas olduklarını belirterek şöyle devam etti: “Olumlu telkinlerde bulunmak çocuklarda pozitif duygular yaratır. Onlara tüm hayatlarının sadece birkaç saate bağlı olmadığını anlatmalısınız. Çocukların birer birey olduğunu ve güçlü olmaları gerektiğini vurgulayın. Başarısızlığın da hayatın bir parçası olduğunu tekrar edin ve sonuç ne olursa olsun çocuğunuzun yanında olduğunuzu her fırsatta tekrarlayın”

Tehdit, azar ve kırgınlıkların çocukların ebeveynlerden uzaklaşmalarına ve içlerine kapanmalara neden olduğunu vurgulayan Gülnur Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuğunuza yönelik sürekli ‘sen yapamayacaksın. Zaten anlamıyorsun, tembelsin” gibi olumsuz sözler kullandığınızda, bu sözler gerçek davranışlara dönüşebilir. Oysa ki en doğru yapılacak olan olumlamalarda bulunmaktır. ‘Bir dahakine daha iyi not alırsın’ deyin söyleyin. Bilinçaltı saf olduğu için, olumlu sözler bilinçaltına yerleşecektir. ‘Şımarır’ korkusuyla iyi sözlerden ve övgüden kaçınmayın.”

 

Sınav kaygısından QEPR’la kurtulun

Sınav kaygısıyla yaşanan mutsuzluk ve endişeyi ortadan kaldırmak için QEPR yönteminin çok etkili olduğunu vurgulayan Gülnur Ünal, “QEPR duygusal olarak rahatlama tekniğidir. Öğrencilerin başarıya ulaşmaları için zihinlerini rahatlatmaları gerekmektedir. Aksi takdirde gelecek ve başarısızlık korkusu hakim olur” dedi. QEPR’da vücudun kan akışının sağlandığı akupunktur noktalarına hafifçe vurarak “tapping” yapıldığı bilgisini veren Gülnur Ünal, kişisel olarak yapılacak olan çalışmalar dışında profesyonel yardım almanın da önemli olduğunun altını çizdi.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kitap fuarında zekayı etkileyen ilaçlar konulu konferans düzenlendi17 Mayıs 2017 Çarşamba 15:43
  • Elibol, gözü anlattı17 Mayıs 2017 Çarşamba 14:08
  • Kandıra'da gerçek bir başarı hikayesi!17 Mayıs 2017 Çarşamba 12:02
  • KOÜ'lü öğrencilerin dikkatine! İşte mezuniyet tarihiniz16 Mayıs 2017 Salı 11:01
  • Diyaliz seminerine büyük ilgi16 Mayıs 2017 Salı 10:05
  • Sağlıkçılara ruh sağlığı eğitimi16 Mayıs 2017 Salı 10:04
  • Esnek, katılımcı, demokratik bir okul kültürü15 Mayıs 2017 Pazartesi 17:15
  • Ayaz'dan çocuklara ücretsiz üniversite!15 Mayıs 2017 Pazartesi 09:22
  • KOÜ’de istihdam semineri14 Mayıs 2017 Pazar 02:00
  • KOÜ’den farklı çalışma12 Mayıs 2017 Cuma 13:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim