• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 10 °C

Haydar Akar’dan muhalefet dersi!

Hasan Altınkaya

Her zaman söylenir, “ülkemizde iktidar değil, muhalefet sorunu var” diye. İktidarın başarısı, muhalefetin başarısı ile de orantılıdır. Geçtiğimiz Haziran seçimlerinde muhalefetin söylemlerinin ideolojilerden çıkıp halkın taleplerine yönelmeye başladığında, iktidar partisi de bu söylemlere kayıtsız kalamamış, seçim vaatlerini yenilemişti hatırlayın. Asgari ücretin artışı ve birtakım sosyal iyileştirmeler muhalefet sayesinde kazanıldı diyebiliriz. Yapamayacaklardı belki, ama fikir sunmaları ve halk için yapılabilecek şeyler olduğunu göstermeleri, iktidarı tabir yerindeyse “köşeye sıkıştırdı”. Zaman zaman çok zayıf kalsa da, muhalefet kanadında üretilen politikaların artarak devam etmesi, ülkemizin en büyük kazanımı olur.

Ne yazık ki şu süreçte MHP ve HDP gibi milliyetçi iki partiyi de bir kenara bırakmamız gerekiyor. Özellikle seçim öncesi ekonomiye yönelik verdiği vaatlerin dışında bir öneri ya da proje göremedik. O yüzden beğenin ya da beğenmeyin, ülkenin muhalefet yükü yalnızca CHP’nin omuzlarına kalmış durumda. Genel başkanın kırdığı pot üstüne potlar, halkın seçtiği Cumhurbaşkanına karşı kullanılan hakaretamiz ifadeler filan da olmasa, muhalefet kanadında yapılan olumlu çalışmalar daha çok gündeme gelecek. Ama ne yazık ki, muhalefetin yalnızca köhneleşmiş zihniyetini ve falsolarını konuşuyoruz. Hala Allah’tan korkmadığını söyleyen vekillere sesini çıkartmayıp, Atatürk’ün posteri üzerinden disiplin uygulamaya çalışan bir anlayıştalar. İçlerindeki çalışkan ve başarılı vekilleri de görünmez duruma getiriyorlar bu şekilde.

Manevi değerlere saygılı, ne konuştuğunu bilen, çözüm üreten, yapıcı politikalar üreten muhalif vekiller de var. En yakın örneği, hemşehrimiz Haydar Akar… Akar’ın gündeme getirdiği ve iktidar tarafından da olumlu karşılanan önerileri biliyorsunuz. HGS ve OGS’den ücret ödemeden geçen araç sahiplerine “en uzun mesafenin 10 katı” kadar ceza uygulaması vardı. Bu uygulama CHP’li vekil Haydar Akar’ın girişimleriyle ele alındı ve düzenlemeye gidildi. Çıkartılan yasayla bu cezalar en uzun mesafenin değil, “gittiği mesafenin 10 katına” düşürüldü. Ancak yasadan önceki yıllarda da bu uygulamadan canı yanan yüzlerce araç sahibi vardı. 2014 yılında kesilen cezaların iki yıl sonra tebliğ edilmesi sürücüleri de şaşırtmıştı. O yüzden bu yasanın 2014 yılı içerisinde ceza kesilen sürücüler için de uygulanması gerekiyordu. Bu konuda da gerekli adımlar atıldı. Resmi gazetede yayımlanan bu düzenleme ile cezalarda 10 katına varan indirimler olacak. Bu da binlerce araç sahibi için büyük müjde demek.

Bir başka önemli konu da, Zorunlu Trafik Sigortası. Trafik Sigortası’na yapılan zamları da mecliste gündeme getiren Akar, vatandaşı zor durumda bırakan ve yanında bir de kasko yapmaya mecbur bırakan sistemi sorguladı, sorgulattı. Verdiği soru önergesi ve kanun teklifiyle de hükümeti harekete geçirmeyi başardı.

İşte yapıcı muhalefetin sonuçları. Ne “her şeye karşıyız” diyen bir muhalefet, ne de muhalefetin her dediğine karşı çıkan bir iktidar. Bu tür uyum ve birliktelik ile kaybeden olmuyor. Aksine ülke kazanıyor, millet kazanıyor. O yüzden muhalefetin söylem ve eylemleri, manevi değerlere saldırı üzerine değil, proje üretme üzerine olmalı. Bu konuda adım atarak partisine de öncülük eden Kartepeli hemşehrimiz Haydar Akar’ı gönülden kutluyor, diğer muhalif vekillere de örnek olmasını diliyorum.

 

Şehirler ve “Avm”ler

Son zamanlarda ülkemizde, ilimizde de rahatça gözlemleyebildiğimiz birtakım şeyler oluyor. “Patır patır” denebilecek hızla alışveriş merkezleri (AVM) açılıyor. Hızla, ve kontrolsüzce. “Hayır efendim hepsinin kontrolü yapılıyor” demesin sakın kimse. Gözünü AVM’de açan çocuğun kontrolünü yapabiliyor muyuz, bir alışveriş manyağına dönüşmeden önce? Sinemaya bile gitmek için AVM’ye girmek zorunda olduğumuzu fark ediyor muyuz? Evden dışarı çıkmak için aklına AVM’den başka alternatif gelmeyen insanların varlığı, sadece onların suçu mu? Şehir merkezindeki, mahallemizdeki küçük esnaf ne halde görüyor muyuz? O çok övündüğümüz, her gelen turiste gezdirdiğimiz çarşılarımızdan, “çarşı kültürü” nden geriye ne kalıyor peki?

Bakın, sosyal ve kültürel anlamda kontrol edebileceğimiz ne çok şey varmış halbuki…

Şehir planlaması yapılırken dikkat edilmesi gereken ekonomik veriler var elbette. Fakat şehrin sosyal ve kültürel yapısı, kendiliğinden gelişen ekonomik dinamikleri de o yerin ruhunu oluşturur. Çok büyük bir alışveriş merkezi, kenti yönetenler için çok büyük harçlar, büyük kiralar, büyük yatırımlar anlamına gelebilir. Hal böyle olunca, “inşaatçı politika” üretmek de, sosyal politika üretmekten daha cazip geliyor herkese.

“Şehirlerde hiç AVM olmasın” deme saçmalığına düşmüyorum. Yalnızca planlanması gerektiğini, mevcut sistemin gözden geçirilmesi gerektiğini, ekonomiye yapılan yatırımın sosyal ve kültürel yaşama da yapılması gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde AVM’lerin “gelişmişlik” anlamına gelmesi bile, toplumumuzu bekleyen tehlikenin boyutunu gösteriyor olmalı.

Bu yazı toplam 1270 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim