• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 14 °C

Haydi kitap şölenine…

Hasan Altınkaya

Kitap okumuyoruz çünkü okumayı sevmiyoruz.
Sadece bu asırda değil geçmiş asırlarda da böyleydi.
Hani hep denir ya Osmanlı neden battı?
Çünkü matbaa Avrupa’dan üç dört asır sonra bu topraklara gelmişti de ondan.
Meğerse çok büyük oranda yanlış bir bilgiymiş bu!
Aralarında İlber Ortaylı gibi saygın tarihçilerin de yer aldığı çoğu tarihçiye göre geç gelmesinin nedeni yönetimsel olarak değilmiş.
Kaldı ki matbaa kurulmasının önünde o dönem ne hukuki nede toplumsal olarak bir engel de yokmuş.
Matbaanın geç gelmesinin en büyük nedeni bugünde müzmin hastalığımız olan okumayı sevmeyen bir toplum olmamızdan kaynaklanıyor.
Şu veya bu nedenle okumuyoruz.
Osmanlı’nın klasik devirlerinde kitaplar Yahudi ve Hristiyan tebaa tarafından zaten basılıyormuş fakat saray dışında okuyan doğru düzgün bir kesim yokmuş ki.
Öyle ki matbaanın geldiği yıllarda basılan kitaplar bile satılamadığı için uzun bir müddet matbaa işlevsiz kalmış.
Bunları niçin yazdım?
Maalesef bugün de o dönemden pek farkımız olmadığını vurgulamak için.
Bugün, kitap okumada dünya ortalamasının bile altında olmamız bunun en büyük ispatı.
Bir Türk’ün kitap okumak için ayırdığı zamanın 300 katını Norveçli, 210 katını Amerikalı, 87 katını İngiliz ve Japon ayırıyor.
Dünya ortalaması bile bizden üç kat fazla zaman ayırıyor kitap okumaya!
Kim diyebilir insanların okumasına bugün Türkiye’de engel var diye.
Hiç kimse.
Oku! Diye başlayan kutsal bir kitabın mensubuyuz diye övünüyoruz ama tablo ortada.
O bakımdan bugün 5. Si düzenlenecek olan kitap fuarı sadece Kocaeli için değil Türkiye’nin geleceği adına büyük bir kazanç.
Geçmiş senelerde ilk ve orta öğretim öğrencilerinin gözlerinde ki o ışığı gördüğümde öyle sevinmiştim ki o kadar olur.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların fazlaca olduğu bir toplumda yaşıyoruz malum.
Bizler sevinmeyeceğiz de kim sevinsin?
Yıl içerisinde en keyifli olduğum anlardan birini bugün bir kez daha yaşayacağım için çok seviniyorum.
Herkesin katılmasını yürekten arzuluyorum.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Brisa önüne selvi ağaçları dikilmeli!

Malum, bugünlerde havalar sıcak ve tamda doğayla içiçe olma zamanı.
Bizde havaları fırsat bilerek kendimizi spor amaçlı yürüyüş yoluna atıyoruz.
Her yer cıvıl cıvıl.
Çoluk çocuk, genç yaşlı herkes ya yürüyüş yapıyor yada egzersiz aletleriyle çalışıyor.
Yürüyüş yoluna sağlı sollu dikilen ağaçlarda ayrı bir güzellik katmış.
İnsana doğal ortamda yürüyormuş hissi veriyor.
Yalnız yürüyüş yollarında şöyle bir sıkıntı olduğunu gözlemledim.
Yürüyüş yolunun lastik fabrikalarının önünden geçen kısmında kesif bir koku oluyor.
Özellikle Brisa Fabrikası’nın önü. Yürüyüş yolu hemen önünden geçtiği için bu koku daha çok o bölgede hissediliyor.
İnsanlar o sağlıksız kokuya maruz kalmamak için bölgeyi hızlıca geçmek istiyorlar.
Sağlı sollu dikilen ağaçlarda buna bir çözüm olamıyor belli ki.
Fakat lastik fabrikalarının bu kokusuna bir çözüm olabilecek bir önerim var.
Biliyorsunuz mezarlıklarda en sık bulunan ağaç selvi ağacıdır.
Bu ağacın manevi olarak taşıdığı bir anlam vardır.
Görüntüsünün Allah’ın tekliğini çağrıştırdığından özellikle mezarlıklara dikilmesinin sevap olduğuna inanılır.
Fakat selvi ağacının diğer ağaçlara nazaran farklı bir özelliği daha vardır.
Selvi ağacı, çevresinde ki kötü kokuları absorbe ederek pis kokunun yayılmasını engelliyor.
Kötü kokudan maksat mezara gömülmüş ceset!
Botanik olarak bilinen bu gerçeklik yürüyüş yollarının bu tür sıkıntılı yerleri içinde kullanılabilir.
Belediyelerin, Park ve Bahçeler Müdürlüğü bu fikri bence bir değerlendirsinler.
Böylece hem göze, hemde buruna hitap etmiş olurlar!
***************************************
SEVDİĞİM SÖZLER
"Nokta, tüm çizgilerin esasıdır."

Bu yazı toplam 1125 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim