• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 15 °C

Hayri Bostan, tartışılan iki “müezzin” ile ilgili bakın ne diyor!

M.Tanzer Ünal

Bilgisayarı açıp çalışmaya başladığımda önce gelen mesajlara bakarım.

Kim ne yazmış?

Okurlarımın, yazılarımla ilgili söyleyecekleri bir şeyler mi var, yoksa olumlu veya olumsuz bir olayı mı duyurmak istiyorlar?

Önceki gün de öyle yaptım.

Mailime gelen onlarca mesajı tek tek okudum.

İçlerinde bir mesaj vardı ki, muhteşem!

Hani bir haftadır tartışılan “müezzin” konusu vardı ya, işte bu konuya “son noktayı koyar” nitelikte.

Mesajı gönderen, Hayri Bostan…

İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Uzman Öğretmeni…

Tanımıyorum.

Şimdiye kadar hiç duymadığım bir isim.

İfadesine hayran kaldım.

Son derece düzgün, temiz bir Türkçesi var.

Olayları değerlendirmesi, objektif!

 

Önce sizlere Hayri Bostan’ı tanıtayım

“Google Amca”ya Hayri Bostan’ı sordum.

İşte söyledikleri:

“1960 yılında Trabzon’un Akçaabat İlçesi Derecik Nahiyesi Cevizlik Köyü’nde doğdu.

İlkokulu köyünde okudu, Derecik’te başladığı ortaokulu Kullar’da tamamladı.

1974-1978 yılları arasında İzmit İmam Hatip Lisesi’nde yatılı olarak okudu.

1978’de başladığı Bursa Yüksek İslam Enstitüsü’nü 1982 yılında bitirdi.

Mezun olur olmaz İstanbul Sarıyer İmam Hatip Lisesi’ne meslek dersleri öğretmeni olarak atandı.

1996 yılında kendi isteğiyle İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne tayin edildi.

Halen aynı okulda meslek dersleri öğretmeni olarak görevini sürdürmektedir.

Evli, 4 çocuk babası, 2 torun dedesi…”

Durun, daha bitmedi.

Hayri Bostan’ın yayınlanmış yazı ve kitapları var.

Türkçesinin düzgünlüğü şimdi anlaşıldı.

“Türk Edebiyatında Roman” isimli çalışması, bir gazetede tefrika edilmiş.

Yayınlanmış kitaplarının isimleri ise şöyle: Sihirli Limonlar (1991), Meçhul Arkadaş (1991), Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler (1991), Kara Elbisedeki Lekeler (1994), Dünya Masallarından Seçmeler (2007).

“Tarih ve Medeniyette Osmanlılar” isimli çalışmasını tamamlamış, ancak henüz basılmamış.

***

Google’da yazılanlarla da yetinmedim, verdiği telefonlardan birini arayıp kendisiyle görüştüm.

Gönderdiği mesaj nedeniyle teşekkür ettim.

“Hikmet Akça ve Recep Dikilitaş’ın öğretmeni olarak sizin söyledikleriniz, sizin değerlendirmeniz çok önemli” dedim.

Gazetemize çay içmeye davet ettim, ilk fırsatta geleceğini söyledi.

 

Ve işte Hayri Bostan’ın iki müezzinle ilgili o mesajı!

“Sayın Tanzer Ünal

Müezzin olayı haberinizi ve takip eden yazılarınızı dikkatle okudum.
Hikmet Akça bizim öğrencimizdi. Okulumuzu Güzel Kur'an Okuma Yarışmaları’nda temsil etmiş ve Türkiye birinciliği kazanmıştır. Çok iyi bir hafızdır. İlahiyat fakültesini bitirmiştir. Hem çok güzel Kur'an okur hem de çok güzel ezan okur. Bu başarılılarından dolayı fotoğrafı halen İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü’nün odasında asılıdır.
Sayın Recep Dikilitaş da okulumuzu dışarıdan bitirmiştir. Ayrıca mahallemiz olan Akçakoca Konutları Camiinde imamlık yapmıştır. Her ikisini de çok iyi tanıyorum. Burada yaşanan bu tatsızlıklara asıl sebep olanlar, bu iki şahsı sınav yaparak Dikilitaş'a yüz üzerinden yüz puan verenlerdir. Güzel ezan okumak, güzel Kur'an okumak hem bir doğal yetenektir, hem de sıkı bir çalışma sonucudur. Hikmet Akça emek vererek, dişiyle tırnağıyla başarısını kanıtlamıştır. Burada asıl suçlu böyle bir sınavı yapan ve taraf tutan kişilerdir. Burada kelimenin tam anlamıyla bir "kul hakkı ihlali" vardır. Buna yol açan da elbette her ne sebeple olmuşsa olmuş torpil yapılmış olmasıdır.
Gazetenizde bu manşet haber çıkınca ben Sayın Recep Dikilitaş'ı aradım, önce geçmiş olsun dedim ve doğrusunu söylemek gerekirse güzel ezan okuyamadığını, bu konuda iyi bir eğitim alması gerektiğini söyledim. Kendisi de "Hocam, üç aydır özel ders alıyorum. Bu akşam ezanını ben okuyacağım. Bak bakalım" dedi. Ezanı bekledim ve hiç bir değişiklik olmadığını gördüm.
Sayın Recep Dikilitaş bağlı olduğu Mahmut Ustaosmanoğlu tarikatının ayırıcı özelliği olan şalvar, cübbe, sarık ve uzun sakal özelliklerini önemseyen bir kardeşimizdir.
Buna karşı ben de şunu söylüyorum: İnsanlar elbette özel hayatlarında istedikleri gibi giyinme hakkına sahiptirler. Ancak bazı meslekler, mevki ve makamlar temsil makamıdır. Mesela Sayın Dikilitaş bir okula müdür de olabilirdi, bir belediye başkanı ya da Kocaeli Valisi de olabilirdi. Böyle temsil makamlarında insanların özel zevklerine göre değil, İslami temel sınırları ihlal etmemek koşuluyla daha dikkatli giyinmeleri gerekir.
İslamiyet’te her Müslüman’ın bildiği gibi "setri avret" göbekle diz kabağı arasının örtülmesi ile sınırlıdır. Bunun dışındaki model, şekil, tarz örfe, yaşanan iklime, çağa, modaya göre farklılık arz eder.
Bazı dostlarımız daha bu kadar İslami bir kültüre ve bilgiye dahi sahip değiller.  
Sendikaların ve bazı sivil toplum örgütlerinin Fevziye'de gösteri ve tepki eylemi yapmaları da araştırılmadan, dolduruşa gelinerek yapılmış bir olaydır. Ben şahsen davet aldığım halde oraya gitmedim.
Sayın Hikmet Akça'nın hakkı yenilmiş, mağdur edilmiş, bir başka arkadaş da her ne sebeple olmuşsa onun önüne itelenmiştir. Burada sendikalar eylem yapacaklarsa asıl mağdur olan Hikmet Akça için yapmaları beklenirdi.
Onun için bu iki kişinin adil bir komisyon tarafından hafızlık, Kur'an okuma, ezan okuma, İslami bilgi birikimi gibi yönlerden tekrar sınav yapılması ve adaletin yerine getirilmesi gayretini destekliyorum.
İyi günler diliyorum.

Hayri BOSTAN
İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Uzman Öğretmeni

 

Başka söze gerek var mı?

Sevgili okurlarım, Hayri Bostan’ın “müezzin olayı” konusundaki görüşlerini okudunuz.

Bilmem başka söze gerek var mı?

Kendisi “bir bilen” durumunda.

*Yüksek İslam Enstitüsü mezunu…

*34 yıldır imam hatip liselerinde öğretmenlik yapıyor…

*Tarafların, Fevziye Camii müezzinliğinden alınan Hikmet Akça’nın da, Fevziye Camii Müezzinliği’ne getirilen Recep Dikilitaş’ın da öğretmeni… Her ikisini de çok iyi tanıyor…

Böylesine “yetkin” bir konumda olan Hayri Bostan, “Hikmet Akça’nın hakkı yenilmiştir” diyor ve yetkililere şu çağrıyı yapıyor:

“İki kişi, adil bir komisyon tarafından hafızlık, Kur’an okuma, ezan okuma, İslami bilgi birikimi gibi yönlerden tekrar sınava tabi tutulmalı ve adalet yerini bulmalıdır.”

Sevgili okurlarım, ben “adaletsiz bir uygulama” konusunda gazetecilik görevini yapıp sorunu dile getirdim.

Bundan sonraki gelişmeleri de yine sizlerle paylaşacağım.

Bekleyip göreceğiz, bu kenti yönetenler “adaletten, hak hukuk”tan yana mı, yoksa “adaletsizlik”ten yana mı?

Bu yazı toplam 5370 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İzmit And. Lisesi
15 Şubat 2016 Pazartesi 10:22
10:22
Hayri BOSTAN
İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Uzman Öğretmeni değildir. Yunus Emre Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğretmenidir.Düzeltilmesi gerekir.
MURAT SOYLU
12 Şubat 2016 Cuma 11:54
11:54
HAYRİ BEY ÇOK HAKLI KİMSE OLAYIN GEÇMİŞİNİ SORGULAMADAN SADECE KIYAFET ÜZERİNDEN KONUNUN ELE ALINMASI ÇOK YANLIŞ...
erol demirbek
12 Şubat 2016 Cuma 11:43
11:43
sn. hayri BOSTAN bey helal olsun size. tam bir müslüman ve tam bir dinimiz eğitmenisiniz. adil cesur yorumunuzdan dolayı kutlarim ne mutlu sizler gibi hocalarimiz var
ABDULLAH
12 Şubat 2016 Cuma 09:42
09:42
DİYANETTE HAK GÖZETMEZSZE BİZ NE YAPACAGIZ...
arda
12 Şubat 2016 Cuma 08:50
08:50
Kul hakkının diyanetin içinde olması ne kadar acı
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim