• BIST 89.695
  • Altın 146,091
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Helal gazoz… Helal turşu…

M.Tanzer Ünal

Ortalık vıcık vıcık!

Son yıllarda “İslami iklim” yaratıldı ya, çoğu kişi bu iklimden yararlanma peşinde.

Siyaset dinleştirildi.

Ticaret de…

Hangi markete girseniz, hangi rafa baksanız bunu görüyorsunuz.

Geçenlerde torunlarım “gazoz” istedi.

Bildiğimiz gazoz…

Başka alacaklarım da vardı İzmit’in büyük marketlerinden birine girdim.

İçecekler bölümüne geçtim, istenilen o marka gazozu aramaya başladım.

Buldum…

Ama o da ne?

Aynı marka gazozun bazı ambalajlarının üstünde “helal” yazıyor, bazılarında “helal” yazısı yok.

“Helal” yazan ambalaj üstündeki açıklamaya baktım, “Bu gazozun dolumu İslami usullere göre yapılmıştır” yazıyor.

Allah Allah…

“İslami usullere göre gazoz dolumu” da neyin nesi?

Herhalde “abdestli olarak çalışmak”tan söz ediyor olmalı.

Kafaya taktım, bölümleri dolaşarak raflarda “helal gıda” aramaya başladım.

Hah işte, “helal turşu”!

“Helal et”i biliyordum, şimdi de “helal gazoz” ve “helal turşu”yu tanıdım.

Kim bilir başka ne “helaller” var?

Milleti düpedüz “Allah” ile aldatıyorlar.

Güzel dinimizi ticarete alet ediyorlar…

 

Eskiden de vardı

“Allah ile aldatmak” yeni değil.

Eskiden de vardı…

Masum görünümlü…

Anadolu’da ticarethane tabelalarında sıkça “Hacı” kelimesine rastlanırdı.

Hacı bilmem kim…

Bazı kişiler de, salt tabelalarına “hacı” yazdırabilmek için hacca giderlerdi.

Hacca gitmedikleri halde tabelalarına “hacı” yazdıranlar da olurdu, bunların fena dedikoduları yapılırdı.

Öyle veya böyle…

Tabelalara “hacı” yazdırmak bile, “Allah ile aldatma”nın bir yöntemiydi!

Günahtı.

 

Helal gıda oyunu

Günümüzde, “Allah ile aldatmak”, en kârlı ticari yöntem oldu.

İnsanların dini duygularını sömürerek rant elde etme…

Bir düşünün, 10-15 yıl önce piyasada “helal gıda” aldatmacası var mıydı?

Şimdi ise bazı “dinsel kabuller”, haksız kazanç sağlama aracı yapıldı.

Eskiden…

Kesilen hayvanın, eti yenen “helal bir hayvan” olup olmadığına bakılırdı.

Şimdi “İslami usulle kesim” üçkâğıtçılığı çıkarıldı.

Sanki ülkemizde hayvanlar “İslami usule göre” kesilmiyormuş gibi…

Bir de arada “sertifika şirketleri” türedi.

“Helal gıda üretenlere sertifika verilir…”

Buyurun size yeni bir rant kapısı daha!

Buyurun size yeni bir “Allah’la aldatma” daha!

 

Zemzem kolayı hatırlıyor musunuz?

Dinsel istismarın zirve yaptığı dönemlerde vardı…

Bilmem şimdi üretimleri devam ediyor mu?

Piyasa “İslami meşrubatlar”la doluydu.

Zemzem kola…

Mekke kola…

Kıble kola…

Şimdi hemen hemen bütün sektörlerde “İslami markalar” türetildi.

Tekbir giyim de var…

Salavat kafe de…

***

Söylemem şu:

Güzel dinimizi de kendimize benzettik.

Siyasi ve ticari rant aracı haline getirdik.

Kim bilir, belki bu nedenle başımız bir türlü beladan kurtulmuyor.

Toplum olarak bir türlü huzur bulamıyoruz.

 

“O tekmeci” ne ceza alacak çok merak ediyorum

Hani o tekmeci var ya o tekmeci…

Şortla dolaşıyor diye halk otobüsünde bir kadının suratına tekme atmıştı…

Önce serbest bırakılmış, adliyeden sırıtarak çıkmıştı…

İtiraz edilince tutuklanarak cezaevine konmuştu…

Şimdi o tacizciye verilecek cezayı çok merak ediyorum.

Bizim yasalarımıza göre, bir kadının suratına tekme atmanın cezası ne?

Tacizcinin, işlediği suçu övüne övüne anlatırken halkı kin ve nefrete davet etmesi, bizim yasalarımızda nasıl bir cezayı gerektiriyor?

Gerçekten elle tutulur, toplum vicdanını tatmin eden bir ceza verilecek mi, yoksa kamuoyunun öfkesi yatışınca serbest mi bırakılacak?

Dediğim gibi bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var…

Geçenlerde Sözcü Gazetesi’nde okudum.

O tekmeci, benzer bir saldırıyı İngiltere’de yapsaymış, hayatı kararıymış.

İngiltere’deki olay şöyle yaşanmış.

Londra’da genç bir İngiliz kızı, havaların karardığı bir saatte, yolunu kısaltmak için Regent Park’tan geçerek evine gitmek istemiş.

Eee sadece bizde değil, İngiltere’de de sokaklar it köpek dolu.

Genç kız, gece elektriklerin az aydınlattığı karanlık yolda yürürken, magandalardan biri gizlendiği yerden çıkmış kızın önünü kesmiş, laf atmış, korkutmuş.

Kız dehşete düşmüş, çığlık atarak kaçmaya başlamış.

Kızın sesini duyanlar, saldırgan genci yaka paça yakalamışlar güvenlik güçlerine teslim etmişler.

Saldırgan yargılanmış, 7 yıl 7 gün ceza almış.

Hâkime sormuşlar, “Adam kıza elini bile sürmemiş, sadece korkutmuş. 7 yıl 7 günlük ceza çok ağır değil mi?”

İngiliz hâkimin cevabı, hukuk tarihine geçecek düzeyde:

“Kızı korkutmanın cezası sadece 7 gündür. 7 yıllık ilave ceza ise İngiliz kızlarının gece parkta özgürce dolaşmasına yapılan saldırının cezasıdır.”

Nasıl ama!

Bu karara ne derseniz deyin!

Demokrasi deyin, hukuk deyin, yargı deyin!

Ben merak ediyordum, şimdi sizler de merak edin.

Acaba bizim saldırgana ne ceza verilecek?

Üstelik bizde “darp” var…

“Şortla gezme özgürlüğü”ne tehdit var…

Kin var, nefret var…

Özel yaşama müdahale var…

Bence bunların her biri ayrı ayrı cezalandırılmalı!

Bekleyip göreceğiz…

İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 2334 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
25 Eylül 2016 Pazar 16:08
16:08
tanzel bey geçen haftalarda dıyurmuştunuz, cengiz topelden eylül sonu itibariyle uçuşlar duruyor diye, bunun üzerine çok sayın bakanımız bir demeç veröişti, thy ve anadolujetin bu tavrını aşacağız diye. o tavır aşılamamış anlaşılan. bu hafta perşembe son sefer yapılyor ve cengiz topel 3. kez sessizliğe bürünüyor. niye ? bu becereiksizlerin yüzünden, bu şehri bu kadar aciz duruma düşüren hiç bir kimse olmamıştı.
cenk
25 Eylül 2016 Pazar 12:49
12:49
Syn.T.Ünal,
Bu tür darp ve itilip-kakılma cezalarını keşke bundan 18 sene kadar önce iktidar olan Anasol-M Hükümetleri zamanında başörtülü bacılarımıza coplanmalarına kadar varan
zulümler için de yazmış olsaydınız ! Yoksa, yazmıştınız da bizim mi haberimiz olmadı !
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim