• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Helal olsun Nihat Ergün’e!

M.Tanzer Ünal

Hiçbir şeyi gizleyemezsiniz.

Gerçekler gün gelir bir bir ortaya dökülür.

Dünkü gazetemizin manşetinde okumuşsunuzdur…

Nihat Ergün’ün Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan ayrılmasıyla ilgili yeni gerçekler ortaya çıktı.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık yolsuzluk operasyonu patlayınca, Nihat Ergün’e diyor ki, “Bakanlığını, cemaatin bürokratlarından temizle!”

Nihat Ergün’ün cevabı:”Ben bu işte yokum. Suçlu olup olmadığına bakmaksızın, hakkında yargı kararı olmayan birini, sırf gönül bağı nedeniyle toptancı bir yaklaşımla görevden alamam. Ben bir Müslüman’a bunu yapmam.”

Helal olsun!

Başkası olsa, salt kırmızı plakalı arabaya binebilmek, bakanlık sıfatını sürdürebilmek için aldığı talimatı anında yerine getirir.

Sormaz, sorgulamaz…

Hak yiyecekmiş, hukuku çiğneyecekmiş düşünmez.

Madem başbakan emrediyor, emri yerine getirir.

 

Şimdi sizi 25 Mart 2013’e götüreceğim

17 Aralık’tan sonra 25 Mart bombası da patlamış, ortalık toz duman!

Alelacele kabine değişikliği yapılıyor, yolsuzluğa adı karışan bakanlar görevden alınıyor…

Değiştirilen bakanlar arasında Nihat Ergün de var.

Herkes merak içinde…

Nihat Ergün, çalışkan mı çalışkan, başarılı mı başarılı!

Akçeli işlerle zaten hiç işi olmaz.

O halde ismi neden silindi?

26-27 Aralık 2013 tarihlerinde bu konuda 2 yazı yazmıştım.

İlk günkü yazımın başlığı, “Nihat Ergün, bakanlıktan neden alındı?”…

İkinci yazımın başlığı ise “İşte Nihat Ergün’ün bakanlığı bırakma nedeni” idi.

Benim o gün yazdıklarım da “Nihat Ergün’ün bakanlığı bırakma” gerekçesiydi…

“17 ARALIK Sıfır Noktası” adlı kitapta yazılanlar da, Nihat Bey’in bakanlıktan ayrılmasına neden olan bir başka gelişme!

 

15 ay önce ne yazmıştım?

27 Aralık 2013 tarihli yazımı bir kez daha köşeme alıyorum.

Yazının başlığı, “İşte Nihat Ergün’ün bakanlığı bırakma nedeni!”…

O günleri hatırlayalım, sonra son sözümüzü söyleyeceğiz.  

“Dün, “Nihat Ergün bakanlıktan neden alındı?” başlığı altında bir yazı yazmıştım.
Demiştim ki…
“Herkes şokta!
Önceki gece yarısına doğru Kocaeli’ de kimsenin tahmin edemeyeceği bir gelişme yaşandı.
Nihat Ergün Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’ndan alındı, yerine Fikri Işık atandı.
Fikri Işık’ın bakan olması güzel de, Nihat Ergün neden acaba bakanlıktan alındı?
Ne oldu?
Bizim bilmediğimiz bir şey mi var?
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Nihat Ergün, düzgün bir insan…
Akçeli işlere karıştığını hiç duymadık.
Bakanlık görevini de başarılı yürüttü.
Tamam da, o halde neden değiştirildi?
Bir bakan kaydırıldı, 9 bakan değiştirildi.
Dördü yolsuzluklara adı karıştığından…
Üçü aday olduğundan…
Biri (Spor Bakanı Suat Kılıç), kayınpederinin adı yolsuzlukla anıldığından…
Sadece Nihat Ergün’ün neden değiştirildiği bilinmiyor.
Dahası…
Nihat Ergün isminin böyle bir listede bulunması, farklı yorumlara neden oluyor.
Değişikliğin sebebini, isterseniz beraber sıralamaya çalışalım.
*Başbakan, kendisine genel başkan yardımcılığı görevi verecektir.
*Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakın bir isim olduğundan çizik yemiş olabilir.
*Ortam çok kirlendiğinden bakanlık görevinden affını istemiş olabilir.
*Kendisinden yasa ve yönetmeliklere uymayan isteklerde bulunulmuştur, yapmayınca üzeri çizilmiştir.
*Bütün ısrarlara rağmen, “rant oyunu” na dahil olmamıştır. Rant peşinde koşanlar, “oyuna girmeyenleri” pek sevmez.
Bir çırpıda aklıma geliverenler bunlar…


Tam bu satırları yazarken, televizyonda Nihat Ergün’ün sesi duyuldu.
“İnsanları neyin yoldan çıkaracağını biliyorum. Servet, şehvet ve şöhret arzusu insanı yoldan çıkarır. Allaha şükür parayla pulla işimiz olmadı. Makamların, mevkilerin başından beri geçici olduğunu biliyoruz. Diğer konularla da yakın bir işimiz olmadığını herkes yakından bilir. Bu konularda gönlümüz rahat. Dostlarımızın da sevenlerimizin de gönlü rahat olsun.”
Devir teslim törenindeki konuşmayı dinlerken, “Şimdi değişikliğin sebebi anlaşıldı” dedim.
Değişikliğin şifresi, bu konuşmada…
Hatta şu iki cümlede…
“Servet, şehvet ve şöhret arzusu insanı yoldan çıkarır. Allaha şükür parayla pulla işimiz olmadı…”
Demek istiyor ki…
*Görevden alınmamızın sebebi para pul değil.
*Para pul insanı yoldan çıkarır.
*Beni bilen bilir, dostlarımızın ve sevenlerimizin gönlü rahat olsun.
Ben, Nihat Ergün’ün bu konuşmasında “kırgınlık” gördüm.
Bu yöntemle bakanlıktan uzaklaştırılması nedeniyle üzgündü.
Anlaşılan, “oyuna girmemesi”, Nihat Bey’in başını yedi.
Kendisine bakanlık sonrası yaşamında sağlıklar diliyorum.”
Dünkü yazım böyleydi.
Şimdi “bakan değişikliği” nin
perde arkasını açıklıyorum
Dün sabah AKP’nin içinden Nihat Ergün’e çok yakın bir isim aradı.
“Yazınızı okudum. Olayı yakalamışsınız, hafif sapma var” diye söze girdi.
Devam etti…
“Değişikliğin sebebi ile ilgili 5 tahmin sıralamışsınız, tam ortadaki madde…”
Bir taraftan konuşurken, hemen önüme gazeteyi açtım.
Ortadaki madde, yani üçüncü ihtimal…
“Ortam çok kirlendiğinden bakanlık görevinden affını istemiş olabilir…”
Vay canına!
Bana telefon eden, güvenilir bir kişi…
Daha önce de parti ile ilgili bilgiler aktarmış, hepsi doğru çıkmıştı.
Şimdi bana anlatılanları sizinle paylaşmak istiyorum.
Nihat Ergün, uzunca bir süredir partideki ve hükümetteki “rüşvet ve yolsuzluk” söylentilerinden rahatsızdır.
Uzunca bir süre derken, daha gazetelere yansımamıştır, ama kokusu Nihat Bey’i rahatsız etmektedir.
Araştır, söylentilerin doğruluğu ile ilgili önemli ipuçları elde eder ve o tarihten itibaren bazı bakanlarla selamı sabahı keser.
Başta Zafer Çağlayan’la, Muammer Güler’le…
Rahatsızlığını, Başbakan Erdoğan’la da paylaşır…
Erdoğan, “zamanı gelince” gereğini yapacağını söyler.
“Zamanın gelmesi” gecikince, tekrar Başbakan’a gider, daha fazla dayanamayacağını, bakanlık görevinden ayrılmak istediğini belirtir.
Erdoğan izin vermez ve Ergün görevine devam eder.
Ve derken 17 Aralık operasyonu patlar.
Her taraf toz duman!
Bu operasyonun sonunda “kabine değişikliği” kaçınılmazdır.
Başbakan Pakistan’a gider döner, “kabine değişikliği” çalışmasına başlar.
Değişikliğin yapılacağı gün, Nihat Ergün Başbakan’a ulaşır, “Eğer izin verirseniz, görevime devam etmek istemiyorum” der.
Böylece Nihat Ergün de “değiştirilecek bakanlar arasına” alınır.
Başbakan, bu zorunlu değişiklik sırasında Kocaeli’ne jest yapar.
Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nı yine Kocaeli bünyesinde tutar.
İleride Milli Eğitim Bakanlığı’na getirmeyi düşündüğü Fikri Işık’ı, Nihat Ergün’ün yerine bu bakanlığa atar.”
 

Demek başka neden de varmış

27 Aralık 2013’te bunları yazmıştım.

Demek Nihat Ergün’ün bakanlığı bırakmasında başka neden de varmış.

Yazımın başında dediğim gibi, hiçbir şey gizli kalmıyor.

Gün geliyor gerçekler ortaya dökülüveriyor.

“17 Aralık Sıfır Noktası” isimli kitap, Nihat Ergün’ün bakanlıktan ayrılmasıyla ilgili bir gerçeği daha kamuoyuna duyurdu.

Altını çizerek Erdoğan ve Ergün arasındaki o konuşmayı bir kez daha yazıyorum:

Başbakan ERDOĞAN:”Bakanlığından cemaatin bürokratlarını temizle!”

Bakan ERGÜN:”Ben bu işte yokum. Suçlu olup olmadığına bakmaksızın, hakkında yargı kararı olmayan birini, sırf gönül bağı nedeniyle toptancı bir yaklaşımla görevden alamam. Ben bir Müslüman’a bunu yapmam.”

 

Hayat bir “statü” mü, yoksa “duruş” mu?

Nihat Ergün’ü, bakanlıktan ayrılışındaki tutumu nedeniyle bir kez daha kutluyorum.

Böyle bir davranış, çok fazla kişiye nasip olmaz!

Haksızlığa adaletsizliğe hırsızlığa göz yumup boyun eğip bakanlık koltuğunda oturmaya devam etmek mi, yoksa şanı şöhreti makamı kırmızı plakalı arabayı elinin tersiyle itip köşeye çekilmek mi?

Nihat Ergün, doğrusunu yaptı.

Çünkü hayat bir “statü” değil, bir “duruş”tur.

Nihat Ergün, ileride “bakanlık yapmış olmasıyla” değil; bakanlıktan ayrılırken bu “onurlu duruşuyla” anılacaktır.

Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın!

Bu yazı toplam 574 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim