• BIST 81.865
  • Altın 148,409
  • Dolar 3,7910
  • Euro 4,0491
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 8 °C

Hem iktidar, hem muhalif…

M.Tanzer Ünal

Kim ne derse desin…
Başbakan Erdoğan’ın “siyaset yapma yöntemine” bayılıyorum.
Yerine göre “iktidar”da, yerine göre “muhalefet”te…
İcraat yaparken “başbakan gibi”, meydanlara çıkıp halka hitap ederken de “muhalefet lideri gibi” davranıyor.
Anlayacağınız…
“Muhalefet yapmayı” da “muhalefet”e bırakmıyor.
Bu nedenle de “muhalefet”, muhalefetliğini yapamıyor.
10 yıldır bu böyle…
Şimdiye kadar, Erdoğan’ın bu müthiş taktiğini bozabilen bir muhalefet lideri de çıkmadı.
******
AKP iktidarının ilk yıllarında…
Tamam, AKP iktidar olmuştu, ama “muktedir” olamamıştı.
Asker karşısındaydı…
Bürokrasi karşısındaydı…
Yüksek Yargı karşısındaydı…
Medya karşısındaydı…
İşadamları karşısındaydı…
Üniversiteler karşısındaydı…
İşte bu nedenle…
İktidardaydı, ama “olup biteni” halka şikâyet ediyordu.
“Bizi çalıştırmıyorlar” diyordu.
Karşısında eleştirecek hep birilerini buluyordu.
Askeri eleştiriyordu…
Bürokratları eleştiriyordu…
Yargıyı eleştiriyordu…
Erdoğan’ın “muhalif iktidar” dönemi, o günlerde başladı.
Zamanla…
Kurumların başına kendi adamlarını yerleştirince…
“Muhalefet etme alanı” daraldı.
Ama O, “muhalefet etme huyu” nu bırakmadı.
Bu defa taktik değiştirdi.
“Kendisine oy vermeyenleri”, kendisine oy verenlere şikâyet etmeye başladı.
Böylece, Türk siyaset literatürüne, “Muhalif Başbakan” olarak geçti.
Hep şikâyet etti.
Terörden muhalefeti sorumlu tuttu.
Başarısızlıkların müsebbibi olarak muhalefeti gösterdi.
Kendisine ve partisine toz kondurmadı.
“İyilikleri” AKP’ye, “kötülükleri” muhalefete yükledi.
*******
Muhalefet ederken, hep “mağdurları” oynadı.
“Bir şiir yüzünden 3 ay cezaevinde yattım” dedi.
Karşısındakileri acımasızca eleştirdi.
“Ergenekoncu”…
“Darbeci”…
“Ulusalcı”…
Suçlamalarında bulundu.
Tıpkı yıllar yıllar önceki suçlamalar gibi…
Komünist… Faşist…
Şimdi eski suçlama yöntemlerinin de, yeni suçlama yöntemlerinin de modası geçti.
Artık “ileri demokrasi” de, “Esed mezalimi” de iş yapmıyor.
Kanıksandı…
Pek çok kişi, geç de olsa “Erdoğan’ın taktiğini” anladı.
Herkes isyanda…
“Kardeşim yeter artık, 10 yıldır iktidardasın. Polis de senin emrinde, asker de senin emrinde. Maliye de, adalet de, bürokrasi de senin emrinde… Başarılar senin de, başarısızlıklar neden muhalefetin olsun? Türkiye’de yapmak isteyip de yapamadığın başka bir şey kaldı mı?”
*******
Başbakan Erdoğan’ın ağzındaki son “sakız”a dikkat ediyor musunuz?
İdam…
Söylenenler eskidi…
Söyleyecek başka bir şey kalmadı…
Sıra geldi “idam”a…
Zavallı muhalefet de her zamanki gibi peşine takılmış gidiyor.
Apo’yu idam etmediler…
Tamam etmediler.
Sen iktidardasın, edebiliyorsan sen et!
Şu anda yetki başkasında değil ki!
Sende…
Muhalefetin yapamadığını sen yap!
Yapamayacağını kendisi de biliyor.
Maksat o değil.
Maksat, yapay gündemle kamuoyunu eğlemek…
Çare yok, yeni bir gündem yaratılana kadar, idamla yatıp idamla kalkacağız.

Sapanca Yolu’nun Suadiye kavşağındaki tehlike
*******
Daha önce de yazdım, bir kez daha yazıyorum.
İzmit-Sapanca yolunun Suadiye kavşağı, tam bir “ölüm tuzağı”…
Eski haliyle, yol yapım çalışması başlamadan önce de tehlikeliydi…
Tehlike şimdi iki katına çıktı.
Kamyonu, TIR’ı, otobüsü, traktörü, otomobili hepsi tek şeritli aynı yolda…
Bunlara yol yapımında kullanılan iş makinelerini de ekleyin, işte size trafik terörü.
Böyle bir ortamda Suadiye yönünden ana yola çıkmak mümkün mü?
Ne ışık var, ne işaret!
Geçmişte sorunu yazdığımda, “Yol yapımı bitince trafik ışığı koyacağız” denmişti.
Ya yol yapımı bitmeden birkaç kişinin canı o kavşakta giderse…
Bunun vebali kimin olacak?
Artık hava erken kararıyor.
Kar kış, yağmur çamur, sis…
Kavşak daha tehlikeli hale geldi.
Hiç olmazsa geçici olarak trafik ışığı konsun!
Tedbir almak için illa bir canın gitmesi mi gerekir?

Bu yazı toplam 932 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim