• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 16 °C

Hep savunmada olan bir genel başkan, başarılı olabilir mi?

M.Tanzer Ünal

Yine CHP…

Yine Kemal Kılıçdaroğlu…

Kemal Bey, seçimi kazandı kazanmasına da, elde ettiği sonuç “başarı” değil, “başarısızlık”…

740’a 415…

Kendisine son bir şans daha verildi.

Siyasette son viraja girdi.

Ya başaracak, ya gidecek.

Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki hamlesi, Kılıçdaroğlu’nu köşeye sıkıştırdı.

 İyi de oldu.

Rehavet yok.

Başarmak zorunda.

Başaramazsa, “Kurultay kazanan, ama seçim kazanamayan genel başkanlar listesi” nde yerini alacak.

                                                                             

Başarabilir mi?

Başarmasını isterim.

Başarsın ki, Türk siyasetine denge gelsin.

Ama bu kafa yapısıyla, bu yönetim biçimiyle, etrafındaki bu malzemeyle başarması zor!

Neden zor, bakın anlatayım!

Kendisinden başlayalım…

Tamam, Kemal Bey dürüst, güvenilir, iyi bir insan.

Normal ülkelerde “meziyet” olmaması gereken bu özellikler, bizim ülkemizde “artı” olarak ele alınabilir.

Ama Türkiye’de siyaset yapmak, algı yaratmak, algı yönetmek zor zanaat!

Bizim insanımız…

*Kendisi gibi konuşanı…

*Posta koyanı…

*Karşısındakiyle gırgır ve dalga geçeni…

*Güçlü olanı…

*Gündem belirleyeni…

Sever.

Kemal Kılıçdaroğlu 4 yıldır CHP’nin genel başkanı.

Şöyle geriye bir bakın, bir defa dahi olsa, Türk siyasetinde gündem belirlediğine şahit oldunuz mu?

Recep Tayyip Erdoğan gündem belirledi, Kemal Kılıçdaroğlu o gündemin peşinden koştu.

Recep Tayyip Erdoğan konuştu, Kemal Kılıçdaroğlu cevap verdi.

Erdoğan hücum etti, Kılıçdaroğlu kendini savundu.

Yıllar hep böyle geçti.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a cevap yetiştirmekle harcadı zamanını.

Daldan dala kondu…

Konudan konuya atladı.

Güçlü, gündem belirleyen bir genel başkan olamadı.

Bu durumu parti içinde de sıkıntılara neden oldu.

Son kurultay, bu sıkıntıların bir sonucu…

 

Kurultay da savunmayla geçti

Dikkat ettiniz mi?

Bu kurultay da Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunmasıyla başladı, savunmasıyla bitti.

Kendisinin ne kadar “Atatürkçü” ve ne kadar ”solcu” olduğunu kanıtlayabilmek için terler döktü.

Yılbaşını maden işçileriyle geçirmiş de…

Deniz Gezmiş’in mezarını ziyaret etmiş de…

Soma’ya gitmiş de…

Türkücü Ahmet Kaya’nın mezarına karanfil bırakmış da…

Bütün bunları, “sağcı” olmadığına “kanıt” olarak gösterdi.

Özetle…

Parti içi muhalefet, kendisini “sağa kaymakla” ve “yeteri kadar Atatürkçü olmamakla” eleştiriyordu, Kılıçdaroğlu kurultay yaptı, konuşmasının neredeyse tamamında solcu ve Atatürkçü olduğunu savundu.

Bir kez daha “savunma”…

Bir kez daha “cevap verme”…

Şimdi o soruyu soruyorum:

Sürekli başkasının belirlediği gündemin peşinde koşan…

Sürekli kendini savunmak durumunda olan…

Yeni bir şey söylemeyen…

Heyecan yaratamayan…

Çizgisini bulunduğu ortama göre değiştiren…

Bir genel başkan, başarılı olabilir mi?

Olamaz…

Şimdiye kadar olamadı, bundan sonra da olması çok zor.

 

CHP’nin seçim kazandığı yerler, Muharrem İnce’yi destekledi

Elimde kesin analiz yok.

Ama genel başkanlık seçim sonuçlarına üstünkörü baktığımda şunu gördüm.

CHP’nin genelde seçim kazandığı sahil bandında bulunan kentlerin delegeleri, Muharrem İnce’ye oy vermiş.

Seçim kazanılamayan illerin delegeleri ise Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemiş.

Bu sonucun, parti yönünden iyi değerlendirilmesi gerekir.  

Önümüzde genel seçimler var.

Eğer Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine genel başkanlık yarışında oy vermeyen kentlerin milletvekili aday listesini “direnci kırmak için” kendi kafasına göre yapmaya kalkarsa, sıkıntı doğar.

Kemal Kılıçdaroğlu, 4 yıldır partinin tek başına egemeniydi.

Ama şimdi öyle değil.

Artık karşısında çok kuvvetli bir “muhalefet grubu” var.

Yüzde 36’lık bir muhalefet grubu…

O kesimi dinlemek zorunda.

O kesime kulak vermek zorunda…

 

Hurşit Güneş, grup başkanvekili mi olacak?

Bu dönem CHP Parti Meclisi’nde Kocaeli’ den isim bulunmuyor.

Hurşit Güneş vardı, artık o da yok.

Haydar Akar’ın ismi kulislerde çok dolaşıyordu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesine girmesi bekleniyordu, olmadı.

Mehmet Hilal Kaplan’ın bu konudaki gayreti de boşa gitti.

***

Haydar Akar ve Mehmet Hilal Kaplan’ın durumu neyse de, Hurşit Güneş’in 4 yıldır yürüttüğü “parti meclisi üyeliği” ni kaybetmesine ne demeli?

Acaba Kemal Kılıçdaroğlu, Hurşit Güneş’i defterden sildi mi?

Yoksa kendisine daha önemli bir görev mi verecek?

Söylenen o ki, Hurşit Güneş, önümüzdeki günlerde, Muharrem İnce’den boşalan “grup başkan vekilliği” görevine getirilecek. Kılıçdaroğlu, bu nedenle kendisini “parti meclisi anahtar listesi” ne almadı.

Bence, Hurşit Güneş için bu görev kuvvetle muhtemel.

62.Hükümet’in programını eleştirme görevinin kendisine verilmesi, bu konuda önemli bir işaretti!

Bekleyip göreceğiz.

Bu yazı toplam 800 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim