• BIST 103.929
  • Altın 147,321
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

Her önüne gelen Türkiye’ye bir tokat atıyor

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, “Ben büyüğüm” demekle, 1100 odalı saray yapmakla, sağda solda zart zurt hava atmakla “büyük” olunmuyor.

Devletlerin büyüklüğü, “ekonomileriyle” ölçülüyor…

Devletlerin büyüklüğü, “yaptırım güçleriyle” ölçülüyor…

Devletlerin büyüklüğü, “uluslararası ilişkileriyle” ölçülüyor…

Ekonomimiz malum!

Üreterek, katma değer yaratarak, ihracat yaparak değil…

Dış borç alarak, ithalat yaparak ve tüketerek büyüyoruz.

Yaptırım gücümüz?

Siz hiç, cebinde parası olmayan bir kişinin, bir kurumun, bir devletin “yaptırım gücü” olduğunu gördünüz mü?

Ekonomik gücün varsa, sözünü dinletirsin!

Gerisi, “kof kabadayılık” tır…

Zibidiliktir…

Ya uluslararası ilişkilerimiz?

Kendi kendinize lütfen sorun!

Komşularımız da dahil, “Dostumuz” diyebileceğimiz bir devlet var mı?

Uluslararası arenada, bir dava uğruna yürümeye başladığınızda, kaç devleti peşinize takabiliyorsunuz?

İnsanın başına bir iş gelince önce komşusu koşar değil mi?

Senin “iyi günü”nü veya “kötü günü”nü paylaşacağın bir komşun var mı?

Suriye mi, Irak mı, İran mı, Ermenistan mı, Yunanistan mı, Bulgaristan mı, senin sevincini veya üzüntünü paylaşacak?

Hangisi?

 

Kıbrıs konusunda boyumuzun ölçüsünü almıştık

Uluslararası arenaya çıktığımızda ilk şamarı Kıbrıs konusunda yemiştik.

Biliyorsunuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 15 Kasım 1983 tarihinde kuruldu.

Yani 32 yıl önce…

Bizim dışımızda, Kuzey Kıbrıs’ı ilk tanıyan devletler Pakistan ve Bangladeş olmuştu.

Aradan kısa bir süre geçti, her iki devlet de “tanıma” yı geri aldı.

Neden?

Çünkü ABD ve İngiltere, böyle istemişlerdi.

 Eğer Pakistan ve Bangladeş, Kuzey Kıbrıs’ı “bağımsız bir devlet” olarak tanımaya devam etselerdi, başlarına gelmedik kalmazdı.

ABD, İngiltere ve diğer emperyalist devletler, bu iki fakir ülkenin başına olmadık “siyasi çoraplar” örerlerdi.

Sürüm sürüm süründürürlerdi…

Aradan 32 yıl geçti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bizim dışımızda tanıyan tek devlet yok!

Kıbrıs, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dünyadaki yalnızlığına en güzel örnek!

 

Gelelim, “Ermeni soykırımı” iddiasındaki yalnızlığımıza…

Bu konu, Türkiye’ye emperyalist ülkeler tarafından nasıl baskı uygulandığının, Türkiye’nin nasıl abluka altına alındığının en tipik örneği!

Yıllardır, her 24 Nisan’da,  “1915 yılında Ermenilere soykırım uyguladınız” yalanıyla bizlere “zulüm” ediliyor.

“Bizlere” derken, biz Türklere, kendini Türk kabul edenlere, bu memleketin değerlerine sıkı sıkıya bağlı olanlara…

Diğerlerine sözüm yok!

“Büyük Ermenistan” hayali peşinde koşanlara, onlarla tarih boyunca işbirliği içinde olan ve destek veren Kürtçülere…

Onlar, zaten kurulduğu tarihten bu yana devletimizi yıkmak için işbirliği yapıyorlar.

Onlar da zulmedenler tarafında!

Hem bu ülkenin nimetlerinden yararlanıyorlar, hem de bu ülkeyi parçalamak istiyorlar.

İşte Türkiye, onlarca yıldır böylesine hainliklerle karşı karşıya!

 

Ağababaları talimat veriyor, onlar uyguluyor

24 Nisan yaklaştı ya, stresli günler yine başladı.

İlk haber Yunanistan’dan…

Yunan Parlamentosu, “Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan” yasayı geçenlerde bir kez daha kabul etti.

“Bir kez daha” diyorum, daha önce 1996 yılında da kabul etmişti.

Bu arada belirteyim, bazı ülkeler konuyu sürekli gündemde tutmak için defalarca yasa çıkarıyorlar.

Örneğin Arjantin’nin çıkardığı yasa sayısı 6.

Yunan Parlamentosu yasayı geçirmiş ama bu konuda bizim taraftan ağzını açıp tek kelime eden yok!

Cumhurbaşkanı, sessiz.

Başbakan, sessiz.

Dışişleri Bakanı, sessiz.

Atina Büyükelçimiz, sessiz.

Bir grup yurtsever, “Talat Paşa Komitesi” üyeleri, bu “tepkisizliği” içlerine sindiremiyorlar ve geçtiğimiz cuma günü sabah uçağıyla Atina’ya gidiyorlar.

Amaçları, Yunan Parlamentosu önünde, alınan bu kararı sözle protesto etmek, hazırladıkları bildiriyi okumak!

13 kişilik bir grup…

Grubun başında gazeteci, eski milletvekili Uluç Gürkan var.

Atina Havaalanı’na iniyorlar, pasaport kontrolü sırasında Atina’ya neden geldikleri soruluyor.

Onlar da amaçlarını söylüyorlar…

Bir süre sonra bir yetkili yanlarına gelip, “Yunanistan’a girmeniz kamu düzeni yönünden sakıncalı bulundu” diyor.

Bizimkiler, büyükelçimiz ve başkonsolosumuzu durumdan haberdar ediyorlar, ama gelen giden durumla ilgilenen olmuyor.

Çaresiz ilk uçakla geri dönüyorlar.

Yine aynı gün, bizim grubun Yunanistan’a sokulmaması olayından bir saat sonra, bu defa Ermeniler yine parlamento binası önünde, çıkarılan kanun lehine eylem yapıyorlar.

Talat Paşa aleyhine sloganlar atıyorlar…

 

Türkiye aleyhine yasa çıkaran ülkeler

Emperyalistlerin “soykırım yalanı” nı kabul ederek Türkiye aleyhine yasa çıkaran ülkeler ve yasaların çıktığı yıllar şunlar:

*URUGUAY: 1965-2004-2005

*KIBRIS RUM KESİMİ: 1982

*ARJANTİN: 1993-2003-2004-2005-2006-2007

*RUSYA: 1995-2005

*KANADA: 1996-2000-2004

*YUNANİSTAN: 1996-2014

*LÜBNAN: 1997-2000

*BELÇİKA: 1998

*İTALYA: 2000

*İSVEÇ: 2000

*VATİKAN: 2000

*FRANSA: 2001

*İSVİÇRE: 2003

*SLOVAKYA: 2004

*HOLLANDA: 2004

*POLONYA: 2005

*ALMANYA: 2005

*VENEZUELA: 2005

*LİTVANYA: 2005

*ŞİLİ: 2007

*GALLER: 2010

*İSKOÇYA: 2010

***

Ülkeleri görünce aklınız karışmasın!

Bu ülkelerin tamamı, “Ermeni Devleti Diasporası” tarafından ikna edilmiş ülkeler değil.

Çoğu, hatta diyebilirim ki yüzde 90’ı, emperyalist devletlerin istekleri doğrultusunda, Türkiye aleyhine olan bu yasayı çıkardı.

 Önümüzdeki 24 Nisan’a kadar, mevcut listeye bazı devletlerin de eklenmesi bekleniyor.

Şimdi sormak istiyorum:

Türkiye, madem çok büyük ve güçlü de…

Madem AKP Türkiye’yi çok büyük ve güçlü yaptı da…

Neden tek bir devlet, evet sadece bir devlet, “Ermeni soykırımı iddiası” konusunda “Türkiye lehine” olabilecek bir “yasa” çıkarmadı?

Emperyalist devletler, madem “Ermeni soykırımını reddetmek suçtur” diye yasa çıkarttırıyor…

Biz de “Ermeni soykırımını iddia etmek suçtur” diye yasa çıkarttıralım.

Birleşmiş Milletler’e üye 193 devlet var.

Söyler misiniz, bir tek devlete böyle bir yasa çıkarttırabilir miyiz?

Çıkarttıramayız…

Neden?

Çünkü Türkiye, emperyalist ülkelerin ablukası altında!

Onların izni olmadan, tek bir ülke dahi Türkiye’nin yanında yer almaz.

Üzüntüm; Türkiye böylesine sıkıştırılmış durumda ve böylesine paylaşılma noktasındayken, ülkeyi yönetenlerin ve taraftarlarının bunun farkında olmaması!

Bu yazı toplam 1308 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
turgut
12 Ocak 2015 Pazartesi 09:47
09:47
Akp türkiyesinde bizden korkan şöyle dursun bizimle top gibi oynuyorlar.
şule
12 Ocak 2015 Pazartesi 09:37
09:37
bizim büyüklüğümüz güneş batana kadar
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim