• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 24 °C

Her şeyini kaybettiği Gölcük’te muhtar oldu

Her şeyini kaybettiği Gölcük’te muhtar oldu
17 Ağustos 1999 depreminde 8 yıllık eşini ve tüm varlığını kaybeden, iki çocuğuyla ayakta kalma mücadelesine girerek, depremi yaşadığı yere muhtar olarak seçilen Nuran Zaim, artık Gölcük’te herkes tarafından güçlü bir kadın olarak tanınıyor.

17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.02'de gerçekleşen ve merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,5 büyüklüğündeki deprem büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştu. Tüm Marmara Bölgesi dahil olmak üzere Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedilen depremde resmi raporlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 781 kişi de yaralanmıştı. Enkaz altından çıkarılan 505 kişi ise sakat kalmıştı. 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 işyerinin hasar gördüğü depremde çöken 133 bin 683 binadan biri olan Zaim ailesinin ikamet ettiği binada ise depremde yaşanan büyük kayıp, sonrasında bir başarı öyküsünü beraberinde getirdi. Depremde 8 yıllık eşini ve her şeyini kaybederek iki oğlu ile ayakta kalma mücadelesi veren Nuran Zaim (44), her şeyini kaybettiği Gölcük'e, yıllar sonra Değirmendere Yalı Mahallesi muhtarı olarak geri döndü. Hayatta en çok sevdiği insan olan eşini kaybetmenin acısını muhtar olduğu Gölcük'te hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle hafifletmeye çalışan ve 6 yıldır muhtarlık görevini sürdüren yapan Zaim, hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle, birçok ihtiyaç sahibinin yardımına koşmanın en büyük mutluluk kaynaklarından biri olduğunu dile getirdi. Geride kalan 2013’te yılın muhtarı ödülünü kazanan Nuran Zaim azmiyle herkese örnek oluyor.

"DEPREMDE KAYBETTİĞİM EŞİME HALA AŞIĞIM"
Deprem sırasında kaybettiği eşine hala çok aşık olduğunu söyleyen Nuran Zaim, “Hayatımda iki erkek vardı, biri kaybettiğim babam, ikincisi de 45 saniye tüm değerlerini gömdüğüm sevgili eşim. Her zamanki gibi sabah kahvaltımız, gülüşlerimiz, çocuklarla koklaşması etmesi. Saat akşam sekiz gibi işine gitti. 12.00’de da fikir değiştirip, aşağıya kavaklı sahiline indiler. Hatta rahmetli eşim bana kapının önünden geçip öpücük vermişti. Gece 03.00’de küçük oğlumla uyanıp, büyük oğlum vardı, yeğeni vardı, sallantıyla uyandım. Deprem hiç aklıma gelmedi” dedi.

"İNSANLARIN YAKTIĞI GAZETE IŞIĞINDA ENKAZDAN ÇIKTIK"
Deprem anında ne olduğunu anlamayan ve üzerine düşen gardırop ile uyandığını dile getiren Nuran Zaim, “Kıyamet kopuyor ‘Allah'ım bize yardım et’ dedim. Altı kapaklı gardırop çocuğumla üzerime düştü. Sadece o yatağın bağı olduğu için, o gün temizlik yapıp o başı takmıştım, o oldu bizi kurtaran. Hiç kimse bize yardım etmedi. Bir anda omzumda o gardırop yoktu. Çocuğumu sıyırdım, kendimi sıyırdım, hatta rahmetli eşimin giysisini aldım, biliyorsunuz sıcaktı çok. Aşağıya indim kaldırıma oturdum, karşıya bir baktım, bizim evin yanındaki iki tane bina yerle birdi. Benim bina sadece baskı yaptı. Biz birinci katta çocuklarla denge halinde kaldık, asansör kopmuştu, merdivenler yoktu. Sallanan demirlerden çocuklarımı kaydırarak dışarı çıktım. Çünkü apartmanın zemininden demirler çıkmış fokurdamış. Bir daha sallandı biz indiğimizde biz içeride kaldık. Dışarıda insanlar gazete yakarak bize ışık yaptılar. Biz çok küçük bir boşluktan dışarı çıktık diyebilirim” diye konuştu.

"EŞİMİN ÇIKARTILDIĞI SU ALTINDAKİ ENKAZDA HALA 29 KİŞİ VAR"
Enkazdan ilk çıktığı anda ilk düşündüğü şeyin eşini bir an önce bulma olduğunu söyleyen Zaim, “Enkazdan çıktım ve bir duvarın üzerinde çocuklarımla oturdum. Sonra kaynım geldi. Ben hemen, ‘Rasim nerede, eşim nerede?’ diye sorunca ‘Merak etme o Gebze’ye gitti’ dediler. Her neyse bizi böyle aşağıya aldılar. Sürekli artçılar oluyor. Etrafa diyorum ki, ‘Rasim’in üzerinde böyle kareli mavi bir gömlek var görürseniz, buradayız’ dedim. Bana dediler ki, ‘Yollar patlamış, gelemiyor Gebze’den.’ Ben de inandım. 9 gün çocuklarıma baktım, karınlarını doyurdum. Gelen TV’lere koştum, ‘Rasim bizi izliyorsan lütfen bizi merak etme’ diye. 9. gün uyandığımda kaynım geldi, ‘Başınız sağ olsun’ dedi. Ağlayamadım, acımı yaşayamadım. İnsan sevdiğini kaybetmeyi hiçbir zaman istemez ve ölüm hiç kimseye yakışmıyor. Kavaklı’da kıraathanede 30 kişi vardı, 3 kişi çıkarıldı. Bir tanesi de benim eşim, Allah’a şükür mezarımız var. Diğer 29 kişi hala su altında. 15 yıl geçti, neler değişti, hiçbir şey değişmedi. Ama bizim değerlerimiz hiçbir zaman değişmedi ve değişmeyecek” şeklinde konuştu.

DEPREMDE HER ŞEYİNİ KAYBETTİĞİ GÖLCÜK’E MUHTAR OLARAK DÖNDÜ
Depremden sonra bir süre eşinin memleketi Artvin’de yaşayarak depremin izlerini silmeye çalışan Nuran Zaim daha sonra çocuklarıyla Gölcük’e dönerek hayat mücadelesini sürdürmeye karar verdiğini dile getirdi. Zaim, “Bir anda her şeyi bitirdim ve buraya geldim. Arkadaşlarım burada, annem burada, kardeşim burada, çevrem burada, her şeyim burada. Döndüm, Değirmendere’nin, Gölcük’ün en eski 20 yıllık muhtarının karşısına muhtar adayı olarak çıktım. 89 oy fakla muhtarlık bana nasip oldu. Mutluyum, gururluyum. 6. yılda ikinci seçimimi geçirdim. Çevreden belki herkes tarafından çok güçlü bir kadın olarak görülüyorum ama aslında o kadar da güçlü değilim. Sadece güçlü olmak zorundayım. Sadece muhtarlık görevi yürütmüyorum. Sosyal projeler üreterek insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Sosyal sorumluluk projelerimi hep başkaları için yaptım. Her zaman da yapmaya çalışıyorum. İnsanlar için bir şeyler yapmak her zaman benim için çok önemli. Allah bana ömür verdikçe bu görevimi yapmaya devam edeceğim. Bunun üstü var mı? Bana göre yok. Belediye başkanlığı, o, bu, yükselme. Bana göre sadece bu. Sosyal sorumluluk projelerimi esnaflarımla, müteahhitlerimle, doktorlarımla, bunlarla gerçekleştiriyorum. Bu çok önemli bir şey. Onlara sonsuz teşekkür ediyorum. Ben sadece önderlik yapıyorum. Bütün kahramanlar onlar. Kardeş bir köy seçip, mahallelimin kullanmadıkları eşyaları getirirler ve ben onları değerlendiriyorum. Odada gelinliklerim, sünnet kıyafetlerim var. İhtiyacı olan alıp kullanıp temizletip getiriyor. Yani paylaşmak kadar güzel hiçbir şey yok” dedi.


“Allah bundan sonra kaldırabileceğimiz acıları versin diyorum” diyen Nuran Zaim, her yıl olduğu gibi bu yıl da Gölcük Değirmendere sahilinde gerçekleştirilecek olan anma töreninde, esnafla helva kavurarak gelenlere dağıtacaklarını söyledi.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim