• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 4 °C

Herkes 12 Eylül’ü konuşuyor… 2002 darbesini konuşan yok!

M.Tanzer Ünal

Bitmez tükenmez malzeme!
12 Eylül’le yatıp 12 Eylül’le kalkıyoruz.
28 Şubat’la yatıp, 28 Şubat’la kalkıyoruz.
“2002 darbesi” ni konuşan yok!
Demek ki, bir olayın konuşulması için “tarih” olması gerekir.
“2002 darbesi” de “tarih” olunca konuşulacak…
Hiç şüpheniz olmasın!
Ali Serdar Bolat, “2002 darbesi” konusunda çok güzel bir yazı yazmış, sizlerle paylaşmak istiyorum.
“AKP'nin halkımızın oyları ile seçildiği iddiası bir yanılgı, aynı zamanda yalanın da kuyruklusu.
Amerika'nın Barzanistan'ı ve orada yuvalanan PKK'yı koruması, Türk Ordusu'nun "Amerika'nın müttefikimiz olduğu" yanılgısını kökünden sarsmıştı.
Komutanların Büyük Kürdistan kurulması, bunun için de ülkemizin güneydoğusunun koparılması planına karşı çıkmaları üzerine Amerika, yurtsever komutanların tasfiye edilmesini ve Büyük Kürdistan kurulmasına karşı çıkmayacak bir hükümet kurulmasını amaçlayan bir plan geliştirdi.
Bunun için önce, Amerika'nın bütün isteklerini koşulsuz uygulamayı kabul edecek bir kadro arandı.
1995 yılında CIA ajanları kadroyu tespit ettiler ve yayın organlarında ilan ettiler.
CIA'nın yan kuruluşu Rand Corporation'un yayın organlarında ve ABD strateji merkezlerinin hazırladıkları raporlarda mealen şöyle deniyordu:
"ABD artık ANAP ve DYP gibi partilerle Türkiye'yi kontrol edemez, Fazilet Partisi'nin başına yenilikçi kanadın geçmesi, Tayyip Erdoğan'ın Başbakan, Abdullah Gül'ün de Dışişleri Bakanı olması halinde ABD Türkiye'yi kontrol altında tutmaya devam edebilir."
Bu raporları gören İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisi, halkımıza bu planı haber verdi.
Aydınlık Dergisi 20 Ekim 1996 tarihli sayısında kapaktan haberi verdi:
"Merak edilen gizli mesajı açıklıyoruz:
Abramowitz, Tayyip'i Erbakan'ın yerine hazırlıyor"
Yani, AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden 6 yıl önce, Aydınlık Dergisi ve İşçi Partisi, Amerika'nın bu seçimi yaptığını halkımıza duyurdu.
Cumhuriyet Gazetesi 16 Şubat 1997…
Leyla Tavşanoğlu'nun İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile söyleşisi:
Perinçek:"ABD, Tayyip Erdoğan'ı Başbakan, Abdullah Gül'ü de Dışişleri Bakanı yapacak. CIA'nın yan kuruluşlarından Rand Corporation'un yayın organında da bu yazıldı."
Yani, AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden 5 yıl 8 ay önce, Perinçek, Cumhuriyet Gazetesi kanalıyla da, bu gerçeği halkımıza duyurdu.
Doğu Perinçek'in sesinden kanıtları görüntülü olarak izleyebilirsiniz.
http://www.metinozkanvadisi.com/video/doguperincekaciklamasi.html
******
Tayyip Bey, Refah Partisi İlçe Başkanı iken, Abramowitz kendisi ile temasa geçti. Bu tanışıklığın ardından Tayyip Bey önce İl Başkanı, sonra İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı yapılarak Başbakanlığa hazırlandı. ABD, "yürü ya kulum" diyordu.
CIA İstasyon Şefi Graham Fuller, 2001'de "İslami hareketin liderliği" görevini Tayyip Erdoğan'ın "yenilikçi" grubuna verdi.
Fuller, Fethullahçı Aktüel Dergisi'nin 520'nci sayısında, "Fazilet Partisi içinde yenilikçilerin ağır basarak yönetime geleceğini, bu kanadın İslami hareketin lideri olacağını" öngördü, yani ABD'nin arzusunu beyan etti.
Ama yenilikçiler Fazilet'i ele geçiremeyince yeni bir partinin, AKP'nin kurulması gündeme geldi.
Tayyip Erdoğan, CIA şefleriyle görüştükten sonra TÜSİAD'a "Turgut Özal'ın bıraktığı yerden devam edeceğim" sözünü verdi.
Tayyip Bey, 18 Temmuz 2001'de İsrail Büyükelçisi David Sultan ile görüştü, ona, "Yeni kurulacak parti İsrail ve Amerika'nın politikalarına ters düşmeyecek" garantisi verdi.
********
Tayyip Bey, 20 Kasım 2002 günü, hiçbir yasal yetki ve sıfatı olmadığı halde Yunanistan başbakanı Simitis ile gizli ve kanunsuz bir görüşme yaptı.
Bu görüşmeye Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri alınmadı.
Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Yiğit Alpoğan, izleyenlerin şaşkın bakışları altında itelenerek odadan çıkarıldı.
Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Akın Alpturan ve Dişişleri Bakanlığı Türkiye-Yunanistan İlişkiler Masası yetkilisi Baki İlkin de piç gibi kapının dışında bekletildiler ve görüşme tutanağa kaydedilmedi.
Bu, Türkiye tarihinde (Osmanlı dönemi dahil) görülmemiş bir rezaletti.
********
Tayyip Bey, 3 Kasım 2002 seçimlerinden bir gün sonra ABD Savunma Bakanı Wolfowitz'e bir mektup yazdı ve gizli kurye ile gönderdi, mektuba özel cep numarasını da yazdı.
Mektup 17 Ocak 2004 günü Star Gazetesi'nde Hayrullah Mahmut'un köşesinde yayımlandı.
Tayyip Bey, mektubunda, Türkiye Genelkurmay’ını, "seçim sonuçlarından memnun olmadıkları" için Wolfowitz'e şikayet ediyordu, ve Wolfowitz'den, Türkiye Genelkurmayı ile kendisi arasında arabuluculuk yapmasını istiyordu.
Bu da, Türkiye tarihinde (Osmanlı dönemi dahil) görülmemiş bir rezaletti.
Tayyip Bey'in mektubu, baştan sona amir-memur ilişkisini yansıtıyordu:
"Bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler. Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Samimiyetle sizin olan!"
********
AKP projesinde şöyle deniyor:
"Türkiye Orta Doğu'da emperyal bir güç olmalıdır. ABD Ortadoğu'daki faaliyetlerini Arap hanedanlarına dayamıştır. Bu ülkelerin halkları arasında giderek yükselen demokrasi talepleri karşısında bu hanedanlıklar yıkılabilir. Böyle bir tehlike karşısında ABD için en iyi müttefik ancak Türkiye olabilir." (Hürriyet ve Cumhuriyet, 31 Temmuz 2001)
********
Amerika 6 yıl önceden karar almış, oya gibi işlemiş, Türkiye'nin başına geçirmiş.
Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nı isimleri ile 6 yıl önce (1996'da) yayınlarında ilan etmiş, 2002'de de planını gerçekleştirmiş.
Bütün bu apaçık gerçekler karşısında, hala daha "AKP'yi halkımız seçti" diyebilir miyiz?
Amerika seçmiş, halkımız Amerika'nın seçtiklerine oy vermiştir.
********
2002 Darbesi şöyle gerçekleşti:
Önce, Başbakan Ecevit ve Cumhurbaşkanı Sezer, Ergenekon Şeması kullanılarak, Genelkurmay başkanı Org. Kıvrıkoğlu'nun darbe hazırladığına ikna edildiler.
Bu yüzden Ecevit, Kıvrıkoğlu'nun görev süresini uzatmadı.
Halbuki Ecevit, Kıvrıkoğlu planına onay vermişti. Bu plana göre, ABD Irak'ı işgal etmeden önce Türk Ordusu Kuzey Irak'a girerek Kandil dahil tüm PKK kamplarını içine alan güvenli bir bölge kuracaktı.
Org. Kıvrıkoğlu'nu Ergenekon Terör Örgütü başkanı olarak gösteren şema kullanılarak önce Kıvrıkoğlu'ndan kurtuldular.
Ama bu yeterli değildi. Çünkü Ecevit Hükümeti hala Kıvrıkoğlu planını uygulayabilirdi.
Bunun için DSP içindeki bozguncular ve Bahçeli Bey kullanılarak Ecevit'ten de kurtuldular.
Ecevit'ten kurtulma operasyonunu Org. Özkök, "Ecevit istifa etsin" sözleri ile başlatmıştı.
İşte "sivil" 2002 darbesi böyle yapıldı.
ABD'nin Irak işgaline karşı olan Ecevit Hükümeti’nin yerine, Amerika'nın 1996'dan beri hazırlamakta olduğu AKP geçirildi.”
******
2002 darbesinin özeti böyle.
Siz ne diyorsunuz bu işe?

Bu yazı toplam 952 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim