• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 21 °C

HEYETLER VE İŞLEVLERİ

Nihal Özgirgin

Bir konu hakkında müzakere etmek için veya konuyu sonuca bağlamak için yetkili kişilerce heyetler oluşturulması geçmişten günümüze gerçekleştirilen eski bir uygulamadır.
Ancak yapılacak iş konuyu sonuca bağlamak olunca ülkemizde kurulan heyetlerin zaman zaman farklı bir önem kazandığı görülür. Zira bazen bu heyetlerle bizlerin lehine çözümden ziyade bize karşı bulunan tarafın çözüm şeklini telkin etme işlevi hedeflenmektedir.
Nitekim şu an gündemde olan “akil insanlar” heyeti ile geçmişte bir başka örneğini teşkil eden “heyet-i nasiha”, yukarıda izah ettiğim duruma iki misal teşkil eder.
Nasıl mı?
Kısaca izah edelim:
20. yüzyılın başında oluşturulan “heyet-i nasiha”nın görevi, ülkemizde işgal kuvvetlerince oluşturulacak yeni düzenin halk tarafından, günümüz tabiriyle, “sindirilmesini” sağlamak yönünde halka telkin etmekti.
O dönemki Türk halkı, işgal kuvvetlerince kendilerine telkin edilen yeni düzeni içlerine sindiremeyerek direnç göstermiş, akabinde yapılan Kurtuluş Savaşı ile de kendi düzenlerini kurmuşlardır.
Günümüze baktığımızda ise, yeni yapılacak anayasa ile geçmişte içimize sindiremediğimiz düzenin ülkemize yeniden verilmek istendiği görülmektedir. Bu kez halkımıza bu düzen farklı adla farklı kişilerce tekrar, “barış ve helalleşmek” adı altında sindirilmeye çalışılmaktadır.
Yazımın başında ifade ettiğim gibi her iki kurulan heyet de karşı tarafın isteği ile kurulduğu için telkin edilen istekler de ona göre olmaktadır.
Nitekim bugün resmi kurumların bazılarında Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi amblemi T.C.’nin kaldırılması, ülkemizin yeni bir adla ifade edilmesi “kendilerine göre barış isteyenlerin” talebiydi.
Bu talebin ilk aşamasının bazı resmi kurumlarda gerçekleştiğini hepimiz medyadan takip ettik. Türkiye Milleti tabiri, kanaatimce devletimize yeni bir isim bulma konusunun ilk adımını teşkil etmek için kullanılmaktadır.
Ardından gelen diğer taleplerse zannımca bayrakta, paramızda ve en sonunda da sınırlarda yapılacak değişiklikler olacaktır.
Dolayısıyla günümüz “akil insanlar” heyetince milletimize sindirilmek ve helalleştirilmek istenilen meseleler kanaatimce temelinde “devlet, millet ve bayrak” konularında yapılması istenen değişimlerdir.
Yani geçmişten bugüne değin kurdurulan bu tip heyetlerin temelde telkin ettikleri bu topraklardan Türk adının silinerek yerine yeni adların konulmasıdır. Türk halkı bin yıldan fazla bir süredir bu topraklardan kendi adını “sildirmedi, silmek isteyeni de içine sindirmedi.” Umarım Türk adının silinmek istendiği bu son rövanşı milletimiz bir kez daha zaferle taçlandırır.
Saygılarımla…

Bu yazı toplam 899 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim