• BIST 107.431
  • Altın 151,328
  • Dolar 3,6629
  • Euro 4,3035
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Hiç olmazsa Ramazan ayında bu milleti rahat bırak!

M.Tanzer Ünal

Seçim bitince, “Ohh be, millet biraz kafasını dinleyecek” diye sevinmiştim.

Hele “en büyük muktedir”in dört gün ortalıkta görünmemesi, millet için tam bir “dinlenme” olmuştu.

Günlerce devam eden “kafa ütüleme” sona ermişti.

TV kanallarının işgali bitmiş, kanallar özgürleşmişti.

Artık farklı programlar izleyebilecektik.

Seçim sonrasının ilk günlerini bu umutlarla geçirdik.

Tek başına iktidar olma sayısını da kaybedince, ortalıkta eskisi kadar fazla görünmez diye düşünmüştük.

***

18 Haziran, Ramazan ayının ilk günüydü.

O da ne?

Daha ilk günden itibaren “Ramazan mitingleri”…

Muhterem, her gün bir iftarda ve her iftarda aynı üslupla siyaset üzerine konuşma…

Eskisi kadar olmasa bile bazı televizyonlar yine naklen yayında!

Televizyon karşısında bir program izliyorsunuz, programda konuşan kişi daha başladığı cümleyi tamamlamamış, taaak görüntü gidiyor, “canlı yayın” anonsu yapılıyor ve karşınızda Cumhurbaşkanı Erdoğan!

Ne bileyim hangi kurumun iftarında konuşuyor…

Sipariş iftarlar…

İzleyiciye böyle bir saygısızlık olabilir mi?

İzleyici, seçerek seyretmeye başladığı programın en can alıcı noktasında karşısına çıkan “davetsiz misafir”i izlemek zorunda mı?

TV kanalları, böyle bir dayatma yapabilir mi?

Ama burası Türkiye…

AKP’nin 13 yılda yarattığı Türkiye…

“Muktedir” konuşuyorsa, dinleyeceksin!

Tıpkı monarşiyle yönetilen ülkelerde olduğu gibi…

Metazori…

İstersen yayınlama!

Seçim döneminde, bütün kanallar Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu tarafından zapt edildiğinden normal program izleyecek kanal bulamıyorduk.

Şimdi eskiye göre daha iyi.

Ama yine insana “Yetti artık!” dedirtiyor.

“Seçim mitingleri” bitti, “Ramazan mitingleri” başladı.

Bu millet hiç soluk alamayacak mı?

Hiç olmazsa Ramazan ayında bu milleti rahat bırakın, ne olur!

 

Bu vergi tablosunu iyi inceleyin, Türkiye’nin acınacak halini görürsünüz

Sevgili okurlarım, cumartesi günü yazdım, bugün de yazıyorum…

Cuma günü açıklanan “Türkiye’nin Gelir ve Kurumlar Vergisi rekortmenler listesi” tam bir fecaat!

İsimler üzerinde durmuyorum…

O kurum listede var da, bu kurum yok…

Falanca listede görünüyor da, filanca görünmüyor…

Bunlar ayrıntı.

Esas olan “yapı”!

Rekortmenler listesi, Türk ekonomisinin gidişatıyla ilgili ipuçları veriyor.

Benim “Durum fecaat” dememin nedeni bu!

Kurumlar Vergisi listesine bakıyorsunuz, ilk 10 şirketin 8’i banka.

Diğer ikisi de Türkcell ve Türk Telekom!

Geçen yıllardan farklı olarak, üretim şirketleri yerlerini finans kurumlarına bırakmış.

Demek ki, ülkemizde üretim can çekişiyor.

Zaten toplasan toplasan ne olur?

Tüm kurumlar vergisinin, toplam vergi gelirleri içindeki payı sadece yüzde 9.

2014’te toplam 352 milyar lira vergi geliri var, bunun sadece 31 milyar lirası kurumlar vergisinden.

***

Ya gelir vergisi rekortmenlerinin durumuna ne dersiniz?

İlk 100’ü tek tek inceledim.

Özellikle “faaliyet alanları” nı…

Acaba dedim kaçının geliri “sanayi faaliyetleri” nden?

Yok, yok, yok!

Demek “üretim” den değil, başka faaliyet alanlarından para kazanıyorlar.

İsimlerin karşısındaki ibarelere bakar mısınız?

*Menkul kıymet yatırım ortaklığı.

*Kendi adına menkul sermaye iradı faaliyetleri.

*Menkul kıymetler aracılık faaliyetleri.

*Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi.

*Kira toplama faaliyetleri.

*Gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri.

Yukarıda yazdıklarımın ne anlama geldiğini biliyorsunuz…

*Borsa fonları…

*Kira gelirleri…

*Temettü…

*Şirket hisse senetlerinden elde edilen gelirler…

 Özetle “parayla para kazanma” yöntemleri!

Risk yok, adam çalıştırmak yok, SGK primi ödemek yok, belediyelerle uğraşmak yok, bürokrasi yok, vergi ödemeleriyle uğraşmak yok, piyasayla uğraşmak yok!

Üretimden soğutulan Türk işadamları, görünen o ki, “rant ekonomisi” ne yöneldi.

***

Yarın Kocaeli vergi rekortmenleri açıklanacak.

Gelir vergisi ve kurumlar vergisi rekortmenleri…

Çarşamba günü bu listelerle ilgili görüşlerimi de yazacağım.

Bu yazı toplam 1485 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim