• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • Sakarya : 31 °C

Hocalı’da neler olmuştu?

M.Tanzer Ünal

Yıl, 1992…
25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece yarısı.
Yer, Azerbaycan’ın 7 bin nüfuslu Hocalı kenti.
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan 2 ERMENİ, yazı-tura atıyordu.
Bu “kanlı kumarı”, yaklaşık 100 yıl önce, Anadolu topraklarında Van’da, Kars’ta, Ağrı’da, Erzurum’da ataları da oynamıştı.
Onlardan duymuşlardı…
Karnı burnunda zavallı bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu.
Çaresiz kadın, tir tir titriyordu.
Ayakları çıplak, elbiseleri yırtıktı.
Ermeniler’in uzun boylu olanı, elindeki Rus yapımı otomatik tüfeğin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı.
“Akçik, manç?” (Kız mı, oğlan mı?)
“Akçik…” (Kız…)
Bu cevap üzerine, “oğlan” diyerek bahse giren ERMENİ, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp bebeği çıkarttı.
Kan bürülü gözleri, bebeğin kasığına kilitlendi.
“Tun şahetsar, ınger…” (Sen kazandın yoldaş)
“Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana…” (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)
“Mayrigı bedge gişdatsine.” (Annesi besleyecek elbette.)
Bunun üzerine, daha kısa boylu olan ERMENİ, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı.
“Mayrig yerahayin zizdur.” (Bebeğe meme ver.)
********
Katliam gecesinin sabahı…
Hocalı’nın bir başka semtinde, tek kale futbol maçı hazırlığı vardı.
İki kesik Azeri kadın başını “kale direği” yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.
Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiler.
ERMENİ çeteci, sevinçle bağırdı:
“Asixn ma, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek…”
(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın!)
Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü.
ERMENİLER, zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.
******
Size, Ermeniler’in, Hocalı’daki Türk soykırımından iki olay aktardım.
İki olay da, katliama bizzat şahit olanların anlatımlarıdır.
Ne bir eksik, ne bir fazla…
Aradan tam 20 yıl geçti.
25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece…
Güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ile 366’ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı’ya saldırarak, tarihin en vahşi katliamlarından birini yaptılar.
Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden sivilleri hunharca öldürdüler.
Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler.
Hızar ve testerelerle kol ve bacaklarını kestiler.
Babanın gözü önünde evladını, evladının gözü önünde babasını kurşuna dizdiler.
Hamile kadınların karınlarını deştiler.
56 hamile kadın, karnı yarılmış durumda bulundu.
Kesik kafaları sepetlere doldurdular.
Küçük Türk kızlarına tecavüz ettiler.
Katliam sırasında 613 Azerbaycan Türk’ünün öldüğü resmen açıklandı.
487 kişi ağır yaralandı, 1275 kişi rehin alındı…
******
Peki, 20 yıl önce bu vahşet neden yaşandı?
Türk’e olan düşmanlığın sebebi neydi?
Bilmeyenler için yazıyorum.
Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda, ülkemizin 12 şehri de yer alıyor.
Ermeni bayrağında, Türkiye sınırları içindeki Ağrı Dağı’nın resmi bulunuyor.
Ermenistan Milli Marşı’nda, “Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün!” ifadesi var.
Bilmem, başka neden aramaya gerek var mı?
Kendi kafalarına göre...
1915 olaylarını bahane ederek…
Türkler’den intikam almaya kalkıştılar.
Hocalı’da 613 Azerbaycan Türk’ünü katlettiler.
Çeşitli ülkelerdeki 48 diplomatımızı öldürdüler.
Asıl “soykırım” yapan kendileri…
Ama yıllardır, “hak” sustu, “güç” konuşuyor.
Avrupa ve Amerika’da güçlü lobileri bulunan Ermeniler, her fırsatta ortalıkta “cazgırlık” yapıyorlar.
Bizden 12 şehrimizi, bir de 400 milyar dolar para istiyorlar.
*******
Onlar ortalığı birbirine katıyorlar da, biz ne yapıyoruz?
Bir Ermeni öldürüldü diye, yıllardır her haber bülteninde o haber var.
Hrant Dink’le yatıp, Hrant Dink’le kalkıyoruz.
Neredeyse, öldürüldüğü günü “milli yas” ilan edeceğiz.
Ölüm yıldönümünde, 50 bin kişi sokağa döküldü, “Hepimiz Ermeni’yiz” diye bağırdı.
Utanmadan, sıkılmadan…
Şimdi, içimizdeki o Ermeniler’e soruyorum.
Siz hiç ASALA’nın öldürttüğü Türk diplomatlardan sonra, Ermenistan’da sokağa inip “Hepimiz Türk’üz” diye yürüyen Ermeni gördünüz mü?
48 diplomatımız öldürüldü…
Cinayetlerden sonra, bir Ermeni yetkili ortaya çıkıp özür diledi mi?
Üzüntüsünü bildirdi mi?
Tam tersine…
Ermeniler, “ağababalarıyla” bir olup, Türkiye’yi boğmaya çalışıyorlar.
İçimizdeki sözde Ermeniler de, bunlara destek çıkıyor.
“Hepimiz Ermeni’yiz…”
Hayırlı olsun!
Öyle lafla olmaz…
Gidin Ermenistan’a, o çok hevesli olduğunuz Ermeni vatandaşlığına geçin!
*******
Bir şey daha…
Sokaktaki vatandaş, Hocalı’daki Türk soykırımına “duyarsız” da, devleti yönetenler “duyarlı” mı acaba?
Siz hiç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın veya bakanlardan birinin, “HOCALI SOYKIRIMI”nı ağzına aldığını duydunuz mu?
Filistin’deki zulümden söz ettiler…
Bu nedenle İsrail’e “van minut” çektiler…
Libya ve Suriye’deki “insanlık dramlarını” dillerine doladılar…
Ama şimdiye kadar, hiçbir şekilde Hocalı’daki Türk katliamına değinmediler.
Neden acaba?
Gazze’deki, Libya’daki, Suriye’deki bir Arap’ın değeri var da, Azerbaycan’daki bir Türk’ün değeri yok mu?
48 Türk diplomatın, yurdumuz için ölmediğini mi kabul ediyoruz?
İnanın, Hocalı’da katledilen 613 Azeri kardeşimiz ile değişik tarihlerde ASALA tarafından öldürülen 48 diplomatımızın, bu ilgisizlik karşısında kemikleri sızlıyordur.
Ülkeyi yönetenler, yeri gelince sağa sola posta atıyorlar.
Ama sıra Ermenistan’a gelince, hepsi “sus pus” …
İnsan düşünmeden edemiyor.
Acaba Büyük Ağabey (ABD), Ermenistan hakkında konuşmayı yasakladı mı?
******
Bugün, 24 Şubat Cuma…
İki gün sonra, Hocalı katliamının 20’nci yıldönümü…
Çok merak ediyorum, “bizim Ermeniler” o gün ne yapacaklar acaba?
Bir merakım daha var…
Acaba o gün…
26 Şubat Pazar günü…
Cumhurbaşkanı Gül veya Başbakan Erdoğan tarafından “anma mesajı” yayınlanacak mı?
Benimkisi sadece merak…
*****
Pazar günü saat 14.00’te…
İstanbul Taksim Meydanı’nda…
Türk dünyası, tek yürek olarak Hocalı kurbanlarını anacak.
Bir aksilik olmazsa ben de katılacağım.
Duyarlı okurlarıma duyururum.

Bu yazı toplam 1428 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim