• BIST 96.625
  • Altın 144,646
  • Dolar 3,5682
  • Euro 4,0160
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 17 °C

Hoşgörü dilini kaybetmemeliyiz!

Hasan Altınkaya

Bugünlerde en büyük korkum içinden geçtiğimiz süreçte toplumun her kesiminin dün olduğu gibi bugünde kutuplara ayrışması.
İçerisinden ne zaman ki ‘seçim’ geçen bir cümle olsa maalesef toplumumuz kamplara ayrışıyor.
İster istemez şucu bucu oluyorsunuz. Hiçbir şeye meyilli olmasanız bile birileri tarafından bir yaftalamaya maruz kalıyorsunuz.
Çünkü siyasetin dili aynı zamanda belirli kesimlerin de dili oluyor tabiatıyla.
O da ister istemez vatandaşlar arasında ki gerginliği meydana getiriyor.
İnsanlar birbirilerine karşı daha bir sert, daha bir acımasız ve daha bir hoşgörüsüz oluyor.
Halbuki bu topraklarda bugün sahip olmamız gereken yegane şey “barış ve hoşgörü” dilinin tesis edilmesi.
Bunun için yapılması gereken en önemli şey de şüphesiz birbirimize karşı olan ön kabulleri ortadan kaldırarak, birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmek olmalıdır.
En başta siyasetçiler bunun üzerine yoğunlaşıp bunun üzerine kafa yormalılar.
Evet yolları çok iyi yapabilirsiniz, havaalanları, demiryolları ve köprüler inşa edebilirsiniz.
Fakat toplumun belli bir kesiminin kırılan gönlüne köprü inşa etmek hepsinden daha zordur.
Bizler biliyoruz ki bir milleti ayakta tutan ve onu dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruyacak en önemli unsur, o toplumun fertlerinin birbirlerine gösterdiği “sevgi ve hoşgörü” ortamıdır.
Sevgiyi ve hoşgörüyü yalan ve çıkardan uzak tutarak, gönlümüze dokuyup ve yüreğimize nakış nakış işlediğimiz zaman, sığ ve kirli sularda kürek çekmekten kurtuluruz.
Böylelikle, gerçek mutluluğu ve doğruluğu yakalamış oluruz.
Bir toplumun içerisinde yaşayan tüm fertler, sevinçte ve üzüntüde aynı kaderi paylaştıklarını hissetmeliler.
Bu iklimi onlara oluşturacak olanlarda hiç şüphesiz topluma yön verecek olan insanlardır.
Bugün aynı safta bulunması gerekenler birey yada kurum olarak birbirlerini rakip değil, dost olarak görmedikçe, birbirlerinin eksikliğinin değil, yanyana olmanın herkesi güçlü kılacağını kavrayamadıkça, toplum olarak birbirimizi yer dururuz.
Enerjimizi içeride tüketmekten dışarıya karşı bir türlü harcayamadığınızın da cevabını böylelikle almış oluyoruz.
İster ülke sathında olsun isterse yerel satıhta, kimler birleştirici dil kullanıyor, kimler önyargılı yaklaşım sergiliyor bunları çok iyi kavrayıp ona göre davranmalıyız.
Bugün yaşadığımız coğrafyada nasıl bir hoşgörü iklimi varsa gelecekte bunun karşılığını mutlaka göreceğimizden eminim.
*********************************
Adamına göre davranma!
Adamın biri New York, Central Park'ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür.
Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar.
Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır.
Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir.
Sarılıp teşekkür etikten sonra 'Sen’ der 'bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak; Cesur New York'lu küçük kızın hayatını kurtardı.'
Adam 'Ama ben New York'lu değilim!' der.
Polis 'Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar; Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı' cevabını verir.
'Ama ben Amerikalı da değilim' der adam artık şaşırarak.
Polis 'Ya, o halde nerelisin?' diye sorunca adam cevap verir;
'Ben Iraklıyım!'
Polis adama başka bir şey söylemez.
Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır;
'Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.'!

Bu yazı toplam 1193 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim