• BIST 108.410
  • Altın 143,491
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1292
  • Kocaeli : 33 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 32 °C

Hukuk neyi gerektiriyorsa…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün köşemi sizden birine Selen Coşkun’a bırakıyorum.

Yazdıklarını beğenerek okuyacağınızı umuyorum.

“PKK terörü ile AKP terörü arasına sıkışan koca bir halkın feryadıydı dünkü cenazeler. AKP’nin 13 senede ülkeye verdiği zarar, oynanan kirli oyunlar, şehit cenazelerinin ağıtlarında artık. HDP’yi hedef tahtası yapanlar, Kürt diye linç girişiminde bulunanlar cenaze törenindeki ciğeri yanan şehit ailelerin tepkilerini ısrarla görmezden geliyor. Neden? Tam 1 haftadır Cizre’de sokağa çıkma yasağı var, insanlar su ve yemek ihtiyaçlarını gideremiyorlar, ilaç alamıyorlar, ölülerini buzdolabında tutuyorlar, defnedilemiyor. Cizre’deki, Iğdır’daki, Dağlıca’daki bu ayıbın altından nasıl kalkacak bu hükümet, söyleyin, nasıl? Bu utançla nasıl yaşayacağız, nasıl?

Dağlıca’da şehit olan Piyade Er Cihan Aksarı’nın babası ‘Ak parti yaptı bunu, kimse bana gazel okumasın. Ben her gün doğudayım. Tırla gidiyorum her gün oradayım. Neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Bana kimse hariçten gazel okumasın. Bunu Ak parti yaptı, başkası değil’ diye tepki gösteriyor ve biz boğazımız düğüm düğüm izliyoruz cenaze törenini. Tarih, 09.09.2015.

Iğdır’da PKK’nın yola döşediği patlayıcı nedeniyle şehit olan Mehmet Parlak’ın eşi Emel Parlak ‘Iğdır başlarına göçsün onların, helal etmiyorum kocamın kanını, helal etmiyorum bu toprağa… Şehit ailelerine ceza veriyorlarmış, gel bana da ceza ver şimdi, gel beni de al, benim canım yandı, bana da versinler ceza, nereyi kazandık, Iğdır’ı mı kazandık, hepsi onların olsun başlarına göçsün’ diye feryat ediyor . Tarih, 09.09.2015

Iğdır’da şehit düşen İbrahim Derindere, Yalçın Palik ve Kadir Özkara’nın cenazesinde halk ‘Tayyip oğlunu askere gönder, kahrolsun PKK, işbirlikçi AKP’ diye tepki gösteriyor. Tarih, 09.09.2015

Yine Iğdır’da şehit olan polis memurlarından Haluk Varlı’nın cenazesinde Kürtçe ağıtlar yakılıyor ve şehidin akrabası ‘400 vekil için bunlar yaşandı, onun çelengini kaldırın’ diye bağırıyor. Tarih, 09.09.2015

Ve tarih 09.09.2015… Erdoğan, AB konseyi başkanı ile düzenlediği basın toplantısında diyor ki ‘Bölücü terör örgütünün arkasında olduğu bu siyasi hareket de tamamen illegal görüntü vermeye başlamıştır… Şunu bilmeliler ki hukuk neyi gerektiriyorsa hükümet bunun gereğini yerine getirir. Sıfatı ne olursa olsun.’

Öncelikle terörle arasına mesafe koyması gereken parti kimdir? 13 senedir ülkeyi yöneten Ak parti o koyması gereken mesafeyi koymuş mu? Hayır. Peki neden? Kamu güvenliğini korumakla görevli MİT, PKK’nın ülkeyi silah yığınağına çevirdiklerini ve attığı her adımı bildiğini Oslo’da 2011 yılında açık açık söyledikleri halde neden müdahale edilmemiş?

PKK temsilcisi Sabri Ok ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan görüştüğü 2011’den bugüne susan Erdoğan, medyaya yapılan tüm baskılara rağmen her şey gün yüzüne çıkınca ‘kandırıldım’ diyor.

Gerçi sabah söylediğini unutup akşam tam tersini söyleyen Erdoğan, şehidine ağlayan ve tepki gösteren babalara televizyon karşısında karaktersiz diyebiliyor. Kardeşine ağlayan yarbayın, ne teröristliği kalıyor, ne Aleviliği kalıyor ne cemaatçiliği. Cizre’de öldürülen el kadar çocuk için de aynen Gezi’de emirleriyle ölen çocuklar için dediği gibi ‘terörist’ diyor.

Evet, sıfatı ne olursa olsun gerek Silivri’de gerek Gezi’de gerek Cizre’de gerek Dağlıca’da gerek Iğdır’da ülkeyi yangın yerine çeviren, ölümüne sebep olduğu her can için hukuk neyi gerektiriyorsa...

İleri demokrasi lafları havada uçuşurken, hukuk ve adalet kavramı rafa kaldırılmıştı. Bugün illegal dediği cemaatle ülkeyi tam 11 sene yönetti. İktidarı uğruna, yaptığı hukuksuzluğu toplumun gözünün içine soka soka, halkı sindire sindire, vergi müfettişleriyle medyayı, yazarları, kendisini eleştiren herkesi hedef göstererek susturmaya çalıştı, hala da çalışıyor. İktidarın gücünü arkasına almayan hiçbir illegal oluşum güçlenemez. İktidar için hukuk rafa kaldırılmaz, demokratik hukuk devletinde suç örgütleriyle anlaşma yapılmaz, suç örgütleriyle özel mahkemeler kurup insanlar hücreye atılmaz. Doğru söylüyor Erdoğan, sıfatı ne olursa olsun, hukuk neyi gerektiriyorsa…

Cemaatle arasına mesafe koymayıp yıllarca Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Poyrazköy davalarında, sahte dijital veriler üreterek on binlerce sayfalık iddianameler hazırlanıp, gizli tanıkların iftiralarıyla insanlar hapiste çürütülemez. Kamuoyunda akla hayale gelmeyen karalama propagandaları yapılamaz. Derin devletle hesaplaşıyorum deyip geçmişte devletin pis işlerini yapan eli kanlı katillerle sadece muhalif diye aydınlar, gazeteciler, beğenmediğin sivil toplum kuruluşları bir çuvala doldurulamaz. Bunları yaptıranlar ve yapanlar sıfatı ne olursa olsun ‘kandırılmışız’ deyip hukuktan kaçamazlar. Sıfatı ne olursa olsun, hukuk neyi gerektiriyorsa…

Kamu güvenliğini pazarlık konusu yapanlar, demokratik hukuk devletini tamamen ortadan kaldırmaya çalışanlar, illegal örgütlerle işbirliği yaparak ülkeyi 13 senedir yönetenler derhal yargılanmalıdırlar. İç savaşa götürecek söylemlerle gayet örgütlü ve planlı şekilde hareket edenler, 400 vekil alınsaydı böyle olmazdı diyenler, günlerce sokağa çıkma yasağı uygulayanlar, Kürt halkını PKK’nın kucağına itenler, sivil halkın, çoluğun çocuğun ölülerini bile defnettirmeyenler, bu insanlık ayıbına imza atan herkes sıfatı ne olursa olsun, kör topal hukukumuzla da olsa yargılanmalılar! Hukuk neyi gerektiriyorsa hem de hemen!

Bu yazı toplam 939 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim