• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 24 °C

Hukukun sefaleti…

Mustafa Küpçü

Anayasamızın 2. maddesine göre; Türkiye Cumhuriyeti “Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devleti’dir!”

Hukuk Devleti’nin en önemli niteliği; “İdarenin (iktidarın) yargısal denetimidir.

Bu nedenledir ki; YARGI sistemi “Adil, bağımsız ve tarafsız” olacaktır!

Bu ülkenin tün yurttaşları, “siyasi görüşleri, etnik kökenleri, dini inançları, toplumsal statüleri” ne olursa olsun, YARGI karşısında “farklı muamele” görmemelidir!

Özellikle siyasal iktidar, Yargı Kararlarına uymak zorundadır!

Bu ülkede siyasi iktidarın mali denetiminden sorumlu olan SAYIŞTAY raporları Meclis’ten ve dolaylı olarak  kamuoyundan saklanmakta ve kimi Kamu Kurumları, (Meclis’teki parmak çokluğu ile!) Sayıştay denetiminden çıkarılmaktadır!

Siyasi iktidar, DANIŞTAY Kararlarını uygulamamakta ısrarlıdır!

Ve şimdi sıra Anayasa Mahkemesi’ne gelmiştir!

Bir zamanlar, AKP Genel Başkan Yardımcısı olan bir siyasetçi; “Yargı da Milli İrade’ye ram olacaktır” diyordu!..

AKP iktidarı, “12 Eylül Darbecilerinden hesap sormak” palavrası ile süslediği ve Anayasa’nın 26 maddesinde değişiklik içeren Referandum’u 12 Eylül 2010 tarihinde yaptı ve yüzde 57.88 oyla halktan onay aldı.  En önemli değişiklik Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu-HSYK’da yapılan değişiklikti! Bu suretle, AKP iktidarı YARGI üzerindeki baskısını daha da artırdı!

Yaklaşık 3 ay kadar önce, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül, “MİT TIR’ları”  haberinden dolayı, “CASUSLUK” iddiasıyla Yargı önüne çıktılar, ilk duruşmada da “tutuklu yargılanmaları” kararı ile cezaevine kondular.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 92 gün sonra, “kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edilmesi” gerekçesiyle ve oy çokluğu ile tutukluluk hallerine son verilmesi ve tutuksuz yargılanmaları” kararı verdi.

Karar TBMM’nde tüm partilerin memnuniyetiyle karşılandı. AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan; “Kararı sevinçle karşılıyoruz” dedi! Sonra, AKP’lilerin deyimi ile “REİS” görüş açıkladı; “Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara UYMUYORUM!? Saygı da duymuyorum” dedi!..

Cumhurbaşkanı böyle söylerse, vatandaş Yasalara ve Yargı’ya nasıl bakar, neler söyler?

Aynı Erdoğan, “ERGENEKON KUMPAS DAVALARI” ile Ordunun ve Cumhuriyetçi aydınların özgürlükleri ayaklar altına alınırken, sahte belgeler ve Gizli tanıklarla hayatları karartılırken, “Ben bu davanın savcısıyım” diyor, bu kumpasın baş aktörü Savcı Öz’ün altına zırhlı Mercedes tahsis ediyordu!

Bu kumpas davalarının “Gizli tanığı” Savcı Bayram Bozkurt “Beraat” kararı ile serbest kalırken, sayın Erdoğan’dan bir tepki duydunuz mu?!

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin 17 üyesinden 14!ünü Cumhurbaşkanı atıyor! 3 üye de TBMM’nden atanıyor! Bugünkü Anayasa Mahkemesi üyelerinin ikisi hariç kalanları Abdullah Gül, Erdoğan  ve TBMM’nin yani AKP’lilerin seçtiği üyeler!.. Bütün üyeleri de sayın Erdoğan’ın seçmesini mi beklemeliyiz?

Sözün özü;

Eğer bu ülke gerçekten bir HUKUK DEVLETİ ise, siyasetin elleri Yargı’dan çekilmelidir. Bugün en güvenilmez kurumların başında YARGI geliyor! Hangi hakim AKP’li, hangi Savcı “Cumhuriyet’in Savcısı” hangisi Cemaatin üyesi? Diye soruyor insanlar…

Yargı, “ADALET” dağıtır. Siyasetin güdümünde bir yargı ise toplumsal kaosun kaynağı olur!

Yargı mensuplarını özgür bırakın efendiler!

Sana göre, bana göre yargı olmaz!

Bu yazı toplam 889 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim