• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 5 °C

HÜRRİYET’e yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, Türkiye zor bir dönemden geçiyor.

Bu zor dönemin sıkıntısını çekmeyen kişi ve kurum yok gibi…

Ama sanırım bu yükü en fazla biz gazeteciler taşıyoruz.

Dikkat edin, “gazeteciler” diyorum, “yalakalar ve tetikçiler” değil! 

Mesleğini dürüstçe yapan, toplumun haber alma hakkına saygı gösteren gazeteciler, yıllardır baskı altında.

Gazete sahipleri sürekli “ekonomik” tehdit altında…

AKP iktidarında kaç gazetecinin baskıyla işinden atıldığını, kaç gazetecinin köşe yazmasının engellendiğini bileniniz var mı?

Türk basını hiçbir dönemde böylesine bir “zulüm” yaşamamıştır.

***

Şimdiye kadar Türk basınında “baskı” yaşanıyordu…

Şimdi artık “baskın” yaşanıyor!

Anlayacağınız, bir ileriki aşamaya geçildi.

Türk basınının amiral gemisi HÜRRİYET, 48 saatte iki kez taşlı sopalı magandalar tarafından basıldı.

Saldırganların başında bir milletvekili vardı.

AKP İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın…

Kendisi sadece bir milletvekili değil, aynı zamanda AKP Gençlik Kolları Başkanı.

Yani HÜRRİYET, AKP Gençlik Kolları Başkanı ve arkadaşları tarafından basıldı demek daha doğru.

Özetle, AKP’nin yıllardır gazetecilere yaptığı “manevi baskı” artık “şiddete” dönüştü.

Saldırganlar, gazetenin camını çerçevesini indirdiler, tehditler savurdular.

Öyle görünüyor ki, HÜRRİYET’e saldırı bir başlangıç!

Şimdi, 1 Kasım seçimlerinden sonra bütün muhalefet basınının yok edileceği tehdidi ortalıkta dolaşıyor.

Yaparlar mı, yaparlar…

Artık ülkemizde, “her an her şeyin olabileceği” bir döneme girdik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, verdikleri demeçlerle “linç iklimi” yarattılar.

Gazeteciler, “yazamaz ve görevini yapamaz” hale getirilmek isteniyor.

Eskiden devletimiz “hukuk devleti” idi.

AKP, devletimizi “parti devleti” haline getirdi.

Böyle de sürdürmeye kararlı.

Eskiye dönüş olursa, yani tekrar “hukuk devleti” haline gelirsek, hesap sorulacağından korkuyorlar.

“Basına baskı”dan “basına baskın” sürecine geçilmesi, bu nedenle!

HÜRRİYET Gazetesi’nin basılması, utanç verici bir olay!

Dünyaya bizi rezil ettiler!

KOCAELİ Gazetesi olarak bu baskını şiddetle kınıyoruz.

Hiçbir siyasi amaç, hiçbir kutsal amaç, hiçbir öfke; şiddeti meşru kılamaz.

Hele bu şiddet basına uygulanmışsa…

Fikirler, şiddet uygulanarak yok edilemez.

AKP iktidarı gider, HÜRRİYET yaşamaya devam eder.

Hesap edin bakalım, 67 yaşındaki HÜRRİYET kaç iktidar, kaç cumhurbaşkanı, kaç başbakan görmüştür?

HÜRRİYET ve HÜRRİYET gibi uzun ömürlü gazeteler bu ülkede “hancı”, AKP gibi konjonktür partileri ise hep “yolcu” olmuştur.

 

 

Dipte miyiz, dahası var mı?

Ülkemiz tam şöyle bir noktada:

Her sabah güne “son dakika” haberiyle uyanıyoruz.

Baskınlar…

Ölenler…

Yaralananlar…

Şehit cenazeleri…

Gün bitiyor, ertesi gün sil baştan yine aynı olaylar…

“İnşallah bugün ölen olmaz” şeklindeki dualarımız da artık tutmuyor.

Terörü lanetlemekten, çaresizlikten helak olduk.

Geleceği göremiyoruz, yarınımızı dahi planlayamıyoruz…

Canımız sıkkın, psikolojimiz bozuk.

Kafamızda cevaplayamadığımız sorular, ortalıkta öylesine dolaşıp duruyoruz.

Ortada meclis var, işlevsiz!

Seçim hükümeti var, iradesiz!

Bütün ipler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde.

O karar veriyor, uygulanıyor.

Yasama, devre dışı!

Yürütme, devre dışı!

Yargı, çoktandır devre dışı!

Ortada devlete sahip çıkacak kurum kalmadı.

Erdoğan’ın yarattığı “fiili durum” bu olmalı.

“Ben anayasaya uymuyorum, anayasayı bana uydurun!”

Türkiye, bu hukuksuzluk nedeniyle bu günlere gelmedi mi?

Hukuk tanımadılar, vatanımızı parçalamak ve milletimizi bölmek isteyen hainlerle pazarlık etmeye kalktılar…

Hukuk tanımadılar, toplumu etnik ve dinsel ayrışıma tabi tuttular…

Hukuk tanımadılar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni itibarsızlaştırdılar…

Hukuk tanımadılar, Türk Polis Teşkilatı’nı “paralelciler” ve “paralelci olmayanlar” diye ikiye böldüler…

Hukuk tanımadılar, yargıyı “babalarının çiftliği” haline getirdiler…

Hukuk tanımadılar, kendilerinden olmayanları “linç etmeye” kalktılar…

Daha hangi birini yazayım?

Hiçbir şey sebepsiz değildir.

Bugün ülkemiz bu sıkıntıları yaşıyorsa, bunun sebebi AKP iktidarının yıllardır yaptığı hatalardır.

 

 

Geleceği görebiliyor musunuz?

Mutlaka görüyorsunuzdur da, gelecekle ilgili “iyi şeyler” düşünebiliyor musunuz?

En basiti, 1 Kasım’da seçim yapılabilecek mi?

Bugünkü ortam, “seçim yapılabilir” hale dönüştürülecek mi?

Yoksa Türkiye, “seçimsiz bir dönem”e mi götürülüyor.

Seçim yapılırsa, yine benzer sonuç çıkarsa, “en tepedeki muktedir” olmadı deyip üçüncü bir seçim daha mı isteyecek?

Bu dağınıklığın, bu derbederliğin sonu nereye varacak?

Sahi, ekonominin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Yıllardır yürütülen “rant ekonomisi” nin, “borç ekonomisi” nin sonuna gelindi.

Çalışmayı unuttuk, üretmeyi unuttuk, borç alıp tüketmeyi kendimize “yaşam biçimi” seçtik.

Ne olacak şimdi?

Dünyada “bol para” dönemi de bitti.

Borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz?

Yaşamımızı bu seviyede devam ettirmek için parayı nereden bulacağız?

Şu anda ülkemizde “güvenlik sorunu” yaşandığından, “ekonomi”yi konuşan yok!

Her gün cenaze kaldırmaktan, her gün yaşadığımız terör ortamına öfkelenmekten, her gün öfkemizi isyana dönüştürmekten “ülkemizin gerçek gündemi” ni konuşmaya fırsat kalmıyor.

Dolar’ın kaç lirada duracağını bilen var mı?

Ya Euro’nun yükseleceği noktayı tahmin eden?

Böyle bir ortamda, parası olan yatırım yapar mı?

Böyle bir ortamda, ülkemize yabancı yatırımcı gelir mi?

Ülkemiz, hem siyasi hem de ekonomik yönden kuşatıldı.

 Bunun sorumlusu, yıllardır yapılan eleştirilere kulaklarını tıkayan ve burnunun doğrultusunda gitmeyi marifet sayan AKP iktidarıdır.

Ne dersiniz, dip göründü mü, yoksa dahası var mı?

Bakıyorum da, herkes kendi kaybına ağlıyor, halbuki hep birlikte kaybediyoruz.

Galibi ve mağlubu olmayacak bir savaş içindeyiz, bunu unutmayalım.

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim