• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Hurşit Güneş, tıpkı babasıymış

M.Tanzer Ünal

Prof. Dr. Hurşit Güneş…

Kocaeli siyasetinde de Türk siyasetinde de kalıcı olamadı.

“Saman alevi” misali, geldi geçti.

Parladı, söndü…

Tekrar parlamak istiyor, ama bence çabası boşuna.

Yakaladığı fırsatı değerlendiremedi.

Yol arkadaşlarına vefasızlık etti.

Çevresiyle ilişkilerini sıcak tutamadı.

Vatandaşa yaklaşımları yapmacıktı, sırıttı.

Tutarsız hareketleriyle güven vermedi, çevresi daraldıkça daraldı.

Özetle, babasının siyasi mirasını kısa zamanda yedi bitirdi.

Artık Kocaeli’nde de Ankara’da da “esamesi” okunmuyor.

***

Dün, İzmit’te yayınlanan bir gazetede, “Hurşit Hoca’dan Kandıra havası” başlıklı bir haber yayınlandı.

Bir fotoğraf…

Ömerli Köyü’nde bir düğünde çekilmiş.

 

Hurşit Güneş, sol elinde çıkardığı ceketini tutuyor, sağ eli belli belirsiz hafif havada.

Karşısında, davul ve zurnacı…

Haberde, Hurşit Güneş’in bir yakınının düğününde davul zurna eşliğinde bol bol oynadığı yazılıyor.

Oynadı mı, yoksa oynar gibi mi yaptı, bilmiyorum.

Her neyse…

Resim altına “Tıpkı babası” gibi notu düşülmüş.

Babası gibi, klarnetin sesini duyunca ceketini çıkarır kurtlarını dökermiş.

Hurşit Güneş için “tıpkı babası” benzetmesi sıkça yapılır.

Hata.

Babası rahmetli Prof. Dr. Turan Güneş’i tanımayanların yaptığı hata…

Hurşit Güneş’te, babası Turan Güneş’ten en küçük bir iz yok.

Ne “siyasi zekâ”…

Ne “davul zurna çalma”…

Ne “davul zurna eşliğinde oynama”…

Ne “insan ilişkileri”…

Ben, her ikisini de tanıyan biri olarak diyebilirim ki, oğlu, babasının tırnağı olamaz.

Hoş, “babası siyasette başarılı oldu, oğlu da başarılı olacak” diye bir kural da yok.

Yanlış bir beklenti!

Hurşit Güneş, bence babasını taklit etme gayretini bıraksın, “kendi” olmaya baksın.

Olabiliyorsa tabii.

Kendinde bir şey varsa.

Babasının “siyasi mirası”nı çoktan yedi bitirdi.

Boşuna uğraşıyor.

 

CHP, bu yasanın neresini beğenmedi acaba?

Hani, “Türk tarımının en büyük sorunu, arazilerin sürekli bölünmesi” der dururuz ya…

Bölüne bölüne avuç içi kadar kalan arazide ne tarımı yapacaksın.

Ancak domates biber ekip karnını doyurursun.

İşte arazi bölünmesinin önüne geçmek için iki yıl önce bir yasa çıkarılmıştı.

Daha doğrusu, “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapılmıştı.

Hissedarlara ve komşulara “önalım hakkı” tanınmıştı.

6537 sayılı kanunun 8/İ maddesi aynen şöyle:

“8/C maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca aile malları ortaklığı veya kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulduğu takdirde, ortaklardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer ortaklar önalım hakkına sahiptir.

Tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir.

Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım hakkını kullanamaz. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması halinde, hâkim,  tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verir.

Önalım hakkının kullanılmasında Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.”

Madde böyle!

Anlamışsınızdır, yasa basit olarak diyor ki:

İki akraba veya iki arkadaş, ortak bir arazi aldıysanız…

Bir süre sonra satarken önce diğer hissedara, yani ortağınıza satmak durumundasınız…

O almıyorsa, sınır komşunuza teklif etmeniz gerekiyor…

Bence, ülkemiz tarımı için son derece yararlı bir yasa.

Arazilerin, küçük parçalara bölünmesini önlüyor.

Miras yoluyla bölüne bölüne tarım arazileri kuşa dönmüştü.

Bu yasa, bu bölünmeleri kesin olarak önlüyordu.

Diğer bir nokta, bu yasayla vergi kaçakçılığının önüne de geçiyordu.

Şöyle…

Arazi alırken, az vergi ödemek için düşük fiyat bildiriminde bulunuluyordu ya, bu yola sapanların sayısı azalmıştı.

Neden azalmıştı?

Ortağı veya sınırdaşı, araziyi, tapuda gösterilen fiyattan alabiliyordu.

Bu tehlike nedeniyle, düşük bildirimde bulunanların sayısı azalmıştı.

Özetle, bu yasa ülkemiz için çok yararlıydı.

Şimdi CHP, bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş.

Tuhaf değil mi?

CHP, bu yasanın neresini beğenmediğini bir açıklasa!

 

Memduh Oğuz’un Kocaeli Valiliği sırasında mağdur olan bir vatandaşın mesajı

Aradan 19-20 yıl geçmiş, ama vatandaş çektiği sıkıntıyı unutmamış.

Adı, Mustafa Tekoğul…

Memduh Oğuz’un Kocaeli Valiliği yaptığı 1996-1999 döneminde, Mustafa Tekoğul, Milli Gençlik Vakfı Kocaeli Müesseseler Birim Başkanı imiş.

Mustafa Bey, pazar günü yayınlanan “Memduh Oğuz neden tutuklandı?” başlıklı yazımı okuyunca, yıllar önce uğradığı haksızlığı hatırlamış, oturmuş bir mesaj yazmış.

Mustafa Tekoğul halen nerede oturuyor, ne iş yapıyor, bilmiyorum.

 

Gönderdiği mesaj aynen şöyle:

“Memduh Oğuz’un Kocaeli’ de valilik yaptığı dönemde, ben Milli Gençlik Vakfı Kocaeli Müesseseler Birim Başkanı idim. Halıdere beldemizde her şeyi resmi olan bir Kuran kursumuz vardı. Bir gece haber geldi ben Halıdere’ye kursa gittim. Emniyet güçlerinin bütün güçleri binanın etrafını sarmıştı. Sanki anarşi inini basmışlar gibi. Görevli olduğumu söyleyip içeri girdiğimde korkunç bir manzarayla karşılaştım. Kütüphanedeki bütün kitaplar yere savrulmuş ve darmadağınıktı. Hocanım ve öğrenciler ifadeleri alınarak Gölcük Adliyesi’ne götürüldüler. O zamanın meşhur GÖLCÜK Cumhuriyet Savcısı Hanefî Bey, kendi ifadesiyle "Ya bunların kellesi, ya senin kellen" diyerek Gölcük GELİNCİK Kız Kuran kurşundan dört hocanımı, beni ve Murat Kurt’u suçsuz yere hiç bir gerekçe olmadan cezaevine attı. Hocanımlar dörder ay, ben ve Murat Kurt 32 gün yatarak maddi ve manevi mağdur olduk. Şimdi yaşananları görünce o günleri hatırladım ve bu olayın bir kumpas olduğunu şimdi daha iyi anladım. Bu vesile ile suç duyurusunda bulunuyorum ve olayda parmağı olanların araştırılıp gerekli cezaya çarptırılmalarını talep ediyorum.”

Bu yazı toplam 2150 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
izmitli
31 Ağustos 2016 Çarşamba 10:55
10:55
tanzer bey konuyla ilgili değil ama sizden bir ricamız var. cengiz topelden 29 eylülden sonra uçuş gözükmüyor. anadolujet .com. tr adresinden 29 eylülden sonrası için bilet alamıyorsunuz. uçuş yok diye mesaj veriyor. bu konuda vadandaşı bilgilendirmenizi rica ediyoruz.
vatandas
31 Ağustos 2016 Çarşamba 00:02
00:02
Sayin Tanzer bey, kosenizden birgun icinde kamuya kppsiz alinacak personel icin aciklayici bilgi verirseniz seviniriz.Simdiden issiz gezen gencler adina tesekkur ederim.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim