• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 0 °C

Hz. Mevlâna’da sevgi ve hoşgörü (2)

Mehmet Sönmezoğlu

Gayesini “Biz ayırmak için değil, birleştirmek için geldik” sözüyle ifade eden Hz. Mevlâna, insanlara sürekli sevgi ve saygıyı, birbirlerine karşı hoş görülü olmalarını telkin ediyor; kardeşlik ve dostluk içinde yaşamaları için çağrılarda bulunuyordu. Hz. Mevlâna’nın yaşadığı dönem dikkate alındığında onun bu çağrılarının ne kadar büyük önem arz ettiği anlaşılacaktır. Zira o zamanlar Müslümanlar için zor bir dönemdi. Haçlı seferleri ve Moğol istilası sebebiyle Anadolu’da sayısız Müslüman kanı akıtılmış, her yer yakılıp yıkılmıştı. Bütün bu zulüm ve acı olaylar Müslümanlar ile diğer din mensuplarının birbirlerine karşı kin ve nefret duymalarına sebep olmuştu.

 

İşte insanların huzur ve güvene şiddetle ihtiyaç duydukları böyle bir ortamda Hz. Mevlâna, verdiği sevgi ve hoşgörü mesajları ile insanların kalplerini birbirine yaklaştırmış, onları birbirleriyle kaynaştırmıştır. Hz. Mevlâna’nın o günlerde temelini attığı sevgi, hoşgörü ve barış medeniyeti Osmanlı döneminde zirveye ulaşmış, farklı din, dil ve kültüre sahip toplulukların asırlarca bir arada huzur içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Bu sevgi ve hoşgörü medeniyeti hala bu topraklarda varlığını devam ettirmektedir. Ancak yeni fikirler ve güzel uygulamalarla canlı tutulması; tefrika ve düşmanlığa karşı korunup kollanması gerekmektedir.

 

Yeryüzünde git gide artan savaşların, katliamların, cinayetlerin, terörün, yoksulluğun, zulüm ve haksızlıkların temel nedeni sevgisizlik, merhametsizlik ve hoşgörüsüzlüktür. İnsanlık âlemi bugün hoşgörüye her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktadır. Bundan dolayıdır ki, hoşgörü günümüzde insanlığın gündeminde daha çok yer almaktadır. Halbuki hoşgörü bizim dinimizde ve kültürümüzde öteden beri var olan değerlerimizdendir. Çünkü bizler, “Ben kolaylık ve hoşgörü dini ile gönderildim” (İbn Hanbel, VI, 116, 223) buyuran bir peygamberin ümmetiyiz.

 

Unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz sevgi, hoşgörü, kardeşlik gibi kutsal değerlerimizi tekrar hatırlamaya, harekete geçirmeye ve daima canlı tutmaya ihtiyacımız bulunmaktadır. Asırlardır üzerinde birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yaşadığımız bu vatan topraklarında yine barış ve huzur içinde varlığımızı devam ettirebilmemiz buna bağlıdır.

 

Kur’an ve Hz. Peygamber (s.a.s.)’den aldıkları feyz ile Anadolu’muzda köklü bir sevgi ve hoşgörü medeniyetinin temellerini atan, tüm insanlığa İslam’ın hoşgörü ve barış mesajlarını ulaştırarak gönüllerde taht kuran manevî dinamiklerimiz olan Mevlânalarımızı, Yunus Emrelerimizi, Hacı Bektaşî Velilerimizi ve diğer gönül erlerimizi de unutmayalım. Bir yandan onları rahmet ve minnetle anarken, diğer yandan da çizdikleri sevgi, hoşgörü ve kardeşlik yolunu takip etmeye gayret edelim.

 

Yedi asırdır insanları sevgiye, hoşgörü, barış ve kardeşliğe davet eden gönüller sultanı Hz. Mevlâna’nın altın öğütlerinden bir demet sunarak sözlerimizi noktalayalım:

 

“Sevgiden bulanık sular arınır ve duru bir hale gelir. Sevgiden dertler şifa bulur.”

 

“Değil mi ki, sen bensin; ben de senim. Kendi kendimizle bunca savaşmamız da ne? Aslında hepimiz aynı madeniz. Aklımız başımızda. Dünyada nice diller var, ama hepsi de anlam bakımından bir.”

 

“Sevgiden bakırlar altın kesilir, dertler sevgiyle derman olur ve ölüler sevgiden dirilir.”

 

“Gönülden gönüle pencere var. Bu sevgi daima çoğalsın, kükresin, coşsun, çünkü Allah katında en makbul olan şey, Allah rızası için insanları sevmektir.”

 

“Ey dost, sevgiyle eşiz, dostuz seninle, her nereye ayak basarsan yeryüzü kesiliriz sana.”

 

“Gönül birliği, dil birliğinden daha iyidir.”

 

“Şefkat ve merhamette güneş gibi ol, başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol, cömertlikte akarsu gibi ol, hiddet ve öfkede ölü gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”

 

Bu vesileyle; sevgi ve hoşgörü ikliminin sultanı Hz. Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’yi Cenâb-ı Hakk’a vuslatının 741. yıldönümünde rahmetle ve şükranla yadediyor; uğruna bir ömür harcadığı sevgi, hoşgörü, barış ve kardeşlik prensiplerinin ülkemize, İslam âlemi ve tüm insanlığa hâkim olmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 1083 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim