• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • Kocaeli : 27 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 27 °C

Hz. Mevlana'nın "Gör" Dediği...

Banu Gürer

 

 

“Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,

Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…”

Ne güzel demiş Hz. Mevlana...

Dünyamızın içinde bulunduğu sıkıntı, tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlük ortamında insana bir nevi rahatlık veren ifadeler değil mi?

Ancak pek çok şeyde olduğu gibi bu ifadelerin de maksadı dışında anlaşıldığını veya kullanıldığını düşünüyorum.

Zira İslam'ın "ılımlı yüzünü" göstermek için midir bilinmez, Mevlana’nın bu sözleriyle herkesi olduğu gibi kucakladığı, her anlayışa sanki günümüzün yaygın tabiriyle “saygı duyduğu” ve bu yaklaşımın bizler için de örnek teşkil ettiği sıkça vurgulanan bir husus.

İşte benim itirazım da bu noktada başlıyor...

Çünkü Hz. Mevlana “ne olursan ol yine gel” diyor, ancak “olduğun gibi kal” demiyor!

Peki ne diyor?

"Ümitsizliğe düşmeyin!" diyor.

Yani İslam’ın çok önemli bir mesajını öz bir biçimde ifade ediyor.

Buna göre, bir insan ne kadar yanlış ve hata yaparsa yapsın, içinde bulunduğu durumdan her zaman kurtulma, doğruyu bulma ve yaşama şansı vardır.

Bu sebeple yaptığı hataların ve yanlışların büyüklüğü kişiyi ümitsizliğe düşürmemeli, bulunduğu durumdan kurtulma hususunda mücadeleden vazgeçmemelidir.

Aynı şekilde Allah (C.C.) katında da insanın her zaman tövbe edip, aynı yanlışları alışkanlık haline getirmeden onlardan uzak kalmak suretiyle affedilme imkanı söz konusudur.

Peki, bu anlayışın önemi nedir?

Söz konusu anlayış veya daha doğrusu yaklaşım, insanların kendilerini yenileme fırsatını bulabilecekleri, daima yeni bir başlangıç sahibi olabilecekleri idrakini taşımaları anlamına gelir.

 Yani insan “bitti” denilen yerden başlamanın mümkün olduğunu idrak eder ve tabir-i caizse “can çıkmadıkça her zaman bir ümidin” söz konusu olduğunu bilir. 

Gittikçe artan intihar vakalarını bir düşünelim...

İnsan neden intihar eder?

Genellikle hiçbir çıkış yolu kalmadığını düşündüğü için değil mi?

İşte İslam'ın ümitsizliğe düşmeme prensibi bu nedenle çok önemlidir ve önemle vurgulanması gerekir...

Mevlana da bunu çok güzel vurgulamış ve insanlara ümit vermiştir.

Yoksa "yanlışa karşı dahi 'hoşgörülü' olun" dememiştir.

Zaten böyle bir tutum hoşgörü değil en hafif tabirle vurdumduymazlıktır!

Böylesi bir “kolaycılığın” bizi götüreceği yer, suç çeşitlerinin ve işlenme sayılarının hızla artmasıdır ki buna gündemimizi işgal eden pek çok olayda da şahit oluyoruz...

Tabii bunları taşıdığım bir başka endişeye binaen de ifade ediyorum:

Endişem odur ki büyük fikir ve gönül insanı Hz. Mevlana'nın "sınırsız bir hoşgörü" timsali olarak vurgulanması, onun "ılımlı İslam" anlayışına zemin kurmak adına kullanılması anlamına gelecektir.

Anlaşılacağı üzere bunun ne onun görüşlerinde ne de İslam'da yeri vardır.

Peki bu anlayış kime yaramaktadır?

Onun cevabını da size bırakıyorum...

 

 

Bu yazı toplam 1112 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim