• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 14 °C

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’E İTAAT (2)

Mehmet Sönmezoğlu


Kur’an-ı Kerim’de Allah’a ve Peygamberine karşı gelerek itaatten yüz çevirenlerin ahirette hüsrana uğrayacakları bildirilmektedir: “Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisâ, 4/14) “O kıyamet günü, Allah’ı inkar edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah’tan hiçbir söz gizleyemezler.” (Nisâ, 4/42)

Kur’an’da, Hz. Peygamber (s.a.s.)’e itaatin ve O’na isyandan kaçınmanın ve sünnetine uymanın önemi belirtildiği gibi bu itaatin nasıl olacağı da şöyle açıklanmaktadır: “Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr, 59/7) Hz. Peygamber (s.a.s.)’e itaat; O’nun emir ve yasaklarına, tavsiyelerine uymak, getirdiği hükümleri tereddütsüz kabul etmek, O’nun yaşayış tarzını, güzel ahlâkını örnek almak demektir.

Allah Resûlü (s.a.s.), “Size iki şey bıraktım. Bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapıklığa düşmezsiniz: Allah’ın kitabı ve benim sünnetim” (Ebu Davûd, Sünnet, 5; Tirmizî, Menâkıb, 31) buyurarak bizlere Kur’an-ı Kerim ile birlikte sünnetine uymamızı, bu iki kaynağı hayatımıza rehber edinmemizi tavsiye etmişlerdir.

Görüldüğü üzere İslam dininin iki temel kaynağı olan Kur’an ile sünnet birbirinden ayrılmaz bir bütün halindedir. Resûlüne itaati bizzat Yüce Allah emretmekte, O’na itaati kendisine itaat olarak kabul etmektedir. Efendimize itaat edilmeksizin Allah’a itaat söz konusu olamaz. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine uymayı gereksiz görmek ve sadece Kur’an ile yetinmek mümkün değildir, böyle bir din anlayışı eksik ve noksan olur. Böyle bir anlayış, tutum ve davranış bir mü’mine asla yakışmaz.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bu gibi yanlışlıklara düşmememiz konusunda asırlar öncesinden mucizevî bir ikazda bulunmuş ve şöyle buyurmuştur: “Haberiniz olsun ki, bana Kur’an ve onunla birlikte bir benzeri daha verildi. Dikkatli olun ki, koltuğu üzerindeki karnı tok bir adamın, “Size şu Kur’an yeter, onda helal olarak bulduğunuzu helal bilin, haram olarak bulduğunuzu da haram bilin” diye konuşması oldukça yakındır.” (Ebu Davûd, Sünnet, 5; Tirmizî, İlim, 10)

Allah ve Resûlüne itaatin tam olması, yani gönülde hiçbir tereddüt olmadan içten gelen bir teslimiyetle olması gerekmektedir. Kur’an ve sünnette açıkça emredilen veya yasaklanan şeyler karşısında mü’minlerin “İşittik ve itaat ettik” (Nûr, 24/51) demekten başka seçeneği yoktur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.” (Ahzâb, 33/36)

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in her söz ve davranışı ilahî vahye dayanmaktadır. O’nun Hakk’ın rızasına uygun düşmeyen bir söz söylemesi, bir davranış içinde olması veya Kur’an hükümlerine aykırı hüküm vermesi beklenemez. Zira Yüce Allah, Peygamber Efendimizi insanlığa hidayet rehberi olarak seçmiş, O’nun ahlâkını yüceltmiş, kutlu elçisinin hiçbir zaman sapıklığa düşmeyeceğini ve nefis arzusu ile konuşmayacağını bildirmiştir. (Necm, 53/3)

Yine Kur’an’da, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hükümlerine içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe hiç kimsenin iman etmiş olamayacağını (Nisâ, 4/65) ve O’nun emirlerine muhalefet edenlerin dünyada çeşitli belalara maruz kalacakları, ahirette ise elem dolu bir azaba uğrayacakları haber verilmiştir. (Nûr, 24/63)

Sahabe-i kiram Peygamber Efendimize itaatte kusur etmemişler, her bir emrine “Anam, babam sana feda olsun Ya Resûlallah!” diyerek boyun eğmişler ve sünnetlerine titizlikle uymuşlardır. Bu hususta birbirlerine telkin ve tavsiyelerde bulunmuşlar, gerektiğinde ikazda bulunmuşlar, ama O’nun sünnetinden ayrılma noktasında zerre miktarı taviz vermemişlerdir. Böylece Yüce Allah tarafından seçilip gönderilen O en güzel insanın ahlâkıyla ahlaklanıp dünyanın en bahtiyar insanları olmuşlardır.

Bizler de, kurtuluşumuzun yegâne reçetesinin Hz. Peygamber (s.a.s.)’e uymak olduğunun şuuruna varmalı, O’na itaati Allah’a itaat bilmeli, O’nun yolundan/sünnetinden asla ayrılmamalıyız. O’na olan sevgi ve bağlılığımızı yeni baştan gözden geçirmeli, Efendimizin güzel ahlâkını kendimize örnek alarak hayatımızın her anına yansıtmalıyız.

Kocaeli İl Müftüsü

Bu yazı toplam 727 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim