• BIST 81.865
  • Altın 148,409
  • Dolar 3,7910
  • Euro 4,0491
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 8 °C

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine uymanın önemi (1)

Mehmet Sönmezoğlu

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in dünyaya teşriflerinin yıldönümü olan Mevlid Kandili’ni bir kere daha idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Efendimiz (s.a.s.)’in mevlidi asırlardır olduğu gibi yine Müslümanlar tarafından çeşitli merasimlerle kutlanmaktadır.

 

Ancak hepimiz biliyoruz ki; Hz. Peygamber’in bütün yönleriyle ve özellikleriyle en doğru bir şekilde anlaşılmasına, tanıtılmasına; O’nun örnek alınmasına ve sünnetine uyulmasına büyük bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu konuda her bir Müslümana önemli görevler düşmektedir. Bundan dolayı Mevlid Kandili’nde yapmamız gereken en önemli ve en yararlı iş, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e olan bağlılığımızı gözden geçirmek, O’nu daha iyi tanımaya, anlamaya ve başkalarına özellikle de genç nesillere tanıtmaya gayret göstermektir.

 

Bu manada Peygamberimizin sünnetinin dindeki yeri ve sünnete olan ihtiyacımızdan biraz bahsetmek istiyorum. Bilindiği gibi sünnet; Peygamber Efendimizin sözleri, davranışları ve başkalarının davranışları karşısındaki olumlu ya da olumsuz tavırlarıdır.

 

Yüce Allah, kendisine ibadet etmeleri için yaratmış olduğu insanlara kulluk görevlerini bildirmek ve onlara doğru yolu göstermek üzere elçiler görevlendirmiştir. Bu kutlu elçilerin sonuncusu ise Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’dir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Kur’an-ı Kerim’de; “âlemlere rahmet” (Enbiyâ, 21/107), “Peygamberlerin sonuncusu” (Ahzâb, 33/40), “üsve-i hasene / en güzel örnek” (Ahzâb, 33/21), “yüce ahlâk sahibi” (Kalem, 68/4) bir peygamber olarak tanıtılmaktadır.

 

Yine Kur’an-ı Kerim O’nun vazifesini / gönderiliş nedenini şöyle açıklamaktadır: “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzâb, 33/45-46)

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Allah’ın elçisi olarak görevlendirildiği günden itibaren ahirete irtihal ettiği ana kadar insanları en doğru yola, Allah’ın yoluna iletmekle meşgul olmuş, Allah’ın dinine davet vazifesini en güzel şekilde yerine getirmiştir. (Mü’minûn, 23/73; Şûra, 42/52)

 

Ümmetine karşı son derece merhametli ve şefkatli olan Peygamber Efendimiz (s.a.s.), hayatı boyunca onlara kol kanat germiş,  onları dünya ve ahiret tehlikelerinden korumak için çırpınıp durmuştur. O’nun bu gayretine karşılık bir kısım insanlar O’nun davetine uymak, yolundan gitmek suretiyle kurtuluş yolunu seçmişler, kimileri de itaat etmekten kaçınarak kendilerini tehlikeye atmışlardır.

 

Hz. Peygamber (s.a.s.), kendisinin insanlar için kurtuluş vesilesi olduğunu, kendisine itaatin ve sünnetine uymanın önemini zaman zaman bir takım temsillerle açıklamıştır. Bir defasında şöyle buyurmuştur: “Benim ve Allah’ın benimle gönderdiği İslâm’ın durumu, bir topluluğa gelip şöyle diyen kişinin durumuna benzer: “Ey Milletim, gerçekten ben, üzerinize gelmekte olan bir orduyu gözlerimle gördüm. Ben, size bu tehlikeyi bildiren apaçık bir haberciyim. Binaenaleyh canınızı kurtarmaya bakın! Bu sözler üzerine ahalinin bir kısmı ona itaat etti ve akşamdan yola çıkarak tabiî bir yürüyüşle bulundukları yeri terk edip gittiler, kurtuldular. Bir kısmı da onu yalanladı, yerlerinde kaldılar. Ordu onlara sabaha karşı baskın verdi ve hepsinin kökünü kazıdı. İşte bu hal, bana itaat,  getirdiklerime uyanlar ile bana isyan ve Hak’tan getirdiklerimi yalanlayan kimselerin durumunun ta kendisidir.” (Buharî, İ’tisâm, 2)

 

Başka bir hadis-i şerifte bu durum güzel bir benzetmeyle şöyle ifade edilmiştir: “Benim ve sizin durumunuz, ateş yakıp da, ateşine cırcır böcekleri ve pervaneler düşmeye başlayınca, onlara engel olmaya çalışan adamın durumuna benzer. Ben sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise benim elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz.” (Müslim, Fezâil, 19)

 

NOT: 2 Ocak Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece idrak edeceğimiz, ümmeti olmakla müşerref olduğumuz Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in dünyaya teşriflerinin yıldönümü olan Mevlid Kandili’ni tebrik eder, bu kutlu gecenin ülkemizin ve tüm İslam âleminin birliğine, dirliğine, kardeşliğine, huzur ve mutluluğuna vesile olmasını Yüce Mevlamızdan niyaz ederim.

 

(Haftaya devam edecek)

Bu yazı toplam 832 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim